M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Günlük Yaşantımızın Hayatımızın Planı Olacak

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Geceleyin Allah celle celaluh göğün kapılarını açtırırmış. Kullarına seslenirmiş hadîs-i şerîflerde bize bildirildiğine göre. "Yok mu benden afv u mağfiret isteyen? Haydi istesin, affedeceğim. Yok mu benden bir isteği, dileği, talebi olan? Haydi istesin, vereceğim." buyururmuş Allah.

Ne vakte kadar? İmsak kesilinceye kadar böyle seslenirmiş Mevlâ kullarına. Uyuyan geçiriyor vakti; kalkıp ibadet eden, isteyen Allah'ın lütfuna ikramlarına mazhar oluyor.

İzâ kâme minelleyli. Sizden biriniz geceleyin uykusunu bölüp ibadete kalkarsa,

Festağcebel kur'ane alâ lisânihi Kur'an okumak diline dolanırsa, zor gelirse, ağır gelirse. Neden? Nefsinden, uykusu var, kafasını toparlayamadı. Okuyamıyor tam, dalıyor gidiyor vesaire. Tam okuyamıyor. Böyle zorlanırsa, Kur'an okumak, namaz kılmak zoruna giderse.

Hadi kalksın gitsin

Yatağına uzansın uyusun.

Böyle yarım yamalak, uykulu, şuursuz, anlamadan, keyfine, zevkine varmadan olmaz. Dinlen öyle kalk. İbadetin keyifli olması lazım. Zevkli olması lazım, tatlı olması lazım, ballı kaymaklı olması lazım. Bu ne yapıyor? Semiallahü limen hamide diyemiyor, dalıyor. Toparlıyor, kaçıncı rekatta idi bilmiyor. Hadi git yatağına, yat dinlen. Yani böyle ibadet olmaz, ibadet zevkli olur. Şevkli olur, istekli olur. Dinlenmişken olur.

Onun için ne yapmak lazım? "Gece ibadetini kaçırmak istemiyordum hocam." Tamam da akşam erken yat, televizyon seyretme erken yat. Yatsıdan sonra hemen uyu. Dinlenmiş olarak kalk.

Cami sallanıyordu, dalgalanıyordu. Neden? Uyku uyumadık. Uyku olmayınca, dinlemeyince tadı olmuyor. Adam dinlenecek, dinlenme zamanında dinlenecek. İbadet zamanında da ibadet yaparken yağlı, ballı, tatlı, hoş bir ibadet edecek.

Adam kaldırmış elini diyor ki: "Yâ Rabbi, dün geceki haller hürmetine bana şöyle nasip et, böyle nasip et." Ne oldu dün gece, hayrola? Kim bilir tesbih çekerken ne tatlı şeyler ile karşılaştı. Geceleyin herkes uyumuş. İş; gösteriş, bahis meselesi değil. Riyâ yok, şöhret afeti yok. Kimse beni görecek diye utanma yok, çekinme yok, sıkılma yok. odanda kalkmışsın Allahu ekber uykun alınmış, gözlerin pırıl pırıl dinlenmişsin. Zihnin berrak.

Zevkine varıyorsun; Allahuekber dediğin zaman, Sübhanallah dediğin zaman, rükuya vardığın zaman. İbadet böyle tatlı olacak. Dinlenmiş olacaksın, uykun varsa uyu. Dinlen, ondan sonra yap ibadeti demek bu. Dinimiz böyle; zorlukla, meşakkatli değil, tatlı olacak her şey. Tabii bunun için de dirayetli olacak. Plan uygulayacağız, günlük yaşantımızın hayatımızın planı olacak.

Neye göre ayarlanacak plan?

Bir kere genel beş vakte göre ayarlanacak. O namaz vakitlerine randevu, çalışma, vesaire koymayacaksın mümkün olduğunca. Öğlen ezanı okundu mu camiye geleceksin. İkindi namazı okundu mu camiye geleceğim. Tatlı tatlı, huzurlu huzurlu tesbihlerden çalmadan rükudan, secdeden kırpıştırmadan namazı kılacağım. Akşamı kılacağım, yatsıyı kılacağım, sabahleyin gezeceğim ferah ferah. Oturacağım sabah namazımı kılacağım. Hatmi dinleyeceğim, Evrâd-ı Şerîf'i okuyacağım. Güneş doğacak ben işrak vaktine yetişeceğim. İşrak namazı kılacağım ki bir hac, umre sevabı alacağım. Tadını çıkartacağım. Bu programda bir kere ana noktalar bunlar.

Ondan sonra; işrak namazından sonra, öğleye kadar şu kadar boşluk var. Öğlen ile ikindi arasında şu kadar boşluk var. İkindi ile akşam arasında şu kadar boşluk var. Oraları nasıl istersen doldur. Ama ibadetleri mutlaka yapma esasına göre yap. İbadetleri çiğneyip geçme, atlatma yapmama esasına göre program yaparsa bir insan yazık eder, yanlış iş yapmış olur. Şimdi umumiyetle hayatımızın programları ibadetleri çiğneme esasına göre öğütme esasına göre, canına okuma esasına göre.

