M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Râmûz, 86

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Eûzübilahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

el-Hamdüli'llahi Rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâraken fih. Alâ külli hâlin ve fî-külli hîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededina Muhammedin ve âlihi ve sahbihî ve men tebiahu bi-ihsânin ila yevmi'd-dîn.

Emmâ ba'du fa'lemû eyyühe'l-ihvân ve inne efdale'l-hadîsi kitâbullah ve inne efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve âlihi ve selleme teslîmen kesîrâ. Ve şerra'l-umûri muhtesâtuha ve külle muhtesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletin ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selem.

Ennehûkâl:

İnna'llâhe istahlasa haze'd-dîne li-nefsihi velâ yasluhu li-dîniküm ille's-sehâ'u ve husnü'l-huluki. Elâ fe-zeyyenû dîneküm bihima.

Sadaka Resûlullâh fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Allah-u Teâlâ hazretlerinin selâmı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı, rızası,sevgisi üzerinize olsun. Allah-u Teâlâ hazretleri cümlenizi, cümlemizi iki cihan saadetine nâil eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. Peygambersallallahu aleyhi ve selem Efendimiz'inhadîs-i şeriflerini okumak üzere toplanmış bulunuyoruz.

Bu hadîs-i şeriflerin okunmasına, izahına, dinlenmesine başlamadan önce Peygambersallallahu aleyhi ve selem Efendimiz'in rûh-u pâkine, biz âciz naciz ümmetlerinden birer hediye-i Kur'an-iye olsun diye,ondan sonra onun âlinin, ashabının, etbâının, ahbabının, hulefasının, verese-i nebî olan ulemâ-i muhakkikîn, meşâyıh-ı vâsilîn, mürşidîn-i kamilîne mükemmilîn, sâdât-ı turuk-u aliyyemizin ruhları için, bu beldeleri fetheden Fatih Sultan Muhammed Han'ın ve diğer fatihlerin, şehitlerin, gazilerin, mücahitlerin ruhları için, sâir enbiyâ ve mürselîn ve ehli tâat ve etbâihim, salih kulların ruhları için ve ahirete göçmüş olan bütün müslüman ana ve babalarımızın, dede ve ninelerimizin,ecdâd-ı ceddâdımızın, akraba-i taallukatımızın, ahbâb-ı ihvânımızın, arkadaş ve dostlarımızın, evlat vezürriyetlerimizin ruhları için, ruhları şad olsun, kabirleri nur dolsun, makamları âlâ olsun, dereceleri yüksek olsun, kabirleri cennet bahçesi olsun diyeve biz yaşamakta olan Müslümanlar da Rabbimizin rızasına nâil olalım, rahmetine erelim, iki cihanda bahtiyar olalım diye bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okuyalım, ruhlarına hediye edelim öyle başlayalım.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Okumakta olduğumuz sayfa Râmûzü'l-Ehâdîs kitabımızın 86. sayfasıdır. Birincihadîs-i şeriften başladık.86. Sayfanın birinci hadîs-i şerifi. Demin metnini okumuştuk. İmran İbn Husayn 'sâd' ile-Husaynradıyallahu anhhazretlerinden rivayet olunmuş. Taberânî'nin kitabında olan, oradan alınmış bir hadîs-i şerif.

PeygamberEfendimiz buyurmuş ki;İnna'llâhe istahlasa haze'd-dîne li-nefsihi. "Hiç şüphe yok ki, muhakkak ki Allah-u Teâlâhazretleri bu dini,İslâm dinini kendisi,kendi nefsi için seçmiştir. Süzüp, halisleştirip kendisi için bu dini seçmiştir."

İnne'd-dîne ında'llahi'l-islâm.

Kur'ân-ı Kerîm'dede:"Allah indinde makbul olan, geçerli olan din ancak İslâm dinidir." diye bildiriliyor.

Ve radîtülekümü'l-İslâmedînen.

"Ve ey Müslümanlar! Ey insanlar!Ey Ümmet-i Muhammed! Ben size din olarak İslâm'a razıyım, müslüman olmanıza razıyım. Din olarak onu uygun görüyorum. Ondan razı olabilirim,onu kabul edebilirim. Başkasını kabul etmem. İslâm'a razıyım. Sadece ve sadece İslâm'ı kabul ederim." diye bildirildiği için bu birinci cümle Kur'ân-ı Kerîm'de bize beyan edilmiş bir hakikatin ifadesi oluyor. Allah bu dini kendisi için halis, muhlis, katıksız bir din olarak hazırlamış, geliştirmiş, yeryüzüne Resûlullah'la beraber İslâm dinini tebliğ etmiş.

Evet,Hz. Âdem atamız zamanından beri Allahcelle celalühü insanlara hak yolu göstermek için peygambergönderiyor,göndermiş. Âdem, İdris, Nuh, Hud, Salih, Eyyub, Yakup, Yusuf, Zekeriya vesaire. Kur'ân-ı Kerîm'de ismi bildirilen peygamberler var, ismi bildirilmemiş binlerce peygamber var. Hatta bir âyet-i kerîmede bildiriliyor ki;

Ve in minümmetin illâ halâ fîhânezîrun.

"Hiçbir ümmet yoktur,hiçbir topluluk yoktur; kendisine Allah'ın bir vazifeli, ihtarcı, ihbarcı, ikazcı, nasihatçi, görevli peygamber göndermiş olmasın." Hiçbir ümmet yoktur. Hepsine göndermiştir.

Allah-u Teâlâ hazretleri hiçbir kavmi irşatsız,peygambersiz, hakkı, hakikati söylemeden cahil bırakmamıştır. Her yere peygamber gitmiştir,her yere vazifeli gitmiştir. Ya Peygamber gitmiştir, ya da peygamberden feyz alan peygamberin ashâbı gitmiştir,etbâı gitmiştir. Peygamberin getirmiş olduğu bilgileri öğrenmiş insanlar gitmiştir. Binâenaleyhher yere Allah'ın emri asaleten veya vekâleten ulaşmıştır. Ulaşmayan yer yoktur.

Ama insanlar bilgileri olduğu gibi anlayamıyorlar. Ve olduğu gibi, kendilerine geldiği gibi muhafaza edemiyorlar,bozuyorlar. Hatta çocuklar arasında oyun vardır. Beş altı tane, 10-15 tane insan dizilirler,kulaktan kulağa oyunu oynarlar. Baştaki adam yanındaki adamın kulağına;"fısfıs"bir şey söyler. Ne duyduysa,o da yanındakinin kulağına söyler. O da yanındakinin kulağına söyler;"fıs fıs…" Sadece onun duyacağı gibi. En sonuncu kalkar, kendisinin kulağına ne söylenmişse onu söyler.Herkes kahkahayla güler.

Neden?

"Ya ben başında ne söyledim, sonunda bak kulaktan kulağa şu söz ne hâle gelmiş?

Bak şimdi, ben ne söyledim ne hâle gelmiş?" diye herkes güler.

Oyun ama bu oyunu biz niye burada anlatıyoruz?

Kulaktan kulağa laf giderse herkes lafı tam anlamadığından söz bozuluyor. İnsanlar bozuyorlar. Ya sözü anlamadığı için bozuyor,kulağı bozuk olduğundan bozuyor ya da kafası bozuk olduğundan bozuyor. Bir de işine gelmediği için,kalbi fesat olduğundan bozabilir. Bozduğu zaman menfaat elde edeceğim diye bozar. Dosdoğru söylerse menfaati kaçacak diye doğruyu söylemez. O da var. O da deyişin hıyanet tarafı, hainlik tarafı. O ayrı. Hâsılıbozmuştur.İnsanlar kendilerine gelen doğru haberi bozmuşlardır.

Misal;Hz. İsa aleyhisselamAllah'ınpeygamberi idi. Bütün cihana ilan ediyoruz. Şu mikrofonla, şu televizyonla, bantlara giriyor. Herkes,bunları dinleyen duyacak. İlan ediyoruz. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm söylemiş. Hz. İsa Peygamber olarak onlara gidip Allah'a ibadet etmeyi öğrettiği halde HıristiyanlarHz. İsa'nın sözlerini bozmuşlardır, puta tapmaya başlamışlardır.

