M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (182)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Soru: Evlenme niyeti olan bir erkekle bir kızın telefonda konuşmaları caiz midir?

Cevap: Caizdir. Telefonda değil, örtülü şeyli, şartlarına riayet şartıyla yüz yüze de konuşabilirler.

Soru: Öğle namazıyla yatsı namazının son sünnetlerinin dört rekata tamamlanması hakkında hadîs-i şerîfler var mıdır?

Cevap: Vardır. Riyâzü's-sâlihîn'de, Diyanet'in neşrettiği sahih kitaplarda da vardır. Sevabı çok fazladır.

Soru: Faizsiz bir müesseseye para yatırmak, onunla çalışmak caiz midir?

Cevap: Caizdir. Çünkü iş ortaklığı gibidir.

Soru: Yalan söylemek nerelerde caizdir?

Cevap: Arayı ıslah etmek için, karı-kocanın arasını bulmak için, harpte yalan söylemek caiz olduğuna dair hadîs-i şerîf vardır, mâlum.

Soru: Bir hocadan ders almadan kendi kendine bir takım kemalâtı elde edeceğini iddia eden bir kimseye ne demeli?

Cevap: Kendi kendine olmaz. Her şey bir ustayla bir mektepte yetişerek ve hizmet ederek ve çalışarak tahsil görerek olur.

Soru: Turizm organizasyonundan kazanç sağlamanın İslami yönden hükmü nedir? Orada bir çalışan varsa onun hükmü nedir?

Cevap: Bu normal bir şeydir ama haram bir şey satılmıyorsa. Mesela turistik bir lokantada içki satıyorsa, içki ikram ediyorsa o zaman haramdır. Yoksa normal bir müessesede, bir turistik otelde gelen müşteriye [servis yapmak,] orada çalışma vesaire bunlar normaldir.

Soru: İslam'da söz kesme ve nişanlanmanın hükmü nedir? Kişi bir müddet sonra böyle bir işe geçinceye kadar bu nişanlı durma ne olabilir?

Cevap: Bu bir örftür. Bizim memleketimizde nikahtan önce bir nişanlanma devresi oluyor. Örfümüzdür. Nikahtan önce örfe göre böyle bir durum olabilir. Mahremlik şartlarına riayet edilecek o esnada çünkü nikahlı değillerdir.

Soru: Kendisinde vurdumduymazlık böyle ilgisizlik olan bir kimse ne yapması lazım? Bir doktora gitmeli miyim?

Cevap: Zikirle meşgul olsun, Kur'ân-ı Kerîm'e çalışsın, ezberini arttırmaya çalışsın, inşallah Kur'ân-ı Kerîm şifa olur.

Soru: Akrabalarımızdan birisinin, bir amcanın faiz aldığını biliyoruz. Birisi fetva vermişte böyle yapıyormuş. Onun yanına gittiğimizde bize sunduğu yemeği yiyebilir miyiz? O yemek haram sınıfına girer mi?

Cevap: Tabii kazancın bir kısmı faizden bir kısmı başka yerlerden olabilir. Bunların hepsini de insan bilemez. Gittiği bir yerde biliyorsa haram lokmayı yemeyecek ama bilmiyorsa ev sahibinin misafire ikramı normaldir. Misafirde ev sahibinin ikramını alabilir. Haram olduğunu bilmiyorsa yer, biliyorsa bir mazeret söyler.

Soru: Bir yazınızda, "Türkiye'de cihad yoktur." buyurmuşsunuz. Bunu açıklar mısınız?

Cevap: Şimdi birisi, "Ben cihad ediyorum." dedi de yani, "Ben cihad ediyorum siz etmiyorsunuz." demeye getirdi. Halbuki cihad İslam için İslam düşmanlarına ve İslam'a karşı güçlere karşı ceht sarfetmek demek, çok geniş bir anlamlı bir şey. Sadece savaş demek değil. Mesela;

Efdalü'l-cihâdi kelimetü hakkın ınde sultânin câir. "En üstün cihad zalim bir başkana hak sözü söylemektir."

Bu da bir cihattır. Ailesinin geçindirmek için fakir bir insanın gidip çalışması da bu da fisebilillah bir cihattır diye hadîs-i şerîfler vardır. Yani cihad geniş bir şeydir. İnsanın nefsiyle çatışması, nefsini ıslah etmeye çalışması, onunla uğraşması bu da bir cihattır.

Şimdi bizi itham ettiler, "Siz cihad yapmıyorsunuz, pasifsiniz!" diye. Halbuki biz kardeşlerimizi hizmete gönderiyoruz, her yerde çalıştırıyoruz filan. "Kendimiz cihad ediyoruz." diye bir şey yaptılar. Biz de dedik ki; "Siz cihadı yanlış anlıyorsunuz. Cihad çok geniştir. Cihadın en güzelini erbâb-ı tasavvuf yapar, tarih boyunca da öyle olmuş. Şeyh Şamillerin, daha büyük evliyaullahın düşmanla savaşları ortada, nefisleriyle savaşları ortada, hayrât u hasenâtı ortada. Siz hangi savaşa girdiniz, siz de bizim gibisiniz. Yani savaş ediyoruz diyorsunuz ama nihayet siz de nihayet irşat ve tebliğ çalışması yapıyorsunuz fark yok." dedim, yanlışlarını dile getirdim. Nitekim onlardan birisi de, "Cihad sadece savaşmak değildir ki!" dedi, benim sözüme geldi. Verdiği bir makalede benim sözümü söylemiş oldu sonunda. Onu anlatmak istedim ben. Yani siz öyle bir şey diyorsunuz ama yanlış söylüyorsunuz demek istedim.

Soru: Nişan yaptıktan sonra düğünü biraz sonra yapacağız. Ben hemen dini nikah yapmak istiyorum. Bu tehlikeli midir değil midir?

Cevap: Tehlikesi şu oluyor. Dini nikahın kıymetini bilmiyorlar, onu laftan ibaret sanıyorlar ve şartlarına riayet etmiyorlar. Dini nikahları yapılmış, bozuşuyorlar kavga ediyorlar, kız ayrılıyor erkek ayrılıyor. Kızı bir başkası istiyor, bunun üzerinde nikahı varken gidiyor onunla evleniyor. Saçma sapan garip işler meydana geliyor. Yani dini nikah önemini bilen insanların bilerek şey yapması lazım.

Allah hepinizden razı olsun.

Sayfa Başı