Öğleyin camiye gelemez, ikindi gelemez, akşam gelemez, yatsı gelemez. Neden ?

Şu işi varmış. Bu memuriyeti varmış vesaire. Ayarlasaydın.

Senin ilk vazifen Allah'a güzel kulluk etmek. Camiye geliyor, aklı işte. Pabucunu kaptığı gibi kaçıyor, duasını etmiyor vesaire. Bunlar yanlış planlamalar. İbadetlere göre planlayacağız.

Gecemizi nasıl planlayacağız?

Hemen dinlenip bu güzel vakitleri kaçırmama esasına göre planlayacağız. Yatsıdan sonra gevezelik yok. Vakit harcamak yok. "Hocam işte televizyonda filanca programı seyredeyim de Muhammet Ali'nin boks maçını seyredeyim de Alimallah sabah namazını bile kaçırırsın. Onu seyredeyim dersin, uykun gelir. Sabahleyin çalar saat başında. Bir bakarsın ona. Ondan sonra uyur kalırsın, neden? Geç yattın kalkamadın.

Üçüncü hadisi şerif.

Cabir radıyallahu anhden rivayet edilmiş bu hadîs-i şerîf.

Ne diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri?

Sizden biriniz namaz kılmak için geceleyin uykusundan kalkarsa. Gece ibadeti sevap dedik. Gene o konuyla ilgili bir hadis geldi. Geceleyin kalktı. Bilin bakalım ne yapacak?

Fel yestek diyor Peygamber Efendimiz.

Ne demek? Dişlerini temizlesin, misvaklasın demek.

Ağzı tertemiz olacak. Bu ne zaman söylenmiş? 1400 yıl önce söylenmiş. Diş macunu yok, diş fırçası yok. Kimsenin temizlikten haberi yok. Temizliğin büyüklerinden haberi yok ki böyle küçüklerinden, ağzı temizlemekten haberi olsun.

İslâm gelmiş, vücut temizliğini getirmiş. Günde beş defa eli, ayağı, yüzü yıkamayı getirmiş. Ağzı, burnu temizlemeyi getirmiş. Gusül abdestini getirmiş. Koltuk altı, kasık kıllarını kazımayı getirmiş. Her türlü temizliği getirmiştir. Pislik yok, koku yok, çirkinlik yok.

Ne zaman, nerede?

Çölde. Medeniyetin, suyun, imkanların çok az olduğu yerde Resûlullah Efendimiz gelmiş. İki cihan güneşi. Temizliğin her çeşidini getirmiş. Nasıl olacak? Ağzı pırıl pırıl olacak. Ağzı kokmayacak, dişleri sarı olmayacak. İnci tanesi gibi olacak, mis gibi kokacak ağzı. Çirkin kokmayacak.

Bazen belki rastlamışsınızdır. Birisi geliyor sizinle konuşmaya. Başınızı bu tarafa çevirmek istiyorsunuz, neden? Ağzı müthiş çirkin kokuyor. Ya sigaradan çirkin kokuyor ya da ağzı kokuyor işte ne bileyim. Çirkin kokuyor, yanında durmak istemezsiniz. Ya da taharetlenmiyor, vesaire yapmıyor başka yerlerinden başka çirkin kokular geliyor.

İslâm böyle değil, ağzı bile pırıl pırıl olacak. "Sizden biriniz geceleyin namaz kılmaya kalktığı zaman misvak kullansın." Efendimiz izahını yapıyor. Çünkü sizden biriniz namazında Kur'an okumaya, kıraate başladığı zaman, teheccüd namazına durdu, başladı okumaya.

Vadaha melekün fahu ala fi hi. Geceleyin teheccüde kalkan kişinin, Kur'an okuyan kişinin bir melek ağzını ağzına koyar.

La vela yahrucu min fiyhi şehrun illa dehale ve men melekin. Kendi ağzından Kur'an kıraati olarak ne telaffuz ne kelime çıkarsa meleğin ağzına gider hepsi. Yani ne demek?

Melek ağız pis olursa, kokulu olursa rahatsız olacak. Meleği taciz etme, ondan çok hayırlar olacak. Sen Kur'an okudukça o melek sana hayran, o bakımdan temiz olacak.

Efendimiz'in yanında misvakı dururdu. Yattığı yerde, yatağının yanında misvakı dururdu. Kalktı mı uykudan biraz uyandım hemen misvaklanırdı. Ve bakıyoruz şimdi Arabistan'a gittiğimiz zaman misvak çok yaygın. Hepsinin cebinde misvakı var, elinde misvakı var. Birbirlerine misvak ikram ediyorlar "Buyur". İşte sünnet bu.