Hz. İsa zamanında put yoktu,puta tapmak yoktu. İşin aslında put yoktur. Hz. İsa'yı peygamber değil,"Allah'ın oğlu…" diye görmeye başlamışlardır. Hz. İsa Allah'ın kuludur. Meryem Validemiz'in, o mübarek hatunun evlâdıdır. Allah'ın oğlu değil,beşer, kuldur.Ama Allah'ın oğlu demişlerdir.

Oğul nasıl olur? Bir insan eşiyle evlenir.Nikâh olur,zifaf olur. Ondan sonra çocuk dünyaya gelir. Kanun böyledir. Dünyada nesillerin üreme şekli umumi olarak böyledir. Eşler çiftleşir. Çiftleşmenin sonunda yavru meydana gelir. Kediler böyle doğar. Diğer mahlûklar böyle olur. Balıkların yumurtaları vardır,sulara saçılır. Tavukların, kuşların yumurtaları vardır. Çiçeklerin yumurtaları vardır. Erkek tohum dişi tohumla birleşir,yeni bir şey olur. Yavru böyle meydana gelir.

Hâşâ,sümmehâşâ!Allah-u Teâlâhazretleri düğün dernek yapmaktan, hanım edinmekten münezzehtir. Öyle saçma şey olmaz!Bu Hıristiyanların yanlışıdır.

Ama nasıl yanlıştır? Çok büyük yanlıştır. Çok büyük bir iftiradır.

İnneküm le-tekûlûne kavlen azîmâ.

"Ey Hıristiyanlar!Siz çok müthiş bir söz söylüyorsunuz! Çok feci bir söz söylüyorsunuz! Çok korkunç bir söz söylüyorsunuz siz!"

Ne söylediğinizin farkındamısınız siz?

Allah,hanımmı edindi? Hâşâ,sümmehâşâ! Şu düşünceye bak! Şu işin şeyine bak!Allah-uTeâlâhazretleri evlat edinmekten münezzehtir. Şeriki, naziri yoktur. Lâ ilâhe illallah. Bütün peygamberler bunu demiştir.

PeygamberEfendimiz buyuruyor ki;

Efdalu mâ kultü ene ve'n-nebiyyûne minkablî.

"Benim söylediğim ve benden önceki peygamberlerin söylediği sözlerin en faziletlisi,en üstün söz, en güzel söz,"

Nedir?

Lâ ilâhe illa'llâhu vahdehû lâ şerîkelehû.

"Allah var.Şeriki naziri yok. O tektir."En mühim söz budur. En faziletli söz, en büyük söz budur. Bütün peygamberler,Allah'ınhak peygamberleri böyle demiştir. Hz. İsa böyle demiştir.

Hz. İsa'dan sonrada hıristiyanlar bu işi şaşırtmışlar, sapıtmışlardır. Haça puta tapmaya döndürmüşlerdir. Allah'ınpeygamberine;"Allah'ın oğludur." diye iftira etmişler,işi çığırından çıkartmışlar, küfre düşmüşlerdir.

Le-kad kefera'l-lezîne kâlûinna'llâhe hüve'l-mesîhu'bnü Meryem.

"Meryem'in oğlu İsa 'Allah'tır, tanrıdır.' diyenler kâfir oldu." diyor Kur'ân-ı Kerîm. Kâfir oldular.

Neden?

Kulu tanrı yerine koydular,şirk koştular. Bitti.

Bunlar bunu yaptılar, hala akıllanmadılar mı? Hala akıllanmadılar. Amerikası, Avrupası hala devam ediyor.Bu bir. İkincisi bu bâtıl dinlerine dayanarak hak din olan İslâm'a düşmanlık besliyorlar. Her yerde; Bosna'da, Hersek'te Çeçenistan'da, tarihte Haçlı seferlerinde fitne fesat çıkartıp müslümanlara zulmediyorlar. Afrika'da müslüman köylerini basıp zencileri alıp tarlalarında, "köpek" diye hitap edip çalıştırıp esir edip nicelerini öldürüp zulüm yapmışlardır. Zulüm yapmaya devam ediyorlar. Hala devam ediyorlar.

Ne namına? Allah namına. Geçen gün İngiliz gazeteleri [yazıyor]: "Bu Rum, Bulgar, Ortodoks papazları ırkçılık yapıyor, halkı kışkırtıyor." diyor.

Ben onu yıllar önceden dergide yazdım. Bu Bosna-Hersek hadisesi çıkar çıkmaz bu işin altında onların fitne ve fesat körüklemesinin olduğunu yazdım. Onlarda papazların konuşmalarından tespit etmişler. İngiliz gazeteleri yazmış. Türk gazetelerindede haber olarak çıktı.

Ne yapıyorlar?

Allah namına,din namına, kendi dinleri namına Allah'ın sevmediği işi, Allah'ın sevgili kullarını öldürerek zulüm yaparak yapıyorlar. Buyurun. Bak, bir yanlışlık, bir nursuzluk, bir uğursuzluk arkasından nice nice uğursuzlukları getiriyor.

Dindar,Allah'tan korkan insan,Allah'ın sevmediği zulmü yapar mı?

Allah zulmü seviyormu? Sevmiyor.

Dün konferansta doçent kardeşimiz söyledi. Müslümanlığı müdafaa etti diye putperest, gayrimüslimâlimi, şehrin kapısına alından,bileklerinden canlı canlı çivileyerek öyle öldürmüşler.

Neden yapıyor bunu? Gayrimüslimlik adına yapıyor. Müslümanlara zulmediyor.

Allah bu zulme razı gelir mi? Gelmez. Allah'ın razı gelmediği işi yapıyor. Çünkü inancı bozulmuş.

Müslümanlar böyle yapmamışlardır. Müslümanlar bu kadar fütûhât yapmışlardır,girdikleri yerde böyle zulüm yapmamışlardır. Savaştıkları zaman yapmamışlardır. Çünkü PeygamberEfendimiz mücahitleri savaşa gönderirken: "Çocuklara dokunmayın. Kadınlara dokunmayın. İhtiyarlara dokunmayın. İbadethanesinde ibadet eden rahiplere, din adamlarına dokunmayın. Hurma ağaçlarını kesmeyin, ormanları yakmayın. Sadece fesat çıkartan, size karşı koyan insanlarla cihat edin."diye nasihat ederdi.

Bizim dinimizde zulüm yoktur. Biz buraları fethetmişizdir. Yedi asır Rumu, Ermenisi, Yahudisi bizim bayrağımızın altında yaşamıştır,ticaret yapmıştır. Konakları vardır. Askerede gitmedikleri için hepsi zengin olmuştur. Biz gitmiş, şehit olmuş,memleketi korumuşuzdur. OnlarKapalıçarşı'da,ticarethanelerinde devam etmişler,rahat yaşamışlardır. Kiliseleri ayaktadır. Papazları ayaktadır. Malları kendilerinindir. Aileleri korunmuştur. Kültürleri muhafaza edilmiştir. Yaşayıp duruyorlar.

Neden?

Müslüman zulüm yapmıyorda ondan.

Ama buna mukabil onlar, aldıkları ülkelerde katliamlar yapmışlardır. Haçlı orduları geldiği yeri yakıp yıkmıştır.

Ne zulümler yapmışlardır?

Ne namına? Din namına,Allah namına.

Din namına,Allah namına zulüm yapılır mı? Allah adına zulüm yapılırmı? Yapılmaz. Yapıyorlar.

Neden?

Dinleri bozuk. Temeli bozuk. Ondan sonra o temele dayalı faaliyetlerin hepsi bozuk. Adamhıristiyan. Teşkilat kurmuş,misyonerlik teşkilatı kurmuş,her yerde harıl harıl çalışıyor. Her yerde fitnenin fesadın perdesini araladığın zaman arkasında bunlar. Onların paraları,onların entrikaları…

Bitmez tükenmez veballeri var. Allah divanında bitmez tükenmez veballeri, hesapları var.

