M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (7)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Şeriata karşı olanlara, müslümanlara eziyet edenlere, mümkünse doğru yola gelmeleri, mümkün değilse Allah'ın gazabına uğramaları hususunda dua etmeyi düşünüyorum, tavsiyeleriniz nelerdir diyor.

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz zamanında iman edenlere çok eza, cefa ettiler, tarih kitaplarından biliyorsunuz. İşkenceden ölenler de oldu. Peygamber Efendimiz'in kendisine de çok eza, cefa ettiler. Topuğunu filan kanattılar, Taif şehrine sokmadılar taşlayarak kovaladılar, bir bağ evine sığındı, topukları filan kanadı. O zaman bile Peygamber Efendimiz beddua etmedi. ... sigaranın hiç içilmemesi gerektiği ve sigara içmekle mücadele edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Müslümanlardan çok sigara içenler var, hacılardan da var. Camiden, kendisini dışarıya zor atıyor, hemen cebine davranıyor, çakmağını, sigarasını çıkartıyor, sigarasını tellendiriyor. Sigara, öldürücü bir hastalık, öldüren bir hastalık, ama yavaş yavaş öldürüyor, ölüme götüren bir alışkanlık, son derece kötü. Sigara içen kimse kendisine çok zarar veriyor, vücudunu kendi eliyle zehirliyor, sorumluluk yükleniyor. Arkadaşımızın da ifade ettiği gibi, sigaranın zararını ilerici, gerici, bütün herkes, bütün doktorlar kesin söylüyorlar. Amerika'da adamın birisi akciğer kanseri olmuş, sigara fabrikalarını dava etmiş. Ben bu sigara içmeye bunlar reklam yaptığı için alıştım, şimdi kanser oldum, bunların yüzünden kanser oldum diye davayı kazanmış, bilmem ne kadar milyar para almış. Onun üzerine şimdi mecburen sigara şirketleri sigaraların üzerine bu sağlığa zararlıdır ha diye Amerika'da yazmak zorundaymış. Birisi daha dava etmesin diye. Ve televizyonlardan, radyolardan reklamı kaldırtılmış, yasaklanmış. Yani, onlar böyle uğraşmaya çalışıyor. Şimdi ben de sigara içilmesin diye sigaranın aleyhinde uğraşıyorum. Bazıları bana mektup yağdırıyor, hocam sen karışıyorsun bizim sigaramıza diyor. Hele bir hocadan bahsettiler, sigarasını içiyormuş böyle, en son bir nefesi alıyormuş, ondan sonra camın içinde mermerin üstüne sigarayı koyuyormuş, Allahu ekber, namazı kılıyormuş, esselamün aleyküm ve rahmetullah, selamün aleyküm ve rahmetullah, hemen sigarasını alıyormuş içiyormuş. İnsaf, ben bunu duyunca tabii çok aleyhinde bir şeyler söyledim, bana 5 sayfa, 10 sayfa mektup gönderenler oldu. Hocam, işte tanınmış, meşhur, veli, hoca, hacı kimselerden sigara içenler var bilmem ne. İşte senin de hürmet ettiğin, tarihte adı geçen filanca mübarek zat, filanca içmiş filan. Ben onu bunu bilmem.

Bizim numune-i imtisalimiz, Peygamberimiz Muhammedi Mustafa sallallahu aleyhi vessellem Efendimiz. Öyle iyi bir insan bir şey yaptı o halde ben de o işi yapayım diye bir mantık İslam'da yok. İslam hukukunun kaynakları, ahkam-ı şeriyenin kaynakları; Kur'ân-ı Kerîm, hadîs-i şerîfler, kitap, sünnet, icmâ-yı ümmet, kıyas-ı fukaha, işte birkaç ferr-i delil daha var. Şimdi bunun dışında öyle falanca adam bunu yapmış ben de yapayım, öyle şey yok. Adam iyidir, yapmıştır, belki zaafından yapmıştır, belki öyle yapar görülmüş, ondan sonra birisini ıslah etmiştir, belki başka bir şey vardır, ben onu bilmem, o benim delilim olmaz. Ama, sigara sağlığa zararlı, vücudu tahrip ediyor, duman koklamak haram vs, vs. Sigara içilmemesi lazım.

