M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (74)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Kişi sahura kalkmayıp gece yarısı yemek yiyip oruca niyet etse sakıncası olur mu? O oruç makbul müdür? Receb ayının tümü oruçlu geçirilir mi?

Üç soru sormuş.

Kişi sahura kalmasa, gece yarısı bir şeyler yiyip yatsa olur mu?

Olur. Sahura kalkmasa da olur. Sahura kalkmasa oruca zarar gelmez. "O oruç makbul müdür?" diyor ya; oruç oruçtur. Sahura kalkmadı, oruç ne oldu? Yine oruç oruçtur. Mahzuru yok. Ama sahura kalkmak sünnet.

Receb ayının tümü oruçlu geçirilebilir mi?

Peygamber Efendimiz Receb ayında çok oruç tutardı. Geçirilebilir, olabilir. Ne kadar çok [çok tutarsa] sevabı o kadar çok olur.

Şaban ayında Peygamber Efendimiz Şaban'ın nısfından sonra orucu pek tavsiye etmemiş; kullar Ramazan'a biraz hazırlansın, vücut beslensin diye Şaban'ın 15'inden sonra uygun görmemiş.

Hocam bazı kimseler üç ayları tutuyorlar.

Üç ayları tutmak diye bir şey yok. Yalnız, kefaret orucuna niyet ederse bir insan... Yani "Belki bir Ramazan'da farkına vararak varmayarak bir hata işlemişim de oruç kefâreti tutmam gerekiyordur. Bari şu Recep'te, Şaban'da tutayım." diye niyet ederse o iki ayı tutuyorlar. Yoksa Recep'te, Şaban'da, üç aylarda oruçlu geçirmek diye bir şey yok. Öyle bir şeyin aslı yok.

Ramazan ayında orucu su veya hurma gibi bir şeyle açıp akşam namazını kıldıktan sonra iftar yapsa olur mu?

Olur. Suyla, zeytinle, hurmayla orucu açtıktan sonra [namazını kılıp iftar yapsa] olur.

Haram içki içilen bir işyerinde namaz kılınır mı, burada çalışılır mı?

Tabii içkiyi imal etmek yasak, içmek yasak, taşımak yasak, sunmak yasak, sundurmak yasak, kaplarını kacağını taşımak yasak. O uygun olmuyor.

Ama bugün memleketimizde, mesela bu soru bana [şunu] hatırlattı: Erzurum'a gidiyorsun, Yozgat'ta Şefaatli'de otobüs duruyor. Namaz kılacaksın. "Şurada kıl." diyorlar. Kılıyorsun. Lokanta; o tarafta içki, bu tarafında namazgâh. Aslında haramla helal bir arada olmasa iyi olur ama zaruretler oluyor.

İnşaallah namazı oluyordur. Mümkünse dışarıda başka yerde kılmaya çalışması lazım.

Oğlumun adı İlker'dir. Bu İslâmî bir isim midir? Baba olarak ben bu adı koyduğumda bir sorumluluk olur mu?

İlk er. İlker normal bir [isim], kötü bir mânası yok. İslâmî değil ama zararlı bir [isim] değil. Nötr bir [isim]. Olabilir. Kendisinde bir sorumluluk yok. Er olmasını istiyor. Er olmasını istiyor. İnşaallah Allah yolunda mücahit er olur.

Oğlum her işini sol eliyle yapmaktadır. Zorlamama rağmen yemeyi ve içmeyi de sol eliyle yapıyor. Ne tavsiye edersiniz? Baba olarak ben ne yapayım?

Bu solaklık bir mecburiyetten oluyor. Zorlandığı zaman o zaman birtakım psikolojik [sorunlar] meydana geliyor. Yumuşaklıkla onu geçirmeye çalışsın. Geçiremediği zaman mazur oluyor. Yumuşaklıkla, öyle sertlikle değil.

Namaz kılarken veya kıldırırken rükû ve secdelerde "ve bi-hamdihî" sözünü eklemekte bir mahzur var mıdır?

Sübhanallah, sübhanallah, sübhanallah diyoruz. Sübhâne Rabbiye'l-azîm, Sübhâne Rabbiye'l-a'lâ diyoruz. Mahzur yoktur. Çünkü o da hadîs-i şerîflerde geçen bir [dua ifadesidir.]

Kuyumcu dükkânı açmak istiyorum. Cevaz var mı?

Altın üzerine, kuyumculuk üzerine yasak yoktur. Yasak işler yapmamak şartıyla olabilir, açabilir. Yani doğrudan doğruya ticareti veya imali yasak değildir.

Babam memlekette ticaretle uğraşıyor. Bu ticareti yaparken bankadan faizle kredi alıyor. Ben de burada onun parasıyla talebe olarak okuyorum, geçiniyorum. Bu durumda yediğim para haram olur mu? (Borçlarının yüzde 40'nı bankadan, yüzde 60'ını kendisi ödüyor.)

Bu çocuk kendisi tabii babasının parasıyla tahsil yapacak. Babasının helal parası inşaallah kendisine geliyordur.

