M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (60)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Soru: Memleketimizde insanlarımız Avrupa'da çalışabilmek için resmi nikâhlarını bozuyorlar. Avrupa'da oralı kadınlarla resmi nikâh yapıp ecnebi kadınlarla evleniyorlar. Böylece orada oturum almaya hak kazanıp çalışıyorlar. Sonrada izne gelip buradaki hanımlarıyla karılık kocalık vazifelerinde bulunuyorlar, resmi nikâhı bozma şahit huzurunda oluyor bunun hükmü nedir?

Cevap: Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Şakası olmayan bazı işler vardır. Şakası hiç yoktur. Şakası da ciddidir, ciddisi de ciddidir. Mesela köle azat etmek, kölenize "Seni azat ettim." dediniz; "Gel buraya ya, şaka yaptım azat eder miyim? Senden vazgeçemem, etmedim…" deseniz olmaz. "Azat ettim." dediniz mi azat olur.

"Şaka ettim…"

Bu işin şakası olmaz.

Sevgili kardeşlerim!

Bunun gibi ciddi işerden birisi de nikâhtır. Şahitler huzurunda; "Ben bu kadını boşadım." diyor. İtibar sözdedir, içteki niyeti [geçerli] değil o söz söylendi mi boşanma olur; tekrar nikâhlanmadan o kadın ona helal olmaz. Bu işin hükmü budur. Allahu alem…

Soru: Risale-i Halidiyye de; "Mürid, şeyhinin önünde musalla taşındaki cenaze gibi olmalı..." [sözünden ne anlamalıyız?]

Cevap: Musalla taşında değil de, yıkayıcının önündeki ölü gibi ne tarafa döndürürse o tarafa döner, yıkanır. Tam teslimiyeti böyle anlatmışlar. Şöyle olacak, böyle olacak diye bir sürü edepler yazılmış, fakat ortak bir anlayış, davranış olamıyor.

Mürid neleri şeyhiyle istişare etmelidir?

Mesela; "Memleketten ayrılırken veya girişinde izin almalı…" diye yazıyor. Mümkünse her şeyi sorar. Ama mümkün değilse rahatsız etmeyeyim diye mühim şeyleri sorar. Mümkünse her şeyi sorabilir; çünkü en yakınıdır, büyüğüdür, babası makamındadır.

Belki kendisine ihtiyacı vardır. Onun için "Gideyim mi efendim? diye izin alması uygun olur. İzin almadan kalkıp giderse, onun da ihtiyacı olursa, işler yüzüstü kalırsa olmaz. Vazifeyi bırakıyor, kalkıp gidiyor…

"Nereye gitti?"

"Valla bilmem! Bir hafta, on gün şu tarafa gitti, bu tarafa gitti…"

"Söylesene mübarek! Bir bağlantı kurmuşsun."

Amir, memur ilişkisinde bile, bir memur pattadak gelmemezlik yapmaz; dilekçe verir vs.

Sevgiden doğan bir şeyde her şey sorulur. Mühim şeyler olmazsa sormayabilir, zaten hükmü belli olan şeyi sormaya lüzum yok. Yani

"Hocam, Efendim! Ne dersiniz, müsaade ederseniz, annem, babamı ziyarete [girebilir miyim?]…" veyahut ne bileyim mesela;

"İçki içmeyeyim mi hocam?"

Zaten içki içmeyeceğin Kur'an'da yazılı bir şey, farz olan, belli olan şeyleri sormaya lüzum olmayabilir. Şöyle ciddi şeyleri sorarsa, hoca rahat eder; çünkü başı kalabalıktır.

Soru: Hadis kitabı olarak falanca kitap uygun mu? veya Sizin tercih ettiğiniz bir kitap var mı?

Cevap: Var. Çok beğendiğim bir kitap var.

Haydar Hatipoğlu'nun şerhli bir kitabı var. Fıkıh bilgisi olduğu için o hocaefendi güzel yazmış henüz alamadım ama ben beğendim.

İmam Tirmîzî'nin miydi? İbn Mâce'nin şerhi galiba güzel bir kitap…

İmam Buhari'nin şerhi biliyorsunuz 12 cilt ve fihristleriyle beraber Diyanet'te neşredildi. Riyâzü's-salihîn üç ciltlik, küçük fakat çok kıymetli bir kitap, o da güzel bir kitap…

Davutoğlu hocamız rahmetlinin İmam Müslim'in şerhi var. O da 12 cilt galiba. Ondan sonra Edirne müftüsü kardeşimiz, bizim fakülteden mezun adını hep [unuturum]. [Hüseyin Kayapınar] Onun Ebu Davud şerhi var Sıhah-i Sitte'den epeyce tercümeler yapıldı; okuyabilirsiniz.

Soru: Secdeye giderken pantolonu çekmek namazı bozar mı bozmaz mı?

Cevap: Bozmaz fakat mekruhtur. Çünkü amel-i kesîr sayılmaz. Amel-i kesîr, namazı bozar. Amel-i kesîrden aşağı oldu mu, çok iş sayılmayacak durumda oldu mu; bozmaz.

Namazda dar pantolon giyiyorlar. Yapışmasın, dizi yakmasın veya yırtılmasın diye pantolonu çekiyor, bol giymiyorlar çekmeğe mecbur oluyor; mekruhtur. Ama namazı bozmaz. Namazı bozacak kadar büyük mahsur değil. Amel-i kesîr namazı bozar, bu bozmaz. Yapılmasa, bol giyinse daha iyi.

Sayfa Başı