Le-kad kefera'l-lezîne kâlû inna'llâhe hüve'l-mesîhu'bnü Meryem.

Bu inançlarından dolayıda ebedî cehenneme girecekler,devamlı yanacaklar.

Niye söylüyoruz biz bunları?

"Kurtarsınlar kendilerini." diye söylüyoruz. "Hak yola gelsinler,Allah'ın razı olduğu dine gelsinler." diye söylüyoruz. Bu din benim değil,senin değil. Bana mahsus, sana mahsus değil. Bu din insanlığa gelmiş.

Vemâ erselnâke illâ rahmeten li'l-âlemîn.

Vemâ erselnâke illâ kâffeten li'n-nâsi beşîran ve nezîran.

Bütün insanlara gönderilmiş. İnsanlara ve cinlere,Resûlü's-sakaleyn olarak gönderilmiş Peygambersallallahu aleyhi ve selem Efendimiz.

Akıllarını başlarına toplasınlar. Putu bıraksınlar. Yok, bu put! Haçı bıraksınlar. Yok, böyle uyduruk inanç!Yok, böyle zulüm!Yok, böyle şey! Kilisede papaz, karşısındaki insan şortlu, kabul ediyor,onunla beraber buraya turist olarak gezmeye geliyor. Kadınların hepsi şortlu,kafilenin başında papaz var. İslâm'da böyle yok. İslâm'da yok! Onların dinindede yok. Onun için rahibeler kapanıyorlar. Rahibe kapanıyor,ötekisi şortlu geziyor.

Gelen bilgiler bozulduğu için Allahzaman zaman düzelten peygamberler göndermiştir. Onun için işi düzeltecek peygamberler gelmiştir. İnsanlara tevhidi, Allah'ın bir olduğunu öğretmişlerdir. Şirkten kurtarmaya çalışmışlardır. Firavun'un kavmi Firavun'a tapınmaya başlamıştır. Allah Musa aleyhisselam'a emretmiştir:"Git ona,söyle hatasını. İnsanlarada söyle, doğru yola gelsinler."İbrahim aleyhisselam'ın zamanında Nemrut kâfirlik yapmıştır. Allah-u Teâlâhazretleri İbrahim aleyhisselam'a vazife vermiştir: "Onların putlarının yanlış olduğunu onlara anlat,onları doğru yola çek!" demiştir. Tarih boyunca böyle olmuştur.

Allah en sonunda İslâm'ı seçmiştir. Ve bu dini; en büyük din, en güzel din olarak seçmiştir. Ve bu dine razı olduğunu Kur'ân-ı Kerîm'dede ilan ediyor. Ve hakikatende yeryüzünde başka bağlanılacak, girilecek hak din, başka yol yok. Tek yol İslâm. Tek doğru din İslâm.

Neden?

İncele, buyur. Serbestsin. Sana zaman veriyorum. Bir sene, iki sene, beş sene, on sene... Ben inceledim. İnceleyenlerde inceledi. Bu işi bilenler biliyor. Hıristiyanlardan birçokları müslüman oluyor. Yahudilerden müslüman olanlar var. Budistlerden müslüman olanlar var. Dünyanın her yerindeki insanlar, inceleyenler tetkik sonunda müslüman oluyor. Buyur sende incele. İnceleme hakkın var. Benide dinle,onlarıda gör bakalım.

Haçın karşısına geçip de, bir ölünün karşısında tapınmayı akıl mantık alırmı?

Nedir o öyle haç,heykel yaptıkları şey? Çarmıha gerilmiş bir ölü.

Kimin ölüsü? Güya Hz. İsa'nın ölüsü.

Ölüye tapınılır mı? Mantığa bak! Zevke bak! Kafaya bak! Fikre bak! İzana bak! Şaşkınlığa bak!

O ölüye tapan,öldürülmüş bir insana tapan insanlardaki ruh haleti nasıl olur bir düşünün?

Doğru düzgün bir ruh haleti olurmu bu insanlarda? Tabi bunlardan haçlı ordusu çıkar. Tabi bunlardan böyle insafsız, gaddar insan çıkar. Tabi bunlardan zulmü körükleyen insan çıkar.

Neden?

Sakat. Mantık sakat. Hz. İsa'nın razı olmadığı yol. Hz. İsa razı olsa diyebilirler ki;"Ben Hz. İsa'yı peygamber edindim. Onun eteğine tutundum,onun yanındayım."

Yahu kardeşim!Hz. İsa razı değil ki senin yoluna. Senin yaptığın işe Hz. İsa razı değil. Allah razı değil. Senin yaptığına has, eski hıristiyanlar razı değil.

Hıristiyanlığın içinde bir sürü mezhepler var,bir sürü fikirler var. İncele, gör. Kendi Hıristiyanlık tarihinden gör. Bizim sana bir kastımız yok. Biz doğruyu söylüyoruz. Doğru olan şeyi ikaz ediyoruz.

Neden?

Vazifemiz o. PeygamberEfendimiz'inde vazifesi oydu. PeygamberEfendimiz Medine-i Münevvere'ye gittiği zaman Yahudilerin havrasına gitti.

PeygamberEfendimiz'in havrada işi ne? Yahudi âlimlerine, bilginlerine din adamlarına: "Sizin dininizin zamanı geçti. Bana tabii olmanız lazım. Tevrat'taki şu ayet var. Hz. İsa'nın, Hz. Musa'nın bu tavsiyesi var. Onlara uyun! Aklınızı başınıza toplayın!" diye nasihate gitti. Onlardan müslüman olanlar oldu. Yahudi âlimiAbdullah İbn Selam müslüman oldu.

"YâResûlallah! Doğruyu söylüyorsun. Evet, ben Tevrat'ı okudum. Hz. Musa'nın sözü böyledir. Sen Allah'ın Resûlüsün."dedi, müslüman oldu. Zaten bir peygamber geleceğini bekliyorlardı.

Peygamberimiz gelmesi yakınlaştığı zamandan Medine'nin Yahudileri bekliyorlardı. Anadolu'nun Hıristiyanları bekliyorlardı. Selmân-ı Fârisî Bursa'ya gelmiş, bir papazın yanında oturuyordu. Onun yanında ibadet ediyordu. Öleceği zaman;

"Nereye gideyim?" diye sordu,tavsiye ettiği insanın yanına gitti. O öleceği zaman:"Sen ölüyorsun üstadım.

Ben nereye gideyim?" diye sordu.

Ne dediler ona? "Şimdi âhir zamanpeygamberinin gelmesi yaklaştı. Fırsat bulursan Hicaz tarafına git. Arabistan tarafına git." dediler. Çünkü bekliyorlardı,böyle bir şeyi bekliyorlardı.

Muhterem kardeşlerim!

Biz vazifeliyiz, sizde vazifelisiniz.

İnsan Müslüman oldumu?Hepsi vazifeli oluyor. Biz vazifeli bir ümmetiz. Allah'ın dinini anlatacağız. Amerikalı, Avrupalı bir insan, yanlış yolda,yanlış inançta,puta tapıyor,haça tapıyor, Buda'ya tapıyor olabilir.

İsa'ya tapan, Buda'ya tapan bir insana bir tek soru sormak kâfidir. Sen İsa'ya tapıyorsun, Buda'ya tapıyorsun.

Ne zaman yaşamış bu? İşte 1900 küsur sene önce yaşamış. Ötekiside şu kadar bin sene önce yaşamış.

Peki, ondan 100 sene önce gelen insanın dini ne olacaktı? Söyle bakalım. Gel.

Ver bakalım şu sorunun cevabını? Buda doğmadan evvelki Hintlilerin dininin ne olması lazımdı? Onların ne yapmaları lazımdı? Sen niye bir zaman sonra gelmiş bir insana bağlıyorsun dini? Din ondan öncede var, ondan sonrada var.

Ondan önceki insanların dinini neydi? Gel bakalım.Cevap veremez.

Neden?