Ben dergide o zaman yazı yazdım, birileri de böyle mektuplar gönderince bana, gece bir güzel rüya gördüm, teferruatını unuttum ama, rüyamda benim yaptığımın güzel olduğunu ifade eden bir rüyaydı bu, elhamdülillah, ben de rahatladım. Çünkü beni tarikat yönünden sıkıştırıyorlar. Diyor ki, tarikat büyüklerimizden filanca da içmiş, ben de tabii o zaman o benim hürmet ettiğim kimseler tarihte falan, ama olsun, sigara zararlı. Sigara faydalı diyen bir insan yok. Sigara çok zararlı bir şey. Onun için içilmemesi lazım. Çocuklarımıza alıştırmayalım, içene söyleyelim, 40 defa söyleyelim, 40 defa içiyorsa biz de 40 defa söyleyelim, 41. defa yine içiyorsa 41. defa yine söyleyelim. Madem o hatalı işi yapmakta ısrar ediyor, biz de doğru şeyi söylemekte ısrar edelim, peşini bırakmayalım, azaltalım, engelleyelim, bu içenleri azaltalım, çocukları özendirmeyelim. Zararlarını bir güzel anlatalım, çalışma yapalım. Çünkü böyle geri kalmış ülkeleri böyle çürütüyor bu adamlar, kendi ülkelerinde bu iş zararlıdır diye yazıyorlar, büyük paralar kazanıyorlar.

Almanya'da üç ciltlik bir kitap hediye ettiler bana, Türkiye'deki bir hoca efendi yazmış. Tarihini de incelemiş bu işin. Osmanlı'da bu sigara tiryakiliğini çıkarttırıp çok zengin olan Avrupalılar, bu işi nasıl böyle körüklemişler, beğendirmişler, üç cilt, böyle güzel bir kitap. Almanya'da bıraktım ama çok teferruatlı bilgi toplamış, resimler koymuş. Müslümanlarla alay ederek, sigaralara böyle İslâmî isimler koyarak, (yani Müslümanı öyle kandırmak için) ne oyunlar yaptıklarını o kitapta çok güzel anlatmıştı. Bir hoca efendi ama, ismini hatırlayamadım, içilmemesi lazım.

Hocam, kardeşim halim selim bir kul olayım diye sizden dua istedi, bana da dua edin.

Evet, birbirimize dualar yapacağız, inşallah yapalım. Allah hepimizin ahlakını güzelleştirsin, hepimizi çok kuvvetli, güzel, iyi, halis muhlis müslüman eylesin.

Muhterem Hocam, bir bayan temettü haccına niyetleniyor, tavafı yapıyor, sayi tamamlamaya az kala abdesti bozulmuş. Öylece tamamlayıp saçlarını kestirmişler, ihramdan çıkmışlar. Bir ceza gerekir mi, bu durumda ne yapılması lazım?

Sayin çoğu olunca sayi tamam olmuş oluyor. Zaten temettü haccına niyetlenmiş, tavafı tamamlamış, sayin de çoğunu tamamlamış. Orada bıraksaydı mazeretim var diye bırakmış olacaktı, ama kalan kısmını abdesti bozularak yaptığı için bir ceza gerekecek. O cezanın miktarını yarın inşallah söyleyeyim.

Allah hepinizden razı olsun, haclarınız makbul, mübarek, güzel, Allah'ın rızasına uygun, güzel haclar olsun. İbadetleriniz makbul olsun, dualarınız müstecap olsun. Allah vücutlarınıza sıhhat, afiyet versin. Türkiye'deki ve dünyanın öbür yerindeki kardeşlerimizi duadan unutmayın. Ümmet-i Muhammed'e umumen dua edin, ülke ülke dua edin; Kosova'daki kardeşlerimize dua edin, Çeçenistan'daki, azınlık olarak yaşadıkları yerlerdeki kardeşlerimize dua edin. Memleketimizde, kasabamızda, köyümüzde, komşumuz, evimiz, yakınımızdaki insanları hatırladıkça ismen ve onun derdini de böyle, meselesini de zikrederek dua edin, Allah'a tekrar tekrar dua [edin]. Bazen Peygamber Efendimiz iki defa, üç defa yapardı, duayı böyle tekrar etmek de iyi olur. Dua edin, bizi de duada unutmayın. Allahu Teâlâ hazretleri iki cihanda cümlenizi aziz eylesin. Esselamu aleykum aleyküm verahmetullahi ve berekatühü.

Bizler, halihazırda Mekke'de bulunurken Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vessellem devri Mekkesini yaşamamızı sağlayacak bilgileri bize verebilir misiniz? Mesela mahallesi, hanımları vs. konusunda diyor. Olur, inşallah bunu böyle bir anlatalım. Ziyaret edilecek yerleri genişçe bir anlatalım, yarın belki bir ara onu anlatırız.

Bir kadın adetli olarak Almanya'dan Mekke'ye gelse, ihrama girmeden ve niyet etmeden ona kurban gerekir mi ve adetliyken saçını kesse ona kurban gerekir mi ve bütün bunları bilmeden yapsa yine de kurban gerekir mi?

