M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (208)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Soru: Tarikatın ne olduğunu açıklar mısınız ?

Cevap: Muhterem kardeşlerim, Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'ân-ı Kerîm'inde buyuruyor ki:

Başka âyet-i kerîmeler de var.

diye ayeti kerime de var. Bizim vücudumuz var. Elimiz, ayağımız, gözümüz, kulağımız, etimiz, kemiğimiz, sinirimiz. Dış yapımız var, bir de ruhumuz var. Biliyoruz ki ruh ebedîdir, yani ölmez. İnsanın ruhu biliyoruz. Bilmiyoruz, ama olduğunu biliyoruz. Çünkü ruhun ne olduğunu bilmek kolay bir şey değil.

Bir de nefsi var insanın. Nefs-i emmâresi var. Nefs-i emmâre nedir? İnsanın içinde, insanın nefsi, insana kötü şeyleri emreden bir latife, bir varlık, ruh gibi tarifi zor olan bir şey.

İnsanın nefs-i emmâresi insana günahlı şeyleri emreder. Yani zevk-ü sefayı, nefsaniyeyi şehvetine tekdir eder. "Bunu yap, şunu yap." diye böyle olmadık şeyleri ister. İnsan nefsinin heva ve hevesâtına uyarsa şehevât-ı nefsanesine uyarsa helak olur. Günahlara dalar, dünyası âhireti mahvolur. Dünyada hapisleri, zindanları boylar. Parası pulu gider, rezil rüsva olur. Âhirette de cehenneme girer yanar, azap çeker. Mü'min olsa bile.

Bu nefsi ne yapmak lazım?

Terbiye etmek lazım. Islah etmek lazım, yola getirmek lazım. Buna ne deniliyor?

Teskiye-i nefs. Nefsi temizlemek deniliyor. Pis huylarını ondan almak, ona güzel huyları öğretip iyi bir nefis, nefs-i mutmainne haline getirin, diyor.

Nefs-i mutmainne nedir?

Olgun, durgun, vakarlı, ölçülü, dengeli, kötülükleri emretmeyen, ibadeti isteyerek yapan nefis. Allah yolunda isteyerek çalışan nefis demek. Mesela sen geceleyin teheccüd namazına kalkmaya zorlanıyorsun ama mü'min-i kâmil geceleyin teheccüd namazına kalkmakta öyle zevk alıyor ki; zevkle kalkıyor, zevkle namaz kılıyor. Orucu zevkle tutuyor, hayır ve hasenâtı zevkle yapıyor. Allah yolunda malını zevkle veriyor. Allah yolunda canını zevkle veriyor.

Bu neden oluyor? Nefsi terbiye olduğu için oluyor. Terbiye etmek, nefsi tezkiye etmek. Tezkiye eden felah bulur. Nefsini terbiye etmeyen, tezkiye etmeyen, kötü huylarını nefsinde bırakan, o kötü huylarına tâbi olan da helak olur. Çok ceza çeker, dünyada âhirette hüsranda olur diye âyet-i kerîme bildiriyor.

Bu nefsi terbiye etmek gerektiği için çalışma yapmak lazım.

Hangi yollarla bir nefis terbiye olur?

Yabani bir atı terbiye etmek için stadlarda terbiye ediyorlar. Kalabalığa karşı ne yapacak, nasıl yön verecek, nasıl kalabalığı ittirecek arkası ile, falan bu bir terbiye. Köpekleri terbiye ediyorlar. Köpek nasıl terbiye olur? "Gel" deyince gelecek, "git" deyince gidecek.

Bir arkadaş anlatıyor. Köpeği varmış, eğitimli polisler satın aldı, terbiyeli köpek. Eve memur gelmiş; su saatine, elektrik saatine bakacak, imzayı atacak, Eve doğru "Hello!" diye bağırarak gelmiş. Köpek orada, köpek de yanında o da köpekle yürümüş. Seslenmiş. Evde kimse yok. Arkadaşı evde değil. Arazi geniş. Evde kimse olmayınca içeriye bakmış. İçerde alet edevat var, köpek tin tin yanında. Kocaman köpek, bir şey yapmıyor, tin tin adamla beraber gitmişler.