Sonradan uydurmuş, bir adama bağlamış dini.Din adama bağlı değil,din Allah'a bağlı.

Peygambersallallahu aleyhi ve selem Efendimiz vefat ettiği zaman Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz ne diyor?

"Kim Allah'a ibadet ediyorsa bilsin ki Allahhaydır, daimidir, bakidir, ebedidir. Ölmez. Kim Muhammed'e tapıyor idiyse Muhammed ölmüştür."

Biz Muhammed'e tapmıyoruz. Muhammed-i Mustafâsallallahu aleyhi ve selem Efendimiz, başımızın tacı, gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru, efendimiz, serverimiz. Amaonu peygamber biliyoruz. Doğru biliyoruz. Allah'ın kulu. Abduhu ve Resûlühü diyoruz, doğru biliyoruz. Ona tapmıyoruz,Allah'a tapıyoruz.

Hz. Muhammed'den önce insanlar kime tapıyorlardı?

Allah'a tapıyorlardı. Allah'a tapmaları lazımdı. Hz. İsa'dan önce Allah'a tapmaları lazımdı. Hz. İbrahim'den önce Allah'a tapmaları lazımdı. Allah'a tapıyorlardı. Hep böyle… Bizim inancımız mantıkla, akılla, tarihle, ilimle, irfanla, dosdoğru, pırıl pırıl tam not alıyor. Yüz üzerinden doksan dokuz bile değil, yüz üzerinden yüz. On ikiden isabet. Tam not alıyor.

Bunlar puta tapıyor.

Nereden çıkarttı bu putu? Nereden çıkarttın bu Buda'nın göbekli heykelini?Göbeğinin deliğinide resmetmiş. Amma şişman bir adam diye. Adamcağız belki şişmanda değildi. Çünkü merhametliymiş. Belki deoda bir peygamber. Belki yemiyor içmiyordu. Parasını şuna buna veriyordu. Öyle göbeklide değildi. Öyle göbeği taşmış bir adam heykeli… Güleceğim geliyor. Şişman,bağdaş kurmuş.Ona tapınıyor.

Ne tapınıyorsun?Bu Allah'ın yaratığıbir kuldu. Bir zamanlar vardı. O zamandan evvel yoktu. Şimdide yok. Bir zamanlar vardı, [şimdi] yok.

Nerede Hz. İsa? Yok. NeredeBuda? Yok. Olmayan şeye tapılırmı?

Onun için İnna'llâhe istahlasa haze'd-dîne li-nefsihi. "Allah kendisine bu dini seçti." Hak din budur. Allah'ınrazı olduğu din budur diye İslâm'ı seçti.

Muhterem kardeşlerim!

Biz dünyanın bir başka yerinde, Eskimoların arasında,Güney Amerika'da, Amazonlarda, aklımıza gelebilecek en uzak yerde, Okyanusya'nın bir adasında,Avustralya'ya yakın bir yerde doğmuş, başka bir kültürle yetişmiş bir insan olabilirdik. Etrafımızdaki insanlar başka şeye tapmış olabilirlerdi. Ama Allah insana akıl, mantık, şuur, ilim kabiliyeti,mukayese, düşünme, arama,bulma imkânları vermiş. Herkes Allah'ı bilmek ve bulmak,doğru inanca gelmek zorundadır.

İnsan dünyanın neresinde olursa olsun, kim olursa olsun ne yapacak? Dönecek, dolaşacak, arayacak,yolu bulacak.

Yol ne?

Yol İslâm. Tek yol İslâm. Hak yol İslâm. Ona gelecek. Başka çıkış yolu yok. Cennete gidecek başka yol yok. Başka yolların hepsi cehenneme gider.

Neden?

Yanlış. Adamı adam etmiyor,zalim, kan dökücü, merhametsiz, vicdansız ediyor. Adamı sağlığa zararlı ediyor. İş yok,din değil dini.

Neden? Mensup olan adamı adam etmiyorda ondan. Zalim.

Müslüman?

Müslümankarınca ezmiyor. Kimsenin olmadığı yerde bile bir günah işlemekten korkuyor. Tarih boyunca misâli var. Padişah gelse karşısına adaletten ayrılmıyor. Padişah zalim olsa bile çıkıp karşısına hak sözü söylüyor. Vazifesi bu. O zaman hak din İslâm. Hak yol İslâm.

Oku,emirlerini oku. Kur'ân-ı Kerîm'i oku. Başından başla. Bismillâhirrahmânirrahîm diye. "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla." başla. Başka kitaplar öyle başlamıyor,sapık sözlerle başlıyor. Sapık törenler yapılıyor. Sapık fikirler öne atılıyor.

Bizimki nasıl başlıyor? Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlıyor.

Ne diyor? El-Hamdüli'l-lahi Rabbi'l-'âlemîn. Hamd ile başlıyor. Allah'a hamd olsun.

Nasıl?

Rabbü'l-'âlemîn,alemlerin Rabbi. Koca kâinatı gözünün önüne seriyor. "İşte bunu yaratan Allah." diyor.

Elhamdülillah!Şu dinin güzelliğine bakın! Şu dinin mantığının sağlamlığına bakın! Pırıl pırıl çelik gibi, kale gibi! Yolun güzelliğine bakın!

Ötekisi ne yapıyor? Olmadık şeylere tapıyor.

Timsaha tapanlar var. Tanrısı Timsah olanlar var. Yılana,Kobra yılanına tapanlar var. Tenasül uzvuna tapanlar var. Şu insanların aptallıklarına bak!Beyaz ayıya tapanlar var. Üç metre boyunda beyaz ayıya tapanlar var.

Var mı? Var. Halen varmı? Var. Güneşe tapanlar, Yıldız'a tapanlar, Ay'a tapanlar var. Hepsi bozuk. Hepsi bâtıl. Boş olduğunu herkes biliyor. Hz. İsa'ya tapanlar var. Olmaz!Haça tapanlar var. Olmaz! Yanlış!

İnna'llâhe istahlasa haze'd-dîne li-nefsihi.Allah kendisine bu dini seçti. İslâm,tevhid dinidir.

İslâm'ın en büyük özelliği nedir? İslâm nedir? İslâm deyince ilk akıla gelen nedir?Allah var, şeriki naziri yok. Allah inancı.

Hocam!Bu Amerikalılarda dindardır.

Hayrola,dindarmış da ne yapıyorlarmış? Kitaplarına, doların üstüne yazmışlar:In God We Trust yazıyor. God'a,"Tanrı'ya biz itimat ediyoruz."Trust, "itimat etmek" demek. Dayanıyoruz. Allah'a tevekkül ediyor."Tanrı'ya tevekkül ediyoruz." diyor.

Maşallah!Güzel ama gel,ben bu işin altındaki hileyi,yanlışlığı sana söyleyeyim. "In God,Tanrı'ya" diyor. "Tanrı'ya tapıyorum, God'a. God'a tevekkül ediyorum." diyor.

Amerikalıyı çağır karşına;"Gel bakalım Amerikalı! Sen böyle doların üstüne yazmışsın: 'In God We Trust. Biz God'a tevekkül ediyoruz.'

God nasıl anlat bakalım? Gel,God'ı anlat bakalım. Tarif et,God ne demek? Ben bilemedim God ne demek? Anlat bakalım.""G-o-d.God" yazıyor, "gad" okunuyor. "God'u anlat bakalım bana."

Ne diyecek? Çarmıhı anlatacak, Hz. İsa'yı anlatacak, putu anlatacak. Hay Allah müstehakını versin! Bende seni adam sanmıştım be! Tüh!Yazıklar olsun!

Bunumu kastediyorsun?

"In AllahWe Turst" yazacaksın oraya. O zaman olur. "Allah'a dayanıyorum." de. Hz. İsa'ya dayanma. Hz. İsa öldü.

Rafeahu'llâhu ileyh.

"Allah onu kendisine ref' etti."Hz. İsa'nın kul olduğunu bil,kula dayanma. Kul gider,Allahhay ve bakidir. Allah'a dayanacaksın.Doğru olan dine bak.

