M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (76)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Soru: Bir kadının türkü söylemesinden zevk almak insanı küfre götürür mü?

Cevap: Hayır; küfre götürmek başka şeydir, günahlı bir şeyi yapmak başka bir şeydir. Kusur işlemiş, günah dinlemiş olur. Günaha girer. Tabi dinlememesi lazım ama ondan zevk almak küfre götürmüyor, günahlı bir iş yapmış oluyor.

Soru: Ticarette yapılan vadeli satışlarda vadede fiyat farkı olur mu? Bu hususta bazı sözler var.

Cevap: Bu hususta fıkıh alimlerine sorduğumuz zaman söyledikleri şudur ki vadeli satışlarda vade farkında paranın geç gelmesinden dolayı fiyatı yüksek söylemek mümkündür. Ama ilk mecliste pazarlık yapılırken;

"Kaç ayda ödeyeceksin?"

"Altı ayda ödeyeceğim." O zaman;

"Bu malı ben sana şu kadara satarım." diye pazarlık konuşması olmuş oluyor. Akit tamam olduktan sonra "Tamam, aldım sattım." dedikten sonra o fiyat artık değişmez. Altı ay sonra parasını ödeyemese "Bir sene sonra ödeyeceğim." dese yine o altı ay sonraki para olur. Pazarlık yapıp söz kesildikten sonra fiyat değişmez. Ama daha önceden;

"Parayı peşin mi ödeyeceksin, üç ay sonra mı ödeyeceksin, altı ay sonra mı ödeyeceksin?"

"Altı ay sonra ödeyeceğim. O zaman fiyatı şudur." demek caiz oluyor, dediler.

Soru: Bazıları "Sosyalizmin ilk uygulayıcısı Peygamber Efendimiz'dir." demişler.

Cevap: Peygamber Efendimiz İslâm'ın uygulayıcısıdır. Başka hiçbir sistem ondan kendisine pay çıkarmamalı. Sosyalizmde birtakım insanî gibi görünen prensipler varsa da insanî olmayan taraflar da vardır. İslâm'a yaklaşan tarafları varsa da tamamen zıt olan tarafları da vardır. Sosyalizm sosyalizmdir; başka bir şeydir. Müslümanlık daha başka bir sistemdir. O ona payanda, o ona destek olmaz. İnsan müslüman olursa müslüman olur. Sosyalist olup da müslüman olmak olmaz. Yani İslâm'ı benimsediği zaman sosyalizmin bazı prensiplerinden farklı olacağı muhakkak.

Soru: Peygamber Efendimiz'in mevlidi kutlanılıyor. Buradan bir insanın doğumunun kutlanabileceği anlamı çıkar mı? İslâmî bakımdan insanların doğum günleri kutlanabilir mi?

Cevap: Tabi salih kimseleri anmakta hayır vardır; "Bereket iner, rahmet iner." diye bildirilmiş. Büyük zâtların doğumu münasebetiyle hayatları anlatılıyor. Dualar ediliyor, hatimler indiriliyor. Başkalarına da ibret oluyor. "Bu mânasıyla faydalı oluyor." diye düşünebiliriz.

Soru: Sakallı cübbeli bir kimseyim. Güçlenmek için boksa gidiyorum. Caiz mi değil mi?

Cevap: Bir insan boksa, güreşe, karateye, tekvandoya diğer sporlara, neye isterse gidebilir. Ama İslâmî tesettüre riayet etmesi lazım. Spor yapması uygundur.

Soru: "Mü'minlere karşı gayet şefkatli, kâfirlere karşı gayet şiddetli olunuz." âyetini nasıl anlamalıyız?

Cevap: Öyle anlamalıyız; yani gayet basit. Kardeşimiz istiyor ki bunu size hatırlatalım. Mü'minler birbirlerine şefkatli olacaklar, kâfirlere karşı şiddetli, güçlü kuvvetli olacaklar.

Aralarında muhabbet olacak, bağlılık olacak, irtibat olacak, sevgi olacak, müşterek çalışacaklar. "Karşı tarafa destek vermeyecekler." demek istiyor. "Ondan bahsedilsin." istiyor ki bunu sormuş. Biliyor da neticede maksadı size mesaj ulaştırmak; öyle anlaşılıyor.

Soru: İslâm'dan uzak kardeşlerimiz var. Onlarla geçinemiyoruz, kavga ediyoruz. Nasıl davranalım?

Cevap: Yumuşak yumuşak, tatlı tatlı, kalbini kazanacak tarzda uygun olur. Şöyle deniliyor:

Üd'u ilâ sebîli Rabbike bi'l-hikmeti ve'l-mev'izati'l-haseneti ve câdilhüm bi'lleti hiye ahsen. İnne Rabbeke hüve a'lemü bi-men dalle an sebîlihî ve hüve a'lemü bi'l mühtedîn. "Rabbinin yoluna hikmet ile güzel güzel öğütler vererek çağır. Ve en güzel tarzda onlarla mücadele et."

Hakikati kaba saba tarzda değil, yumuşak yumuşak söyleyerek anlatmak gerekiyor.

Allah hepinizden razı olsun.

Sayfa Başı