Fatih Sultan Mehmed, Akşemseddin hazretleriyle yemek yiyormuş. Akşemseddin de "Aman evladım, haram yeme! Padişahların yedikleri haram olabilir. Haram yiyorsun. Haram yeme, dikkat et." diye Fatih'e nasihat edermiş. Onu sofraya oturtmuş, ikram ettikten sonra demiş ki;

"Hocam, sen de haram yedin."

"Niye?"

"E aynı sahandan yemek yedik, haram oldu."

Demiş ki;

"Yok, benim önümde helal tarafı vardı. Senin tarafında haram taraf vardı. Sen haram yedin, ben helal yedim."

Latife yollu ama hem nalına hem mıhına konuşuyorlar demek ki...

"Ha, öyle mi?" demiş; başka tarafa baktığı sırada sahanı 180 derece çevirmiş, ondan sonra birkaç lokma daha almasını gözledikten sonra;

"Tamam hoca, bu sefer yakalandın. Bu sefer haram lokmayı sen yedin."

"Niye?"

"E sen bakmazken ben sahanı bu tarafa çevirdim, senin önündeki helal kısım bana geldi, benim tarafım sana gitti."

"Yoo, öyle değil. Benim önümde helaller bitmişti, hudut harama gelmişti. Senin yanında haramlar bitmişti, helale gelmişti. Sen çevirdin, ben yine helal yedim, sen haram yedin." demiş.

Tabii bu latife, aslı var mı bilmiyoruz, biz bunu -Fatih'le Akşemseddin arasında[ki bir olay]- böyle [anlattık] da... Yani şunu demek istiyor olabilir: -Hakikaten böyle şakalaştılarsa- "Sen beytülmalden hakkın olan kadarını alabilirsin. Fazlasını israf edersen haram olur. Ama ben de vazifeli bir kimseyim, sana geleceğim, nasihat edeceğim. Benim ikram olarak, misafir olarak aldığım normal hakkımdır, bana helaldir. Dikkat etmezsen sana haram olur." demiş olabilir. O mânaya gelmiş olabilir diye düşünüyorum.

Allah kusurumuz varsa affetsin.

Dersi[mi] yaparken İhlâs sûresini kalpten okumakta zorluk çekiyor[um]. Dille okuyabilir mi[yim]?

Cevap:

Okur. Tabii dille de okuyabilir.

"Arsama müşteri bul, sat, sana 100 bin lira vereyim veya yüzde şu kadar vereyim." demek câiz midir?

Vazifelendiriyor. O da bir [aracılık] vazifesi yapıyor. Olabilir.

Hocam boşanmayı kız isterse yine erkeğin nısıf ödemesi gerekir mi? Ayrıca aileyi geçindiren kimsenin kazandığı parayı çocuklarına yedirmesinde sakınca var mı?

Kim kazanırsa kazansın kazanç helal olduktan sonra çocuklarına yedirir, bir şey değil. Yani onun bir mahzuru yok. Hanım kazanırsa çocuklar müşterek, hanımın kazancından yer. Bey kazanırsa beyinkinden yerler. Onun bir [mahzuru] yok. İlle "hanımın parası yenmez" diye bir şey yok. İlle "hanım parasından geçinmek" diye de bir şey yok.

Başörtülü kızların şu ortamda erkekler ile beraber okumaları câiz midir?

Bu soruyu soran kardeşime diyeceğim ki:

Bu kızlar sokağa çıkıyorlar mı?

Çıkıyorlar.

Çarşıya gidiyorlar mı?

Gidiyorlar.

Bakkala gidiyorlar mı?

Gidiyorlar.

Alış veriş yapıyorlar mı?

Yapıyorlar.

Mahzuru var mı?

Örtündükten sonra ticaret yasak değil, sokağa çıkmak yasak değil. Şartlarına riayet ettiği takdirde elbette tahsil de yapar.

Benim süt kardeşim ağabeyimle evlenebilir mi? Ben kızın annesinden emdim ama kız benim annemden emmedi.

Evlenebilir çünkü o kardeşlik ikisi arasındadır. Ötekisine sirayet etmez. Bir mahzur yoktur.

İşletme Fakültesi mezunuyum. Bir bankada çalışıyorum. Banka bana yetişme için bir çok imkân sağlıyor. Bir süre sonra bunları kullanmak istiyorum. Bankada öğreneceğim bilgiler ihracat-ithalat işlemleri ve serbest bölgeler üzerinde. Bu konuda çalışmam câiz midir? Aldığım maaştan tereddüt ettiğimden geçinmek için lüzumlu olan miktardan fazlasını dağıtmam câiz midir?

Bir işlem yapıyor. O yaptığı işlem normal bir işlem ise, yani faiz, haram olan bir işlemin bizzat kendisi değil de başka bir iş yapıyorsa, daktilo vesaire, şunu bunu, o zaman alın terini almış oluyor.

Bir kişi Peygamber Efendimiz'in lanet ettiği şeylerden birini yapsa bu kişi âhirette Resûlullah'ın şefaatinden mahrum kalır mı?

İnşaallah ömrünün sonuna doğru ıslah olur. Bir defa yaptığı şeye tevbe eder, bir daha yapmamaya azmeder. Allah kurtarır inşaallah.

Allah hepinizden razı olsun.

Fâtiha-i şerife.

Sayfa Başı