"Tanrıya inanıyorum."

Nasıl bir tanrıya inanıyorsun?Şu senin tanrını gel bir anlat bakalım? Tanrı derken neyi kastediyorsun? Gözünün önüne ne geliyor? Timsahmı geliyor? Güneşmi geliyor? Ne geliyor gözünün önüne? Anlat bakalım. Hilesi orada işin. "Tanrıya inanıyorum." Bizim memlekette de öyle. "Ben Tanrı'ya inanıyorum.

"Nasıl bir tanrı düşünüyorsun gel bakalım? Senin tanrı inancın ne? Tanrı, tanrı, tanrı…Ne yani?Tanrı deyince neyi kastediyorsun?

Muhterem kardeşlerim!

O bakımdan Allah'ı doğru bilmeye çok dikkat etmek lazım. Yoksa Allah razı gelmez bu işe. İstahlasa haze'd-dîne li-nefsihi. "Allah kendiside İslâm'ı seçmiş."İslâm'ı seçmiş,İslâm'ı kabul etmiş.

Veradîtu lekümü'l-İslâme dînen.

Bu söz çok mühim söz! "Ben İslâm'a razıyım. İslâm'dan başka bir dini kabul etmiyorum." diyor.

Muhterem kardeşim!

Senin gözünü bağlasalar,bir uçağa bindirseler, bilmediğin bir diyara indirseler, çarşıya pazara bıraksalardı. Cebinde bir para var. Parayı çıkarttın, çarşıdan bir şey almak istiyorsun. Parayı verdin.Adam baktı:"İstemem ben bu parayı,kabul etmiyorum.Ben bu parayı bilmiyorum.

Ne bu?Geçerli paramı, geçersiz paramı,neyin nesi? Kabul etmiyorum." dedi. Geçersiz.

Veyahut bazen ne oluyor? Çarlık Rusya zamanında banknotlar basmışlar. Bir karış boyunda,bir sele eninde kocaman çarşaf gibi para, Rus parası. Hükmü geçmiş. Sandıkta kalmış,hükmü geçmiş. Gidiyorsun,geçmiyor. Suud'a eski hacı akrabalarımız gitmiş. Paralar cüzdanında kalmış. Gidiyorsun. Geçmiyor bu para artık.Hükmü, eski para bu. Gülüyor adam:

"Nereden aldın bunu?" Eviriyor, çeviriyor; "Geçmez." diyor.

Para geçmedimi bir şey alamıyorsun. Geçmeyen inanç, geçmeyen din olduğu zamanda cennete giremezsin. Burada yanlış inançla yaşadığın,Allah'ın rızasını bulamadığın içinde cehennemde cayır cayır yanarsın.

Neden?

Yanlış inanç insanı yanlış işler yapmaya götürür. Hıristiyan papazları İslâm'a zulmetmeye götürdüğü, Sırp papazlarının kilisesinin, Yunan kilisesinin zulüm yaptırttığı,papalığın misyonerlikle nice nice hak yoldaki insanları bâtıl yola çektiği, dinsizleştirdiği, ahiretlerini mahvettiği gibi yanlış dine giren insan yanlış iş yapar. Yanlış iş yapan insan âhirette ateşlere yanar, cehennemde ebedîkalır. Yanlış kurulmuş olan cihazdan doğru imalat çıkmaz.

Ne yapacak? Doğru inanca gelecek. Hangi inanç doğru? Tevhid inancı doğru. Resûlullahsallallahu aleyhi ve selem Efendimiz'in anlattığı,Kur'ân-ı Kerîm'in belirttiği İslâm doğru. Biz müslüman olmasaydık da arayıp arayıp İslâm'ı bulacaktık. Başka yolda olsaydık da dönüp dönüp buraya gelecektik. Başkalarıda öyle yapıyor zaten. Başka dinlerden olup da araştıranlar İslâm'a geliyor.

Misal:Fransız filozofu Roger Garaudy,Profesör Moris Bükey (Maurice Bucaille), Kanadalı diplomat falanca. Alman filanca…

Hepsi ne yapıyor? İslâm'a geliyor. Çünkü tek yol o. Başka yol yok. Bizim köyün bir tepesi var. Yalıdan bakılıyor. Muhteşem kayalık bir tepe. Bir tek yoldan o tepeye çıkabilirsin. Öteki taraflarda kayalar geçit vermez. İşte bu dünya hayatından bir tek yolla cennete gidersin. O da İslâm yoludur. Başka yolla cennete gidemezsin. İnna'llâhe istahlesa hâze'd-dîne li-nefsihi. Allah bu dini kendisi seçti,kendisine seçti,halis muhlis bir din kıldı.

Bir de Allah'ın garantisi var. Kur'ân-ı Kerîm'in bir harfi bile değişmeyecek. Allah'ın vahyi kıyamete kadar baki kalacak. Allah-u Teâlâhazretlerinin dini kıyamete kadar yeryüzünde baki kalacak. Sönmeyecek. Sırp bomba atacak, Rus Çeçenistan'ı tahrip edecek, misyoner falanca yerde çalışma yapacak, Filipinler'de insanları kandıracak,hıristiyan yapacak, Endonezya'da çalışma yapacak, kabileleri dinden çıkartacak… Ufak tefek zayiat olabilir. Ama kendi memleketinden akıllı uslu insanlar müslüman olmuş.

Bu dini kimse söndüremeyecek. Kıyamete kadar bu din baki kalacak. Allah'ın garantisi var. Bu kitap baki kalacak. Bu Kur'ân baki kalacak.

Lâ tezâlu tâ'ifetün minümmetî zâhirîne ale'l-hakkı hattâ tekûmu's-sâ'ah.

Kıyamet kopuncaya kadar.

İnnâ nahnu nezzelne'z-zikra ve innâlehû le-hâfizûne.

"Kur'ân-ı Kerîm'i biz indirdik.Onu biz koruyacağız. Kimse dokunamayacak,kimse bozamayacak."

Muhterem kardeşlerim!

Onun için böyle bir dine mensubuz. Benim anlatmak istediğim şu.

Bir hadîs-i şerif üzerinde bu kadar uzun durulur mu?

Durulur. İşin can damarı bu. Biz tesadüfen, tevafuken İslâm ülkesinde doğmuşuz,müslüman olmuşuz. Bu bizim avantajımız. Küçüklüğümüzden beri İslâm olan bir ülkede,müslüman bir ülkede müslüman olarak yaşadık. Bir kusurumuz var, sahip olduğumuz dinin kıymetini bilmiyoruz. Öteki dinlerden ne kadar farklı, ne kadar üstün olduğunu bilmiyoruz. Müslümanlığın bize ne görevler yüklediğini bilmiyoruz. Müslümanlık için çalışmamız gerektiğini bilmiyoruz. Bu bizim kusurumuz.

Hepimizin sahabe-i kirâm gibi olması lazım. Hepimizin İslâm'ı yaymak için çalışmamız lazım. Koca Osmanlı imparatorluğu yedi asır Balkanlarda durmuş, Anadolu'da durmuş da yazıklar olsun Hıristiyanlık kalmış. Yazıklar olsun!

Neden? Neden yazıklar olsun diyorum?

İslâm'ıniye anlatamamışlar? Niye o hıristiyanlarımüslüman yapamamışlar? Bazıları olmuş. Ali Yakup Hoca cennet mekân,Allah rahmet eylesin. Ali Yakup Hoca Efendi Arnavut. "Allah razı olsun şu Osmanlılardan. Geldiler, bizim Arnavutları müslüman ettilerde müslüman bir millet olduk. Allahrazı olsun." derdi.

Sırplar;"Bizim bazı kardeşlerimizi hıristiyanlıktan ayırdılar,müslüman yaptılar." diye kızıyor. "BalkanlardaMüslüman kalmayacak. Anadolu'dada bırakmayacağız.Müslümanları İran'ın doğusuna süreceğiz." diyor. Buradada Müslümanlığı bırakmayacak.

Sırp'ın eline fırsat geçse ne yapacak?

