M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (207)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Birisi benden meditasyon dersi almak istemişti. Biz de; "Onun İslâmî tarafı olmadığı için sana yardım etmem. Sana yardım etmek istesem bile edemem demiştim." dediğimi söylemiştim.

Soru:

"İslâm'da meditasyon var mı? Bu nasıl bir olay?" diye soruyor.

Cevap:

[Var] tabi, olmaz olur mu. İslâm'da meditasyonun adı murakaba.

Murakaba ne demek?

İnsanın kendi kendisini kontrol etmesi, kontrol altında tutması, teftiş etmesi. Size inşaallah Nakşî tarikatının adabını da anlatsın kardeşlerimiz, hoca kardeşlerimize söyleyelim.

Nakşî tarikatının 11 esası vardır. Abdülhâlik-i Gücdevânî hazretleri tarafından bunlar kısa cümleler halinde ifade edilmiştir.

Bunun birincisi nedir?

Hûş der-dem.

Hûş ne demek?

Şuur demek. Her nefes alırken şuurlu ve uyanık olmak. Pür dikkat olmak.

Ondan sonra, ikinci kaidesi nedir?

Nazar ber-kadem. Gözü ayağında, kademinde olmak. Bu iki mânaya gelebilir. Bir; insan maddeten gözüyle etrafa pek bakmamalı. Gözü ayağının ucunda olmalı, başı önünde eğik, edepli yürümeli. Bir genç kız gibi, utangaç bir insan gibi yürümeli. [Ama] bu kocaman adam, ihtiyar bir hacı efendi!

Niye pabucunun ucuna bakarak, böyle başı önde yürüyor?

Gözünü korumak için. Etrafa baktığın zaman gözüne haram şeyler takılabilir, günaha girebilir. Onun için başı önde eğik gidiyor. Bu mânaya gelebilir.

Bir de insanın mânevî yürüyüşüne dikkat etmesi mânasına gelir. Tasavvufa girdim, bu yola baş koydum, ayak koydum, gönül verdim, gidişim nasıl diye insan gidişine dikkat etmesidir.

"Kaç yıllık dermişim, dervişliğim ne alemde?" demesidir.

Sonra, üçüncü prensibi nedir?

Halvet der-encümen. Halkın içinde halvetteymiş gibi olmak. Mühim bir prensip. Bu da sıkı bir kontrol ister. Otokontrol diyoruz; insanın kendi kendisini hıfzetmesi, koruması. Sanki ibadethanede ibadet ediyor gibi; en civcivli, en hareketli, en günahlı yerde, tehlikeli yerde bile Müslümanlığını muhafaza etmek.

Böyle 11 tane prensip vardır, murakabeler vardır. Murakabelerden bir tanesini söyledim. Her an seni Allah'ın gördüğünü hatırında tutacaksın. "Allah şu anda seni görüyor, ne söylediğini biliyor, işitiyor, melekler bunu yazıyorlar…" diye dikkatli olmak lazım.

Bunlar çeşitli konsantrasyonlardır. Zihnini, aklını, iradesini, vicdanını, bilgisini, dikkatini yoğunlaştırmadır. İnsanın bunların hepsine riayet etmesi lazım.

2. Soru:

Siz burada, biz de sizin yanınızda iken şeytan bize tesir etmiyor. Diyor ki; "Mahmut Esad Coşan Hoca gitti mi siz görürsünüz…" diyor. Eyvah! Biz abdestli zikirli gezsek de bizi kandırıyor.

Ne yapmamız lazım? Resminizi mi taşıyalım, kalbimize mi şeklinizi nakşedelim? Bu konuda açıklama yapar mısınız?

2. Cevap:

Abdestli gezeceksiniz bir, zikri kalbiye devam edeceksiniz iki, her gün kendi kendinizi muhasebe edeceksiniz üç. Sabahleyin;

"Bugün ne yapacağım?" diye soracaksınız.

Akşamleyin; "Bugün ne yaptım, günüm nasıl geçti?" diye soracaksınız. Gönlünüze sahip olacaksınız. Gönlünüzün kapısında bekçi gibi duracaksınız. Aklımıza, gönlünüze başka, yabancı fikirler girmesin diye onları kapıdan kovmak için müteyakkız olacaksınız. İyi derviş olunca olur. İyi olmayınca, yarım olunca, kenardan sızıntılar oluyor.

Alet edevat tamir edenler bilir. Aleti tamamlarsınız, bakarsınız yine yağ sızdırıyor.

Neden?

Contasını iyi takmamışsınızdır, iyi sıkmamışsınızdır, bir şeyi vardır, o eksiklikten oluyor. Sıkıştırırsanız güzel olur. Her şey Allah'ın yardımıyla. Allah yardım etti mi olur.

İnsan haram lokma yerse vidalar sıkışmaz. Çek valfın içine kum kaçmış gibi olur. Yerli yerine oturmaz. Haram yediği zaman daima sızıntı olur. Haramdan ve günahtan şiddetle kaçınmak lazım.

4.Soru:

Konferans ve ders dinlerken, vaaz esnasında zikir yapılabilir mi?

4.Cevap:

Vaazın, konferansın konusu dini ise o zaten zikirdir. Pür dikkat onu dinlemek lazım. Mesela hutbe… Hutbe de zikirdir. Hutbede pür dikkat onu dinlemek lazım. Namazda hoca önde okuyor, arkadakinin pür dikkat onu dinlemesi lazım.

Pür dikkat ne demek?

Tam dikkatle demek. Tam dikkatle kendisi onu dinlemesi lazım. Zaten o da zikir.

5.Soru:

Birisi diyor ki; "Küfür günah, sövmek günah değil."

5.Cevap:

Hayır. Küfür sövmenin Arapçasıdır. Onun Türkçesi sövmektir. İkisi aynı kelimedir. Way İngilizcedir, Türkçesi 'yol'dur. Onun gibi bir şey bu. İkisi de sövmek. İkisi de günahtır.

Hatta kalp kırıcı söz söylemek bile günahtır. Ayrıca öyle edepsizce söz söylemek, küfür dediğimiz şey, sövmek dediğimiz şey müstehcen şeydir aslında, müstehcen bir laftır, çok büyük günahtır. Her ikisi de; sövmek de günahtır küfretmek de günahtır. Kalp kırmak da günahtır. Edebe riayet etmeden konuşmak da günahtır. Hepsi günahtır. Öyle günah değil diye bir şey yok.

Allah hepimizi imanı tam kullardan eylesin. Allah'a sevgisi, bağlılığı tam kullardan eylesin. İbadetleri angarya olarak değil, anaya babaya hizmet gibi severek yapan kullardan eylesin. Âşık-ı sâdık, Allah'ı seven kullar eylesin. Allah tarafından sevilen kullar eylesin. Her işimizi de sevimli eylesin, sevimli yapmayı nasip etsin. Her işimizde adaba riayet etmeyi nasip eylesin. Allah hepinizden razı olsun.

es-selamu aleyküm ve rahmetu'llahi ve berekatühü…

el-fâtiha…

Sayfa Başı