M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (148)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Soru: Lafız olarak değil de cahilliğinden şeriate, İslâm'a muhalif olmak küfür müdür?

Cevap: Küfrün şakası yoktur. Tabi küfür olur; insan İslâm'a karşı oldu mu kafir olur, küfrün içine düşer. Hani yolda giderken önündeki çukuru görmüyor, lağıma batıyor ya. İşte öyle olur.

Ne yapalım? "Dikkat etmiyordu görmüyordu." derken kuyunun içine, lağım çukuruna gider.

Soru: Evliliğim konusunda görüşünüze ihtiyacım var. Görücü usulüyle nişanlandık. Dini nikahımız kıyıldı. Daha sonra çeşitli nedenlerle aileler arasına ve bizim aramıza soğukluk girdi. Ayrılma noktasına gelindi. Babam istemiyor. Kız tarafı olmasını istiyor. Kızın bazı hal ve hareketleri bizi soğuttu. Şimdi tavrı olumlu yönde değişti. Fakat ben kararsızım. Değerli görüşlerinizi beklerim.

Cevap: Sen evlisin kardeşim. Bu soruyu soran kardeşimiz evli.

"Dini nikahı yapmış." ne demek?

Evlenmiş.

Onun için yuvayı korumaya gayret edecek. Biz diyoruz ki "Bak önceden birbirinizi iyi tanıyın. Nişanlılık devresi olsun. Dini nikâhı yapıp da sonradan dini nikâhın şartlarına uymuyorsunuz günaha giriyorsunuz. Böyle yapmayın!"

Dini nikahı yapıyorlar. Ondan sonra "Soğukluk girdi, ailemiz istemedi!" filan bu kardeşimizin dediği gibi şeyler çıkıyor. Ama artık bunlar evli. Bunlar karı koca. Dini nikah işte bu.

Bunlara ne derler?

Nikâhlı gayrimedhûlün bihâ. Düğün olmamış, gerdek olmamış ama nikâhlı. Mehir bakımından problem, durum biraz değişik ama nikâhlı.

Soru: Bize verdiğiniz zikir derslerini kalbî zikir olarak yapabilir miyiz?

Cevap: Daha iyi olur. Yapabilirseniz hepsinde yapabilirsiniz. Kalbî zikrin sevabı yetmiş kat daha fazladır.

Soru: Bir genç kızın çeyizi nisab miktarını geçerse zekât ve kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap: Onlar ev ihtiyacındandır, dâhil değildir. Ama bizim Türkiye'de umumiyetle herkes, zekât verecek ve kurban kesecek duruma, zenginliğe sahip oluyor.

Soru: Her iki çocuğunda da, kendisinde de sara hastalığı olan bir hanım. Doktor tedavisinden başka ne yapabiliriz, diyor.

Cevap: Çörek otuna, çörek otuyla bal yemeye devam etsinler. Allah'ın izniyle şifa bulurlar.

Soru: Şeytanın Peygamber Efendimiz'in şeklinde görülmediğini hadîs-i şerîflerden biliyoruz. Mürşid-i kâmillerin suretine girebilir mi?

Cevap: Mürşid-i kâmillerin suretine de giremez. "Ben filancayım." deyip gelip kandıramaz. "Peygamberim" diye gelip kandıramaz. Öyle salahiyeti yok. Rüyada şaşırtma yapamaz.

Soru: Büyüye ve cine karşı okunacak dualar?

Cevap: Kulhuvallah, Kuleûzübirabbbilfelak, Kuleûzübirabbinnâs sureleri. Ve Âyete'l-Kürsî. Bir yerde Âyete'l-Kürsî okundu mu bir ay girmez; çok kıymetli. Âyete'l-Kürsî'yi okuyun.

Soru: Derslerimi yapmak istiyorum. -Yani zikirleri demek istiyor.- Ama yapamıyorum veya yaptığım zaman tamamını yapamıyorum.

Cevap: Yolda giderken, evine giderken arada yapsın. Demek ki oturup yapmakta zorlanıyor.

Soru: Yapamadığımız dersleri başka günlerde yapabilir miyiz?

Cevap: Yapamadığı zamanın hemen geçtiği en yakın zamanda yapacak. Dün gece yapamadı, sabah yapsın. Sabah yapamadı, akşam yapsın. Akşam yapamadı; "Gün geçti, gecikti." diye düşünmesin, yapsın.

Soru: Ders almak için ismimizi vermek şart mı?

Cevap: Hayır, bu zikirleri kabul edip yaparsanız dersli olmuş oluyorsunuz. Tabi biz isimleri adresleri toplamaya çalışıyoruz. Bilelim. Diyelim ki falanca yerde, Bolvadin'de kardeşimiz ders almış. "Adresini bilelim de gerekirse gideriz." diye toplamaya gayret ediyoruz. Öyle olursa iyi olur.

Soru: Çalıştığım yerde aldığım maaş geçimime yetmiyor, borcum var. Borcum biraz daha artıyor. İşimi seviyorum ama borçlarımı düşününce ne yapacağımı bilemiyorum.

Cevap: Borçlarını ödeyeceği bir iş bulmuşsa orada çalışır. Ondan sonra fırsat buldukça da İslâmî hizmetlere yardımcı olur.

Soru: Kolay ezber yapamıyorum, çabuk unutuyorum. Ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Çok tekrar etmeyi tavsiye ederim. Gençler biraz çabuk unutur. Akılları biraz yukarıda olduğundan, delikanlılık olduğundan çabuk unutur; onun çaresi çok okumaktır.

Bir Hocaefendi bir yerde hafızlık çalıştırıyormuş. Yetiştirdiği hafızları çelik gibi kuvvetli oluyormuş.

Ama şartı neymiş?

Her sayfayı iki yüz defa okutuyormuş. "Ya Allah" dese, "Allah Allah Allah" diye bayağı zaman tutar. Her sayfayı iki yüz defa okutuyormuş. Çelik gibi oluyor.

Demek ki zor, oyunu bozuyor. Hafıza zayıflığı filan kalmaz. Çok okursun; aklına bir defada girmiyorsa üçüncü seferde girer, beşinci seferde girer. Ondan sonra da hafızan kuvvetlenir. Daha çabuk almaya başlarsın. Hıfza çalışanlar bunu biliyorlar. İlk sayfaları zorla ezberlerler; ondan sonra açılırlar. Onun için hafıza gelişebilen bir şeydir. Çalıştıkça gelişir. Daha iyi ezberlemeye başlar.

Soru: Vesvese tarzında çeşitli sorularını yazmış. Zihnine takıldığını söylüyor, cevabını istiyor. Tabi uzun şeyler.

Cevap: İyi insanlarla arkadaşlık etsin. Müslüman mütedeyyin ablalarla görüşsün. Onlarla güzel hocaların yazdığı iyi kitapları okusun. İnşaallah aklını o kitaplardaki konulara versin. Kendi kafasına gelen şeylere değil de o kitaplara taksın, onları okusun. İnşaallah düzelir. İyi arkadaşlarla beraber ola ola o vesveseler azalacak, kalmayacak inşaallah.

Soru: Vesveseden kurtulmak için ne okumak gerek?

Cevap: Âyete'l-Kürsî, Fâtiha-ı Şerîfe, Kulhuvallah, Kuleûzübirabbilfelak, Kuleûzübirabbinnâs.

Cümlemize hayırlı helal kazançlar ihsan eylesin.

Allah hepinizden razı olsun.

el-Fâtiha.

Sayfa Başı