Bosna'daki müslümanların hepsini öldürecek. Hepsinin cesetlerini Tuna'ya atacak. Hepsinin kanını dökecek, Batı Trakya'ya gelecek. Batı Trakya'dakilerin hepsini öldürecek. Din namına hemde!Allah namına!Allah'ın kullarına Allah namına böyle yapacak. Ondan sonra Anadolu'ya gelecek, Anadolu'dada müslüman bırakmayacak. Hepinizi kesecek,çoluk çocuğunuzu kesecek,Anadolu'dada müslüman bırakmayacak. Tamam. Allah'ın dinine hizmet ettim sanacak.

Biz yedi asır ağa olarak, paşa olarak, padişah olarak, vezir olarak bunları idare etmişizde bu yedi asırda bu adamlara İslâm'ı anlatmaya yetecek vakit bulamadıkmı? Her birimiz bir papazın peşine düşseydik, bir âlimbir papazın peşine düşseydi müslüman edemezmiydi?

Müslüman olan bir sürü papaz var. Müslüman olanlara imkân verseydik. "Sen git. Al sana vazife, para,imkân,mektep,kitap yazmak için fırsat. Sen şu hıristiyanları, İncil'i biliyorsun. Şunlara anlat, hatalarını doğru yola çek." deseydik.

Hepsini müslüman yapmaya çalışsaydık ne olurdu? Bir tane hıristiyan kalmazdı. Çünkü anlatınca dinleyecek.

Ben ne yapıyorum? Çarmıhın karşısına gidiyorum. Bir şey yapıyorum,eğiliyorum. Kimden ne istiyorum? Hz. İsa'dan istiyorum. Hz. İsa Allah'ın kulu,işim yanlış.

İslâmHz. İsa hakkında ne diyor? Müslümanlar Hz. İsa'yı seviyor. Hatta çocuklarınaHz. İsa'nın ismini koyuyor. Mesela; Yalova'da İsa amcamız vardı, Allah rahmet eylesin. Çok hayırsever bir hacı kardeşimizdi. Beraber hacca gittik. Hacı amcamızdı. Allah selamet versin. Adı İsa'ydı.

Neden? Biz Hz. İsa'yı severiz. Erkek çocuklarımıza İsa adını koyarız. Kız çocuklarımıza Meryem adını koyarız. Meryem Validemizide severiz. Hiç de gocunmayız, hiç de sakınmayız, çekinmeyiz.

Neden? Biz onları seviyoruz. Kastımız onlara değil,onlara tapınmak yanlış.

Bunu anlatırdık,anlarlardı.Anlatmamışız, cezasını çekiyoruz. Anlatmadığımızın cezasını çekiyoruz. İslâm'a hizmet etmediğimizin cezasını çekiyoruz. Sizde etmezseniz sizde ceza çekersiniz. Allah çektirmesin. Allah vazifeyi güzel yapmayı nasip etsin. Sende evladını müslüman yetiştirmezsen, sende yanındaki papazı müslüman etmezsen, sende hıristiyanlara,onlara hak yolun İslâm olduğunu söylemezsen sende vebalini cezasını çekersin.

Bizim gayemiz cihangirlik değildi. Bizim gayemiz toprak fethetmek değildi. Bizim gayemiz hazineleri doldurmak değildi. Allah-u TeâlâhazretleriPeygamberEfendimiz'i vergi tahsildarı olarak göndermemiştir. Para toplamak için göndermemiştir. Bizim vazifemiz Allah'ın dinini yaymaktı. Allah'ın imanını insanlara öğretmekti. Sizinde vazifeniz o. Bu neslin vazifeside o.

Biz Türkiye'de 65 milyon insanız. Bu 65 milyonun hepsi sağlam Müslüman değil. Kimisi İslâm'dan habersiz,kimisi başka gayelerin peşinde. Kürt kardeşlerimiz, Kürt devleti kuracağım diye onun peşine düşmüş,başka bir gaye. Bazıları komünist olmuş,sosyalist bir düzen kuracağım diye onun peşindenkoşmuş. Kimisi Batıcı olmuş. "Modern olacağım, ilerleyeceğim." diyerek bütün değerlerini terk edip dinden imandan çıkmış. Bunların hepsi sapıklıktır.

Doğru yol hangisidir?

Allah'ın razı olduğu işleri yapmaktır.Zulüm yapmamaktır. İbadet yapmak,kulluk vazifelerini yapmak,öyle yürümektir. Eğer bizde bunları yapmıyorsak bizde suçluyuz. Bizde zalimiz,sizde zalimsiniz.

Ne yapacaksınız?

Kur'ân'ı okuyacaksınız. Kur'ân-ı Kerîm'e uyacaksınız. Resûlullah'ın hadîs-i şeriflerini okuyacaksınız. Ben haftada bir tane ders veriyorum. İki tane üç tane hadis okuyorum. Sen evinde devamını okuyacaksın.

"Hocamızın okuduğu kitap nedir?Râmûzü'l-Ehâdîs. Dur şunu alayım." diyeceksin. Baştan sona okuyacaksın. Başka hadis kitaplarını alacaksın. Ciltlerle hadis kitapları var. Altın yaldızlı,güzel ciltli,kocaman kocaman, uzun uzun izahlı hadis kitapları var. Bunları okuyacaksın.

Muhterem kardeşim!

Dinini öğreneceksin. Senin asıl vazifen budur.

Senin asıl vazifen, benim asıl vazifem öğretmenlik değil, esnaflık değil,tüccarlık değil, memurluk değil, askerlik değil,doktorluk değil,mühendislik değil… Hepimizin asıl vazifesi Müslümanlık. Müslüman olmak, Müslümanlığı yaymaktır. Para kazanmak için ziraat yaparsın.Pekâlâ yap. Para kazanmak için dükkân açarsın.Pekâlâ aç. Evliyâullah büyüklerimizde dükkân açmışlar. Hepsinin dükkânı var.

Neden?

"Helal kazanayım, kimseye muhtaç olmayayım." diye. Ama evliyâ, şeyh,tarikat piri,büyük zât. Bir taraftanda ilme devam etmişer. Bir miktar dünyaya çalışmış,ahretini de ihmal etmemişler. Sen ihmal ediyorsan suçlusun. Ben ihmal ediyorsam suçluyum. Yapabildiğimden az yapıyorsam suçluyum. Var gücümle çalışacağım. Sende çalışacaksın. Dünya üzerinde kâfir kalmayacak,yanlış fikirli insan kalmayacak. Ağaca, ata, ite, puta, haça tapan insan kalmayıncaya kadar çalışacağız. Gayen olacak. İdealin olacak.

Oğlum ne yapıyorsun? "Liseyi bitiriyorum." hocam. Nereye gideceksin? "Efendim,Doktor olacağım." Hayır! Hayır! "Dinimi öğreneceğim.Dünyanın neresine gidersem gideceğim. Orada İslâm'ı,PeygamberEfendimiz'in Arap Yarımada'sında öğrettiği gibiöğreteceğim." diyeceksin. "Terk-i diyar edeceğim. Doğduğum diyarı terkedeceğim,uzaklara gideceğim. İslâm'ın olmadığı yerlere gideceğim,İslâm'ı anlatacağım." diyeceksin.

Böyle binlerce, milyonlarca bir araya oturmuşsunuz, keyfinize bakıyorsunuz. Kavun var, karpuz var,kiraz var,meyve var, elma var, sebze var, kebap var, pide var,yiyecek var, döner var… Bolluk bir memleket. Olmaz. Öyle yağma yok!

Güney Amerika'ya gideceksin. Çin'e gideceksin. Avustralya'ya gideceksin. Rusya'ya gideceksin. İsveç'e gideceksin. Veya gitmişsen orada çalışacaksın. Gitmeyi hedef edeceksin, gaye edineceksin. Hayatını öyle kuracaksın. Kafanı, niyetini öyle tanzim edeceksin. Ben büyüyeceğim…

Soruyorum çocuğa.