Şimdi Almanya'dan, yani Mikat'ın hududu, artık neresi olursa, Türkiye, Almanya fark etmez, Amerika, Avustralya, dışarıdan gelen bir insanın Mikat'ı ihramsız geçmemesi lazım. Böyle bir şahıs ihrama niyet edecekti, Mikat'tan evvel ihrama niyet edecekti, yani ben ihrama niyet ettim Yarabbi diyecekti, özürlü, adetli, mazeretli, tabii mazeretinden dolayı geldiği zaman ihramlı insanın Mekke'ye geldiği zaman yapacağı vazifeleri yapamayacaktı, Mescid-i Şerif'e giremez, tavaf yapamaz vs. bekleyecekti yıkanıncaya kadar, ama niyetli olarak girecekti, yani ihrama niyet etmek şart idi. Niyet etmeden geldi buraya.

Yani insan hayızlı da olsa, mazeretli de olsa, adetli de olsa, nasıl olacak?

Niyet edecek yine, niyetini yapacak. Hatta ihram için (temizlik için olduğundan) gusül gibi yıkanmasını yapacak. Ondan sonra burada bekleyecekti. Şimdi böyle yapmamış oldu. Böyle yapmamış olunca, burada saçını kesmiş vs. filan. Artık ihrama niyet etmedi. Yani suçu Mikat mahallini ihrama niyet etmeden geçmesi. Millet bir şeyi bilemiyor, onu ben her konuşmamda ikaz ediyorum (kitaplarda da yazdık ama) bilinmiyor.

İhrama niyet etmek başka, ihram kıyafeti giymek başka.

Mesela bir adam ihram bezlerini bavulunda unuttu, uçağa elbiseleriyle girdi. Mikat mahallinin üstünden geçerken pilot diyor ki, ey hacılar, bak buradan itibaren ihramlanın, işte mikada geliyoruz. İhramlanacaktı. İhram bezleri bavulda, ne yapacak?

İhramlanacak yine. Yani, üzerindeki elbiselerle de olsa, Yarabbi ben (niyetine göre) hacca niyetlendim, umreye niyetlendim diyecek, ihramlandım diyecek, ihramlanacak. Üzerinde dikişli elbise var, o ayrı, çünkü bezleri unuttu, dikişsiz bezleri bavulda unuttu, ayrı. Aşağıya inince, yani uçaktan inince bavulu açma imkanı olduğu zaman bezleri bürünüverecek aşağıda. Böyle tam bir gündüz, tam bir gece olmadan, az bir miktar dikişli elbise giymek tasadduk etmeyi gerektirir, yani cezası fukaraya fitre miktarı tasadduk etmektir, ama ihramın niyetini yapacaktı. Millet ihram beziyle ihrama niyetlenmeyi aynı şey sanıyor, anlatabildim mi, ikisi farklı şey. Şimdi kimisi onun için soruyor. Diyor ki: Hocam, benim yıkanmam icap etti, hamama girdiğim zaman ihram bezini çıkartabilir miyim?

Tabii çıkartırsın, çiviye asarsın, yıkanırsın yine bürünürsün. Bu ihram bezini çıkartmak, ihramdan çıkmak değil. Buna kurban keserken kan döküldü, bilmem ne oldu filan, bunu değiştirip yeniyi sarmak, ihramdan çıkartmıyor insanı. (Dikişli giymek…) ihrama niyet etmiş olan bir insanın dikişli elbise giymemesi gerektiğinden buna bürünüyoruz. İhrama niyet etmiş insanın yapacağı işlerden bir tanesi, dikişsiz elbise giymek; ama ihrama niyet edecekti. Millet bunu bilmiyor. Niyetlenecekti, cezasız olacaktı. Niyetlenip buraya gelseydi, kadının zaten dikişli elbise giymesi de caizdir. Buraya ihramlı olarak girmiş olacaktı. Bu ihramla ilgili suçları bilerek yapmak, bilmeden yapmak arasında fark yoktur, ceza aynen olur. Şimdi bunu böyle yaptığı için ihrama niyet etmeden bu mıntıkaya geldiği için bilmeden, (bilmeden olsun, bilerek olsun) bir koyun, keçi kurban etmek cezası tahakkuk etti. Temizlendikten sonra ihrama burada niyetlenecek, artık Mikat'ta yapmadığı için bir koyun, keçi kurban cezası olacak.

Allah razı olsun, yarın akşam sağ olursak görüşmek üzere.

Esselamü aleyküm ve rahmetullahı berakatühu.

SORU Hocam, izniniz olursa bir soru soracağım. Benim bir kız kardeşim var, 15 senedir sizin her gün evradı okuyor. Ama tövbe almıştı, o tövbe alması gerekir mi, şey yapar mı? Her gün muntazam okuyor Evradı.

Şimdi o evradı şerifeyi okuması ona sevap kazandırıyor. Ama biz tövbe almasını da isteriz.

SORU Kendisi burada, gelsin mi?

Tamam.

SORU Bugün değil de yarın ben getiririm.

Tamam, onun sevabı ona gitti, o duaları etmenin sevabını kazandı, onun bereketini de Allah başka şeyden nasip edecek.

Ediyor yani. Allah razı olsun.

Sayfa Başı