M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Ramazan Orucunun Mükafatı

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

el-Hamdülillahi rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ ve seyyidi'l-âlemîn Muhammedini'l-mustafâ ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'dîn. Emmâ ba'dü fe-kâle'n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem kemâ ruviye;

An ebî Hureyrete radıyallahu anh men enfeka zevceyni fî-sebîlillâhi nûdiye min ebvâbi'l-cenneti yâ abdellah hâzâ hayrun fe-men kâne min ehli's-salâti du'iye min bâbi's-salâti ve men kâne min ehli'l-cihâdi du'iye min bâbi'l-cihâdi ve men kâne min ehli's-sıyâmi du'iye min bâbi'r-reyyâni ve men kâne min ehli's-sadakati du'iye min bâbi's-sadakati. Kâle Ebû Bekrin radıyallahu anh bi-ebî ente ve ümmî yâ resûlallah mâ alâ men du'iye min tilke'l-ebvâbi min darûratin. Fe-hel yüd'â ehadün min tilke'l-ebvâbi küllihâ? Fe-kâle ne'am, ve ercû en tekûne minhüm. Müttefekun aleyh.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinden Ebû Hüreyre radıyallahu anh rivayet eylemiş ki, Peygamber Efendimiz söyle buyurmuş;

Men enfeka zevceyni fî-sebîlillâhi. "Kim Allah yolunda çift çift, kat kat infakta bulunursa, masraf yaparsa, Allah'ın rızasını kazanmak için sarfiyat yaparsa, para harcarsa..." Nûdiye min ebvâbi'l-cenneti. "Cennetin kapılarından kendisine seslenilir ki..." Yâ abdellah. "Ey Allah'ın mübarek, salih kulu!" Hâzâ hayrun. "Bu daha hayırlıdır, buyur bu kapıdan gel, bu daha hayırlıdır." denir.

Fe-men kâne min ehli's-salâti. "Namazcı bir müslüman ise, namazı çok kılan, namaz ehli, geceleri gündüzleri namaz kılan bir müslüman ise." Du'iye min bâbi's-salâti. "Gel mübarek cennete diye namaz kapısından cennete çağırılır."

Ve men kâne min ehli'l-cihâdi. "Bu mübarek savaş ve cihat ehlinden bir kimse ise." Du'iye min bâbi'l-cihâdi. "Cihat kapısından gel cennete gir diye kendisine seslenilir, çağrılır."

Ve men kâne min ehli's-sıyâmi. "Bu kişi oruç ehli ise, oruçlarını tutumuş bir kimse ise..." Farz ve diğer oruçları tutmuş bir kimse ise. Du'iye min bâbi'r-reyyâni. "Cennetin reyyan isimli kapısından çağrılır." Oruçluların gireceği kapı reyyan kapısıdır.

Ve men kâne min ehli's-sadakati. "Hayır, hasenât, sadaka, para veren bir kimse ise." Du'iye min bâbi's-sadakati. "O sadaka kapısından cennete buyur, gel buradan cennete gir diye davet olunur."

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu bilgileri verince, her insanın en temayüz ettiği ibadeti yerine o ibadeti yapanların kapısından cennete çağırılacağını söyleyince Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz dedi ki;

Bi-ebî ente ve ümmî yâ resûlallah. "Annem babam senin yoluna feda olsunlar ey Allah'ın Resûlü." Mâ alâ men du'iye min tilke'l-ebvâbi min darûretin. "Bu kapıların hepsinden çağrılan, mecburen çağrılan bir kimsenin ne yapması icap edecek? Fe-hel yüd'â ehadün min tilke'l-ebvâbi küllihâ? "Acaba bazı kullar bütün kapılardan, hepsinden birden çağrılır mı?" "Ey mübarek kul! 'Gel buradan cennete gir!' diye hepsinden çağrılma ihtimali var mıdır?" deyince, Fe-kâle ne'am. "Evet, düşündüğün böyle bir durum olabilir." Mümkün, olabilir. Ve ercû en tekûne minhüm. "Umuyorum ki sen öyle kimselerden birisi olacaksın."

Yani Ebû Bekr-i Sıddık radıyallahu anh Efendimiz cennetin bütün kapılarından; "Gel gir içeriye ey Allah'ın kulu!" diye seslenilen bir kimse olacak.

