M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Râmûz, 56.

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

İzâ kâle'r-racül li'l-münâfıki yâ seyyidî fe-kad eğdabe rabbehû.

Buna çok çok dikkat edin ama. Münafık diyerekten; imanı sağlam olmayan, imanı dilinde olan, imanını içine işlememiş olan, gösterişçi… Bunun gibi gösterişçi ama gene müslümanım diyor. Müslümanım diyor ama diliyle diyor içinde itikadı yok.

Bu münafık beşeriyet iktizası, cemiyet iktizası iki de bir önünde, " Efendim hazretleri, efendim hazretleri!" demek mecburiyetindeyiz. Onu taltif ediyoruz, ona ikram edip tebasbus ediyoruz, müdâhane ediyoruz; "Aman efendi hazretleri!" deyiveriyoruz.

Bak buna karşı diyor ki:

"Her kim bir münafıka 'Yâ seyyidî! Ey efendim!' diye ona bir kıymet pâye vererekten böyle bir lakap ona takarsa…" Fe-kad eğdabe rabbehû. "Rabbisi'ni kızdırmış, gazaplandırmış olur."

Yani bu hitaba layık bir adam değilken sen ona nasıl öyle hitap ediyorsun. Diyeceksin ki;

"Politika icabı, ne yapayım mahiyetindeyim, demesem olmaz."

Ama insanlar Allah'a bel bağlayamadıklarından dolayı sanki rızık buradaymış gibi [bellerini] beşere bağlamışlardır. Bu adamın uzun zaman mahiyetinde politika edeceğim de şey alacam diyerekten bunu diyor. Halbuki öte taraftan da Rabbisi'ni kızdırıyor, Rabbisi'nin gazabına mucip olacak harekette bulunuyor.

Allah muhafaza etsin.

İzâ kâle'l-abdü eşhedü en lâ ilâhe illallah kâlallahu yâ melâiketî alime abdî ennehû leyse lehû rabbun gayrî üşhidüküm ennî kad ğafertü lehû.

Bir şehadetin mükafatına bakın! Hatmelerimizde diyoruz ya! "Yâ Rabbi son nefeste bize de kelime-i şahadet nasip et!" diyerekten bir şahadet kelimesi getiriveriyoruz biz de.

Bunun mükafatı neymiş bak!

"Eşhedü en lâ ilâhe illallah dedik." Kâlallahu. "Hazreti Allah diyor." Yâ melâiketî. "Ey meleklerim!" Alime abdî ennehû leyse lehû rabbun ğayrî. "Benim bu kulum anladı ki benden gayrı Allah yok."

Biliyor bu kulum, bildi; benden gayrı Allah olmadığından dolayı bana şehadet getiriyor. Üşhidüküm ennî kad ğafertü lehû. "Siz şahit olun ey meleklerim. Ben onu mağfiret ettim."

Cenâb-ı Hak kulunu affettiğine dair meleklerini şahit kılıyor.

Allah cümlemizi mağfûrîn zümresine ilhak etsin.

Güzel bir kadın!

İzâ kâleti'l-mer'etü. "Kadın kocasına diyor ki." Vehiye merîzatün. "Kadın hasta."

Bu hasta haliyle efendisine diyor ki:

Teraktü mehrî aleyke. "Efendi, benim sende alacağım olan mehrimi ben sana bağışladım."

Nikah kıyarken bir mehir takdir ediyoruz ya; 10 lira, 50 lira, 100 lira... Kadın diyor ki, "Bu mehri ben sana terkettim, bağışladım." Hakikaten hanımların da bunu yapması efdal-i amâldir.

Fe-in mâtet. "Takdiri ilahi âhirete gidecek olursa, vefat ederse." Lem yekün şey'en. "Hiçbirşey lazım gelmez, artık o adam borç ödemez." Ve in âşet fe-kad madâ mâ kâlet. "Eğer yaşayacak olursa da sözü artık câri durumdadır, mehrini terk etmiştir, istemeye hakkı yoktur."

İzâ kâleti'l-mer'etü li-zevcihâ mâ raeytü minke hayran kattu fe-kad habita amelühû.

Yaşamış 10 sene 20 sene kocasıyla da aralarında bir gün nasılsa bir bozukluk olmuş, dargınlık olmuş. Diyor ki:

"Adam senden ne hayır gördüm ki!" Fe-kad habita amelühû. "Bu kadın ne kadar amel ettiyse amellerinin hepsi silinivermiştir, mahvolmuştur."

İzâ kâme ehadüküm fî salâtihî fe'l-yüskin etrâfühû ve lâ yetemeyyelü kemâ tetemeyyü'l-yehûdü fe-inne sükûne'l-etrâfi fi's-salâti min temami's-salâti.

Bak ne güzel diyor.

"Namaza durduğunuz vakitte iki tarafa sallanmayın. İki tarafa sallanmayın gayet huzur içerisinde edep üzere bulunun. Yahudiler böyle iki tarafa meyledermiş, sallanırlarmış." Fe-inne sükûne'l-etrâfi fi's-salâti min temami's-salâti. "Öyle sakin bir halde huzur-u ilahiye durmak namazın tamamına alamet."

İzâ kâle'l-abdü yusallî ekbalallahu azze ve celle aleyhi bi-vechihî. "Namaza durur durmaz Allah celle ve alâ ben senin karşındayım." diyor.

İkbal, yani yüzyüze geliyor. Karşılamak, hani bir dostumuz geldiğinde nasıl karşılıyoruz, onu kucaklaşıyoruz, karşılaşıyoruz. [Dostların böyle] karşılaştığı gibi;

Ekbalallahu azze ve celle aleyhi bi-vechihî. "Cenâb-ı Hak zâtıyla kul namaza durur durmaz ona karşı ikbal ediyor." Fe-lem yasrif anhu hattâ yensarife'l-abdü. "Tâ namazdan çıkıncaya kadar Hz Allah kulundan ayrılmıyor."

Allah cümlemize intibahlar nasip etsin.

Sayfa Başı