Ne olacaksın büyüyünce? Bizede sorarlardı:"Büyüyünce ne olacaksın?" Şunu olacağım, bunu olacağım. Kıza soruyorsun bir şey diyor,oğlana soruyorsun bir şey diyor. "Eczacı olacağım, öğretmen olacağım." diyor.

"İslâm'ı yaymak için İslâm'ı iyi öğreneceğim. Müslümanlığın iyi bilinmediği bir yere gideceğim, orada İslâm'ı anlatacağım. Yoksulluk çeksemde yapacağım bu işi. Zahmet çeksemde yapacağım bu işi. Gurbete düşsemde yapacağım bu işi."[demeleri lazım.]

Avustralya'nın ortasında Broken Hill isminde bir şehirde cemaat var. Bunların dedeleri Afganistan'dan Avustralya'ya gelip çalışmışlar. Burada ölmüşler. Bunlarda dedelerinin yolunu unutmuşlar. Ama biliyorlar ki dedeleri müslümanmış,namaz kılarmış. Şimdi kendileri bilmiyorlar. Ne namaz, ne niyaz, ne oruç, ne Kur'ân, ne Arapça, ne Fâtiha, ne Kulhuvallah… Yok. Hiçbir şeyden haberleri yok. Yalnız diyorlar ki; "Hoca gönderin. Razıyız, İslâm'ı öğreneceğiz."Bak razı.

Bu bana söyleneli üç, dört veya beş sene oluyor. Ben bunu böyle vaazda kaç defa söyledim. İçinizden birisi çıkıp da; "Tamam, Ben İlahiyatı bitirmiştim. Her ne pahasına olursa olsun yoksullukda,zahmetde, yalnızlık da çeksem Broken Hill'e gideceğim. Oradaki insanlara İslâm'ı öğreteceğim." diye heves etmiyorsa, bu işi görmüyorsak hepimiz mesulüz. Sizde mesulsünüz,bende mesulüm.

Neden?

Onlar istedi, biz hoca gönderemedik. İstedi onlar. "Allah'ın dinini öğrenmek istiyorum." dedi. Biz öğretemedik,gösteremedik,gönderemedik. Olmaz. Öyle bir teşkilatımız olacak ki…Ben İskenderpaşa'yı küçümsüyorum.

Ne bu böyle kaşık içi kadar? Fatih'in bir semtinde,İskender Paşa mahallesinde. Şuradan Sarıgüzel Caddesi geçiyor. Küçücük yer! Öyle şey yok! Dünyaya İslâm'ı yayma merkezi olacak.

İskenderpaşalılar kim? İskenderpaşa'da vaaz dinleyenler kim?

Dünyanın her yerine İslâm'ı götürüp Allah'ın seçtiği o dini insanlara öğretmek aşkıyla yanan insanlar. Parasını oraya koyan insanlar. Tahsilini ona göre yapan insanlar. Dünyanın her yerine giden insanlar. Sadece ve sadece düşmanla çarpışıp zafer kazanmak var.

Ya zafer kazanacaksın, yada kurtuluş yok. Geriye gitmek yok. Gemileri yakmak var, Tarık İbn Ziyad'ın gemileri yakması. Ulvi, yüce, sevaplı, güzel bir gaye için başka bütün ihtimalleri kesmek. Yok başka ihtimal. Yaktım gemileri!Dönüş yok! Oraya gideceğim, o işi yapacağım. İşte kahramanlık bu!

Zayıf insanda kahraman olabilir. Hastalıklı insanda kahraman olabilir. Bunu yapıyorsa ayağı sakat insanda, âmâ insanda kahraman olabilir. Evet cephede çarpışamaz.Ama bunu yaparsa, oraya İslâm'ın fidanını dikerde tutturursa, İslâm orada yayılırsa, orada Lâ ilâhe illallah denirse, oradaki insanlara İslâm'ı anlatma merkezi kurulursa vazifeyi yapmış demektir. Bu vazifeyi yapmak vazifemiz. Hepimizin vazifesi.

Parası olan para verecek. İlmi olan: "Benim ilmim var. Ben hafızım, hocayım. Şu kadar sene hizmet gördüm.Emekli oldum,serbestim. Emret hocam, gidiyorum." diyecek. Veya talebe diyecek ki: "Ben serbestim. Liseyi bitirdim. Üniversite tahsilimi senin istediğine göre yapayım hocam. Emret, istediğin yere gideyim."Anası babası karşı çıkmayacak: "Git evladım. Ben seni bugün için yetiştirdim. Gitmezsen sütüm sana helal olmasın. Hakkımı helal ettim.Git evladım. Senin yaptığından bende sevap kazanacağım." diyecek.Bu olmazsa olmaz.

Böyle olmamış. Dünya telaşına düşmüşler. Ahireti unutmuşlar. İslâm'a hizmeti gevşetmişler. Yedi asır geçmiş, Türkiye'de Rum kalmış. Türkiye'de Ermeni kalmış. Türkiye'de Yahudi kalmış, Balkanlarda Sırp kalmış,şu kilise kalmış, bu kilise kalmış, dinsiz kalmış,gevşek kalmış,münafık kalmış, sapık kalmış,bozuk kalmış…

Olurmu öyle? Nerede bozukluk varsa ölçersin, biçersin. Nasıl salgın hastalık olan yere, sıtma hastalığı olan yere bataklıkları kurutmaya gidiyorsun. Devlet teşkilat kuruyor:"Şurası bozuk."Taviz vermek yok. Senin inancın yanlış.

Ben geçenlerde;

"Hz. Ali Efendimiz'in cemevi varmıydı?" diye yazdım dergide. Ey Aleviler!Ey Hz. Ali'ye bağlıyım diyenler!Hz. Ali Efendimiz'in cemevi varmıydı? Caminin karşısında,camiye alternatif,camiye gitmeyip de, camiyi bırakıp da, camiye sırtını dönüp de gittiği cemevi varmıydı Hz. Ali Efendimiz'in? Yoktu. Hz. Ali Efendimiz cem evinde kadınları erkekleri toplayıp da cem ayini yapıyormuydu? Yapmıyordu. O zaman sen yanlış yapıyorsun.

"İsteyen cemevine gitsin, isteyen camiye gitsin." O da yanlış. Bazı müslüman gazeteler böyle yazdılar. Bazı müslüman yazarlar böyle yazdılar. Böyle olmaz. Doğruyu söyleyeceksin. Eğriye fırsat vermek olmaz.

"İsteyen dürüst kazansın, isteyen hırsızlık yapsın." diyormusun? "İsteyen başkasının hayat hakkına saygılı olsun. İsteyen önüne geleni kessin. Bir güzel tabanca alsın. Para, tabanca benden,güm güm güm!Önüne geleni öldürsün." diyebiliyormusun?

Olmaz.Suça müsaade olmaz. Yanlışa müsaade olmaz. Eğriye taviz olmaz. Münafığa;"Efendim." demek olmaz. Yanlış yola alkış tutmak olmaz. Batılı desteklemek olmaz. Batılı sevmek olmaz.

Muhterem kardeşlerim!

Müslümansan müslüman ol!Müslümanlığın icabını yap! Gevşek oturma! Gevşek durmanın vebali birikir birikir bir gün sanada zararı dokunur. Dokunuyor. Şimdiki zararların sebebi eski gevşekliklerdir. Birikmiştir,ceza olmuştur. Allah'ın cezası gelmiştir. Ceza çekiyor millet.

Velâ yasluhu li-dîniküm ille's-sehâ'u ve hüsnü'l-huluki. "Sizin dininize, şu İslâm dinine, Diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. başka huylar yakışmaz. Ancak cömertlik ve güzel huy yakışır."

Müslümana ne yakışırmış? İslâm dinini sevdim, ona girdim diyen insana ne yakışırmış? Cömertlik yakışırmış.Kesenin ağzını açacak,parasını Allah yoluna saçacak.