Filanca dergaha gidiliyormuş, gelenlere sigara ikram ediyorlarmış. Ama sigara hem sıhhate zararlı hem ağızda pis koku meydana getiriyor. Yapacaksan misvak ikram et. Buyur herkes ağzını temizlesin.

Misvakın içinde ağzın mikroplarını öldüren maddeler var. Çürümeyi engelleyen maddeler var. Diş eti hastalıklarını engelleyen antiseptik maddeler var, diyor alimler. Diş tabipleri böyle söylüyorlar. O bakımdan misvaklanacak.

Ve ben Suud'da gittiğim yerde misvak kullanan insanlara bakıyorum. Dişleri harika, pırıl pırıl. Bizim dişlerimize bakıyorum, öyle değil. "Hocam biz Türkiye'de diş macunu kullansak olur mu?" Diş macununu çok az kullanmak lazımmış,doktorlar. Hiçbirisi standartlara uygun yapılmıyor, diye diş tabipleri odasının toplantısı yapılmış. İlmî konuşmalar yapılmış.

Diş macununun standartları, kanunun istediği şartları uygun olmadığı ve dişleri bozduğu, tahrip ettiği konuşulmuş. Kullanılmamalı veya kullanılacaksa mercimek kadar üstüne azıcık konulmalı, diye tavsiye edilmiş, misvaklanılsın.

Tabii asıl ne olması lazım?

Mesela karbonat çok güzel. Beyaz bir tuz gibi bir toz var ya karbonat diyoruz. Mideye gitse de insanın midesinin asidini söndürür. Orasına da faydalı. Karbonata batırıp da dişi fırçalamak daha iyi. Hem ucuz. Bir de her zaman söylediğim gibi televizyonda bir sıktırtıyor dalgalı diş macununu, o kadar çok olmayacak zaten. Mercimek kadar, diyor. Dişlere, sağlığa zararlı maddeler var içinde, diyor.

Onun için kolay tarafını söyleyelim biz. Tuz veya karbonata banarsınız fırçanızı. Fırçanızın domuz kılı olmamasına da dikkat edin. Domuz kılı oluyor, sert diye Çin'den domuz kılı getiriyorlar. Diş fırçalarını domuz kılı ile yapıyorlar Avrupalılar. Bizimkiler de oradan alıyor dikkat edin yani. Kıl olmasın çünkü o hayvan kılı oluyor. Sentetik olsun, yani kimyasal şekilde yapılmış olsun. Tabii kıldan olursa kılın içinde bir damar varmış, o damarın içine mikroplar girip yerleştiği için kıl fırça yaygın kanaatin aksine zararlıymış. Sentetik şeylerle dişlerinizi fırçalarsanız fırçalayın. Ya da misvak kullanın. Efendimiz misvakı çok kullanırdı.

Bir adam; bir toplantıda oturduğu yerden kalkar, bir yere giderse. Abdest alacak oluyor, lavaboya gitmesi gerekiyor. Elini yıkaması gerekiyor, kalktı salondan gitti geldi.

Sümme raceaa. Sonra geri dönerse yerine

Fe hüve ehakku bihi. O yere oturmaya o herkesten daha fazla layıktır. Onun yeriydi çünkü gitti, işi vardı, tamamladı işini, geldi demek oluyor.

Suud'da, Hicaz'a gittiğimiz zaman falan görüyoruz. Takkesini çıkartıyor, oraya bırakıyor veya misvakını bırakıyor gidiyor. Bir şey içecek, su, zemzem içecek veya bir şey yapacak, gelecek. Herkes de biliyor ki "Tamam, orası onun yeridir." Efendimiz böyle buyurmuş. Adaletli, kendi yerini kaybetmiyor

Kişi namaza kalkarsa namazda gözlerini yummasın. Hadîs-i şerîfte böyle buyuruyor Efendimiz. Allahuekber dedi, namaza durdu, gözleri yumulu olmasın. Gözleri kapalı olmasın, yasaklamış Efendimiz.

Hatırlıyorum bizim fakülteden profesör bazı kimseler vardı. Namazda gözünü kapatırdı, olmaz. Neden olmaz? Gözünü kapattın mı hayallere dalarsın. Gözünün önüne bazı hayaller gelir. Halbuki sen namazda Allah'ın huzurundasın. Mekandan münezzeh, ve leyse ke mislihi şey ün, emsali olmayan, hiçbir şeyin kendisine benzemediği Allahu Teâlâ hazretlerinin huzurundasın.

Eğer illa bir şey düşünmek istiyorsan Kabe-i Müşerrefe'yi karşında görüyor gibi düşünürsün. Şimdi ben tam Kabe'nin karşısındayım. Altınoluğu görüyorum, Allahu ekber. Kabe'yi karşında düşünebilirsin ama göz kapamak olmaz. Allah'ın huzurunda olduğunu bileceksin, gözün açık olacak. Şuurlu olacaksın, kendini salıvermeyeceksin. Ciddi olacaksın, namazda göz kapatmak mekruhtur. Doğru değildir.

Sayfa Başı