Adam kimse yok, kendi bir aleti almış para edecek bir aleti götürecek. Çalacak aleti. Almış giderken köpek bir yakalamış kolunu. Hırsızlık anında yakalamış. Neden? Terbiyeli köpek, polis köpeği. Adam çekmek istedi mi dişini sıkıyormuş, hareket etmediği zaman gevşetiyormuş. "Gevşetince herhalde bırakacak." derken çekmek istediği zaman gene sıkıyormuş, bırakmıyormuş hayvan. Yani öldürmüyor da bırakmıyor da. Öyle tutuyor. Acımasın diye gevşetiyor ağzını, ama elini çekmek istediği zaman dişleriyle sıkıyor. Acıtıyor, "Kıpırdama." diyor yani. "Kıpırdama, ezer yutarım. Elini ağzımdan çekme." diyor. Öyle bekletmiş o adamı. Elinle çaldığı parça, öyle beklettirmiş.

Ve sonra arkadaş geldiğinde adam kan ter içinde seni mahkemeye vereceğim mahkemede süründüreceğim bilmem ne. Başlamış bağırmaya arkadaşa. Arkadaşı demiş ki: "Yok, hiç boşuna çırpınma. Senin evin burasına gelmeye senin hakkın yoktu. Sen evde kimse yok diye buraya geldin, hırsızlık yapmaya kalktın. Köpek terbiyeli, seni yakaladı. Sen orada saate bakıp gidecektin. İçeriye gelmen senin kötülüğünü gösteriyor. Ben de seni hırsızlık yaptın diye şikayet edeceğim." deyince Orada sesini çıkartmamış bileğini ovuştura ovuştura gitmiş. Bir daha da o köpeğin olduğu yere gelmemiş

Ne demek istiyorum ?

Köpek bile terbiye oluyor. At terbiye oluyor, kuş terbiye oluyor. Eşref-i mahlukât olan insan terbiye olabilir mi? Olur. Nasıl olacak? Metodu var.

Metod nedir?

Tarikat. İnsanın insan-ı kâmil olmasının metoduna ne derler? Tarikat derler.

"Tarikat biraz kötü bir şey herhalde, herkes aleyhinde gazetelerde yazıyorlar falan." "Hu hu çeken, tesbih çeken adamlar; uzun sakallı, çatık kaşlı adamlar." dediler. Hayır, tarikat Yunus'u eğitendir. Tarikat Mevlana'yı eğiten metot.

Mevlânâ'yı seviyor musun Yunus'u beğeniyor musun?

Beğeniyorum. Neden? Çok ahlaklı, çok olgun bir insan. İşte onu olgun insan yapan metot. Bu tarikat nasıl olur? İnsan nasıl olur da insan-ı kâmil olur? Nasıl olur da kötü huylarını bırakır? Nasıl olur da nefsini ıslah eder, terbiye eder, tezkiye eder.

Bu bir ilimdir. İşte bu ilme tarikat ilmi derler, tasavvuf ilmi derler. Bu yoldan geçerse bir insan, nefsini terbiye ederse cennetlik olur. Nefsini terbiye etmezse dünya ve âhirette âyet-i kerîmenin bildirdiği gibi rezil rüsva olur. Bu terbiyeden bizim eski büyüklerimizin hepsi geçmiş. Yüzde doksanı geçmiştir. Tabii geçmeyen de ham kalmıştır.

Geçen Mevlâ'sını bulmuştur; erenlerden evliyâlardan olmuştur. Asırlarca nâmı hürmetle yâd edilmiştir. Sözleri baş tâcı edilmiştir. Sevgisi gönüllerde yer bulmuştur.

Allahu Teâlâ Hazretleri bizleri bu güzel terbiyeyi alanlardan eylesin. İnsan-ı kâmil olanlardan eylesin. Tam müttekî müslümanlardan, huşûlu müslümanlardan olmaya muvaffak eylesin.

Bi-hürmeti Habîbihi'l-Hüsnâ Muhammed'ini'l-Mustafâ. Ve bi-hürmeti esrârı sûreti'l-Fâtiha.

Sayfa Başı