Bucak bucak kaçıyor millet. Hayra para vermekten bucak bucak kaçıyor. Eğlenceye, çocuğumu sünnet ettireceğim diye Hilton'da milyonlarca masraf yapıyor. Bir yılbaşı gecesinde eğleneceğim diye dünyanın masrafını yapıyor. Bir benim takımım kazandı, Galatasaray şampiyon oldu diye oyuncuların her birinebirer buçuk milyar para veriyor.

"Nereden veriyorsun?"

"Kesemden."

"Niye veriyorsun?Bir buçuk milyar bayağı para, bir hayra versen bayağı büyük birey olur."

"[Ama] bu gol attı öbür tarafa. Geçti kaleye, kaleciyi atlattı, kıvırdı, güm, gol attı. Yaşa!Varol!"Bir buçuk milyar! "Ayağı dert görmesin. Aman!Kuştüyü yastıklarda yatsın."

Ne olacak yahu? Futbol!Her birinebir buçuk milyar,on bir kişi olsa 17-18 milyar. Daha ötekilerede verse şu kadar milyar. Bir fabrika kurulur.

Nerelere para yağıyor?Ama birisi bir hayır yapması için gittiği zaman yapmıyor.

Ne olacakmış? Bu dine ne yakışırmış? Cömertlik yakışırmış. Cömert olacak, bir.

İkincisi ve hüsnü'l-huluk. "Güzel huyluluk yakışırmış." Gayrimüslim sana bakacak, sende İslâm'ın güzelliğini görecek,sende İslâm'ı sevecek, müslüman olacak. Öyle çalışacaksın. Öyle giyeceksin. Öyle oturacaksın. Öyle konuşacaksın. Öyle hareket edeceksin. Hem müslümanlığını saklamayacaksın hemde öyle güzel hareket edeceksin ki karşındaki senin müslüman olduğunu bilecek, senin o güzel huyundan etkilenecek. "Bende müslüman olayım. Senin yolun ne kadar güzelmiş!Bende senin yoluna girmek istiyorum." diyecek.

Bazı kimseler Resûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem'e geldi. Müslüman oldular, kabilesine gittiler. Müslüman oldu,kabilesine gitti. Kimseye;"İslâm'a gel." demedi. Oturdular, kalktılar, müslümanca yaşadılar,namazlarını kıldılar. Bazıları gördü bunları. Sordular:

"Sizin bu yaptığınız nedir?Nasıl bir şey?" Merak edene, sorana:"Böyle böyledir. İşin aslı şudur."diye anlattılar. [O zaman] bende Müslüman olayım. "Gel, ol." O da geldi, o da geldi, o da geldi. Sonra kabilenin bütününü topladı.

"Yâ Resûlallah!Bunların hepsi Müslüman olmaya razı oldular, buyur." diye Resûlullah'a götürdü.

PeygamberEfendimiz onu:"Sende çok güzel huylar var. Bak sen böyle sakin sakin durmuşsun. Teenniyle hareket etmişsin. Kimsenin reaksiyonunu çekmeyecek şekilde davranmışsın. İslâm'ı sevdirmişsin. Onlarda Müslüman olmuşlar." diye methetti.

Müslüman kardeşlerim!

Böyle olacağız. Sözümüz güzel değil. Davranışımız güzel değil. İşimiz hile. Yüzümüz turşu. Olmaz. Adam bizi görünce:

"Müslümanlık bumu? Müslümanlık buysa ben Müslüman değilim.Vazgeçtim Müslümanlıktan." diyor. Müslümanlıktan çıkıyor adam. Zaten bir sürü düşmanımız var. İslâm'ı kötüleyen bir sürü insan var. "Hacı Efendi şöyle yapmış, Müftü Efendi keçi çalmış."yalan dolan. Zaten bir sürü aleyhte söyleyen insan var.

Nasıl olacaksın sen?

"Ben Müslümanlığı temsil eden,göz önünde, üstüne projektörler tutulmuş bir insanım. Sözüme, hareketime dikkat etmem lazım." diyeceksin. Her işin güzel olacak. Her sözün güzel olacak. Her davranışın tatlı olacak. Herkes de sende İslâm'ı görecek:"İslâm ne kadar güzel bir din. Bende Müslüman olayım." diyecek.

Bizim arkadaşlardan birisi ben fakültedeyken televizyonda konuşmuş. Albayda konuşmasını beğenmiş:"Bak işte hoca dediğin böyle olur. Konuştuğu zaman böyle konuşmalı. Şunun hatırına bu Ramazan'da oruç tutacağım." demiş. İnsan hatırına oruç tutulmaz,Allah rızası için tutulur.

O adamın hatırına ne oruç tutuyorsun? Ama olsun. Bizim kardeşimiz İslâm'ı,Müslümanlığı sevdirmiş. Ve onun için adam namaza başlıyor, oruca başlıyor. Güzel,iyi bir şey. Böyle olacaksınız.Yakışmaz başka şey bu dine.

Ne yakışır? Cömertlik yakışır. Güzel huy yakışır.

Cömert oldunuzmu ne olur? Ona buna hediye verirsiniz.İkramda bulunursunuz. Evinize misafir alırsınız. Misafirperver olursunuz. Başkasının malına göz dikmezsiniz. Buralardan sevilirsiniz. Herkes hayran kalır.

Bu sevgiyi niçin toplamaya çalışıyorsunuz? "Ben İslâm'ın reklamcısıyım. İslâm'ı ben temsil ediyorum." diye,onun için yapıyorsunuz. Allah rızası için; "Müslümanlığı görsün, sevsin." diye yapıyorsunuz.

Elâfe-zeyyinû dîneküm bi-himâ. PeygamberEfendimiz buyuruyor ki; "Elâ, Dikkat edin!Uyanık olun! Uyanın!" Benim sözüme kulak verin demek. Elâ, edât-ı tembihtir, mütenebbih olur. "Size tembih ediyorum." demek. "Elâ fe-zeyyinû dîneküm, Dininizi ziynetlendiriniz.Bihimâ, Bu iki güzel huyla."

Nedir?

Birisi cömertlik, biriside güzel huy,yani geçimlilik demektir.

Güzel huylu insan ne demek? Yumuşak, geçimli demektir. Cömert olacaksınız, bir. Güzel huylu olacaksınız, iki.

Bir hadîs-i şerif söyledim. Onu okuyabildim. Ama çok bence mühimdir. İşin özüdür. Elhamdülillah! Müslümanız. Çok büyük nimettir. Müslümanlığımızın kıymetini bilelim. Müslüman olmanın bize yüklediği sorumluluk var. Tarihi sorumluluklar var. Bu vazifeler var. Bunları yapmadığımız zaman bizde zarar görürüz, müslümanlarda zarar görür. Dünyada çok düşmanımız var. Çok uyanık olmamız,çalışmamız lazım.

Onun için Müslüman olarak vazifelerimiz nedir? Bunları bilin.

Ben kardeşiniz kitaplar yazdım. "Yeni dönemde yeni görevlerimiz, vazifelerimiz." diye yapmamız gereken şeyleri makalelerde yazdım. Bazı kardeşlerimiz evlerinin duvarlarına asmışlar. Okuyun,gelin,konuşalım. Eksiğimiz varsa söyleyin. Fazlası varsa dinleyin.

Yapmanız gereken vazifeler var. Vazifelerinizi bilin, müslüman olarak vazifelerinizi yapın. İslâm'ın kıymetini bilin. İyi müslüman olun. Dininizi şu iki güzel sıfatla,güzel vasıfla süsleyin. Dininiz daha güzel olsun.

Neyle?

Cömertlikle, bir. Güzel huylulukla, iki. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri: "Bu iki şeye dikkat edin!" diyor.

Allahu Teâlâhazretleri bizi müslüman olarak dünyaya getirdi. Müslüman olarak yaşıyoruz. Müslüman olarak imân-ı kâmil ile ahirete göçmeye muvaffak eylesin. Sevdiği kul olarak yaşayıp huzuruna sevdiği kul olarak varmayı nasip eylesin. Cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. Habîb-iEdîbi'ne bizleri komşu eylesin. İki cihanın saadetine nâil eylesin.

Fâtiha-i şerîfe mea'l-Besmele…

Sayfa Başı