M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Asıl İş Sıratı Geçmekte!

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

İki üç sene önce televizyonlarda tasavvuf ile tarikat ile ilgili çok sözler söylendi. Bunlar halkın üzerinde tarikatın, tasavvufun aleyhinde bir etki uyandırdı. Tabii kötü şeyler kötü etkiyi uyandırır, ona sözümüz yok. Ama mesela bir öğretmen talebesinden rüşvet alsa bütün öğretmenler mi fenâ? Bir milletvekili dokunulmazlığını kaldıracak bir iş yapsa bütün milletvekilleri mi fenâ? Bir asker, askerî sırları rastgele satsa bütün askerler mi fenâ?.. Değil, bir zümre kötülenmez.

Ayrıca insan dinini nereden öğrenecek? Allah'ın emirlerini, Kur'ân-ı Kerîm'i nereden öğrenecek?

Alimlerden öğrenecek.

Alimler onlara ne söyleyecek?

Âyetleri söyleyecek, hadisleri söyleyecek.

Nereye çağıracak?

Allah'ın dinini güzel uygulamaya çağıracak.

Bu yol yanlış mı?

Değil. Binâenaleyh aklınızı kullanın. Allah insanlara akıl vermiştir. Doğruyu eğriyi ayırt edebilir. Neler buluyorlar!.. İsveç çok büyük bir ülke değil, dünya üzerindeki ülkelerin sıralamasında kaçıncı sıradadır bilmiyorum. Ama aklını mantığını kullanarak güzel kendi çaplarında ne kadar hoş şeyler yapmışlar. Siz de aklınızı kullanarak doğruyu bulabilirsiniz. Hatta Allah'ın kitabı hepimizin elinde. Kim doğru, kim haksız, kim haklı; anlamamız mümkün. Okuyun, Allah'ın kitabı!

Hepinizin evinde Kur'ân-ı Kerîm yok mu, tefsiri yok mu?

Peygamber Efendimiz'in sözleri saklanmış, kütüphanelerde var; Peygamber Efendimiz'i okuyun.

Ben demin ne dedim?

"Peygamber Efendimiz'in hadislerini okuyun." dedim.

"Hocam, peki ya senin söylediğin kitap iyi değilse…"

Bak, Diyanet İşleri Başkanlığı basmış. Diyanet İşleri Başkanlığı basmış, üç ciltlik Riyâzü's-sâlihîn kitabı. Hangi müftüye hangi hocaya sorarsan sor; "Riyâzü's-sâlihîn iyi bir hadis kitabıdır." der.

Buhârî kitabı yok mu sizde? Buhârî, hadis alimlerinin birincisi. Bilal Hoca'ya sor, Refet Hoca'ya sor; hangi hocaya sorarsanız sorun; en başta gelen hadis kitabı Buhârî değil mi? Onu okuyun. İmam Nevevî'yi okuyun, Müslim'i okuyun, Ebû Dâvud'u okuyun… O zaman kim haklı kim haksız göreceksiniz, vallahi anlayacaksınız. Bakalım içki içmek mi doğruymuş içmemek mi? Baş örtmek mi doğruymuş açmak mı? Bakalım sakal bırakmak mı doğruymuş kazıtmak mı? Çıksın ortaya, ihtilaflı mesele çıksın ortaya!

Allah hepinizden razı olsun.

Peygamber Efendimiz'in bir hadîs-i şerîf okudum. Peygamber Efendimiz diyor ki;

"Biz kimseye bir şey demeyiz. Kim gelir de iyi bir insan olmak istediğini söylerse kabul ederiz. Kim gelmezse kendisi bilir."

Buna benzer bir söz söylemiş. Dünkü okuduğumuz hadîs-i şerîfte.

Dinde zorlama yok! Doğru yol eğri yol belli olduğuna göre insanlar doğrusuna gidecek. Doğruyu öğrenme imkânı varken öğrenmezse kendisi sorumludur. Doğruyu öğrenmek araştırmak imkânı var. Kitaplar, kütüphanesinde duruyor, okumamış. Kendisi sorumlu olur. Doğruyu bulmak zorundayız. Hepiniz doğruyu bulmak zorundasınız.

Şöyle düşünün: Peygamber Efendimiz'in zamanında olsaydınız sabah altıda işe gidip akşam beşte gelip de ucundan tutma Müslümanlıkla yaşamazdınız!

Nasıl yaşardınız?

Sahabe gibi olurdunuz, sahabe olurdunuz. Malınızı canınızı Allah yolunda verirdiniz. Şimdi asırlar geçtiği için millet gevşemiş. Asıl Müslümanlık bu değil, asıl Müslümanlık sahabe Müslümanlığı. Bizimki oyuncak, bizim Müslümanlığımız çok zayıf. Düzeltmemiz lazım.

Allah herkesi bu dünyaya imtihan için göndermiş. Hiç kimsenin Mâzereti olmaz. Herkes İslâm'ı öğrenmek zorunda. Herkes İslâm'ı çoluk çocuğuna öğretmek zorunda. Herkes Allah'ın emirlerini tutmalı, Allah'ın yasaklarından kaçınmalı. Bunun istisnası yok. Elbirliği ile çalışacağız, birbirimize yardımcı olacağız.

İnsan arkadaşlarıyla küme teşkil edince; elle gelen düğün bayram, kolay olur. Yalnız kalırsa erir, sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar. Muhabbetli olacaksınız, beraber olacaksınız, küme teşkil edeceksiniz, birlik olacaksınız. Allah yardım edecek.

Allah hepinizi sevdiği kul eylesin. Havada uçan, denizde yürüyen evliyâsı olursunuz inşaallah hepiniz.

Asıl iş sıratı geçmekte!

Soru: Melekler içimizden geçenleri kimseye söylemeden duyarlar mı bilirler mi?

Bilmezler. Allah bilir, melekler bilmezler. Ancak alametleri zahir olursa konuşulursa öyle bilirler.

Soru: Çift niyetle hem namazın sünnetine hem kaza namazına niyet edilir mi?

Edilmez. Çift niyet olmaz. Niyet bir tane olur. Namazın müekket sünnetlerini kılacak. Sevaplı müstehap namazları kılacak. Kaza namazı kılmaya da gayret edecek.

Soru: Yüksek sesle "Âmin" dendiği zaman Bunun mânası nedir. Âmin'in a'sı Hz. Âdem'e, m'si Muhammed'e, i'si İbrahim'e, nun'u Nuh'a mı delâlet eder?

Hayır, böyle bir şey yok. Âmin; "Öyle olsun." mânasına gelir. Bunlardan başka peygamberler de vardır. Bu da bunların isimlerinin başları mânasına gelmez. "O dua edilen şeyi ben de istiyorum, aynen öyle olsun, katılıyorum." demek.

Sayfa Başı