Allah şefaatine erdirsin.

Ebû Bekr-i sıddîk Efendimiz hayatında iken cennetle müjdelenmiş olan Aşere-i Mübeşşere'den mübarek bir kimse.

Tabii bu sözlerin altında yatan derin derin derin nice manalar vardır. Biz böyle kısaca geçiyoruz.

Ve an sehlibn-i sa'din radıyallahu anhu ani'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme inne fi'l-cenneti bâben yükâlü lehü'r-reyyânü yedhulü minhü's-sâimûne yevme'l-kıyameti lâ yedhulü minhü ehadün ğayruhüm yükâlü eyne's-sâimûne fe-yekûmûne minhü fe-izâ uğlika fe-lem yedhul minhü ehadün. Müttefekun aleyh.

Buhârî ve Müslim rahmetullahi aleyhimâ bu hadîs-i şerîfi beraberce rivayet etmişlerdir. Sıhhatli hadis-i şeriflerden. Hadîs-i şerîfi Sehl b. Sa'd es-Sâ'idî radıyallahu anh rivayet etmiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

İnne fi'l-cenneti bâben. "Cennette bir kapı vardır ki." Yükâlü lehü'r-reyyânü. "Bu kapıya er-Reyyân, Reyyan kapısı denir." Yedhulü minhü's-sâimûne yevme'l-kıyâmeti. "Kıyamet gününde, oruçlular bu kapıdan cennete girecek." Reyyan kapısından oruçlular girecek." Lâ yedhulü minhü ehadün ğayruhüm. "Oruçlulardan başkası bu kapıdan girmeyecek."

Yani oruç tutmadan cennetlik olan insan olabilir mi?

Olabilir mi, oluyor. Çünkü birisi Peygamber Efendimiz'e savaş esnasında geldi dedi ki;

"Yâ Resûlallah! Ben müslüman olmak istiyorum şimdi." Müslüman değil, daha İslâm'a girmemiş. "Müslüman olmak istiyorum. Müslüman olup sizin yanınızda savaşacağım. Ölürsem Cennete gider miyim?" dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz;

"Gidersin, evet cennete gidersin." buyurdu.

O da oturdu kenara, torbasını [açtı, hurma] çıkardı, biraz kuvvetleneyim diye ağzına hurma atmaya başladı. Hurma yiyecek, savaşta rahat hareket edecek diye kuvvetlenecek. Sonra hurmayı yerken aklına geldi, dedi ki;

"Ya ben cennete gideceğim, burada [oturmuş] hurma tıkıştırıyorum!.."

Hurma torbasını savurdu kenara attı, savaşa kalktı, çarpışmaya girdi, çarpışırken şehit oldu.

Yeni müslüman olmuştu [bu adam!] Ne namaz kıldı adamcağız, ne oruç tuttu, ne hacca gitti, ne zekât verdi. Bir tek bir şey yaptı; Allah yolunda cihada girdi, cihatta şehit oldu.

Şimdi bu hangi kapıdan girecek?

Cihad kapısından. Yani [oruç tutmadan da cennete giren] olabilir diye [anlattım bunu.] Her kapıdan çağrılan da olabilir çünkü bunların hepsini yapmışsa her kapıdan çağrılır, o zaman istediği kapıdan girer. İstediği kapıdan girer bir zarar yok ama bazısının giriş kapısı işte bu mübarek gibi bir tane.

Cennetin Reyyan kapısından da oruçlular girecek, mesela bu zât girmeyecek.

Neden?

O kapı oruçlulara mahsus.

Reyyan, revâ-yervî kökünden geliyor, "suya kanmak" demek.

Yükâlü eyne's-sâimûne. "Mahşer yerinde seslenecek melekler: Oruçlular nerede?"

Fe-yekûmûne. "Onun üzerine oruçlular kalabalığın içinden kalkacaklar." Allah'ın bildiği, takdir ettiği, yalan söylemek, aldatmak mümkün değil. Oruçlular kalkacaklar.

Lâ yedhulü minhü ehadün ğayruhüm. "Bu kapıdan oruçlular girecek başkası girmeyecek." Fe-izâ dehelû. "Oruçluların hepsi o kapıdan cennete geçtikten sonra." Uğlika. "Kapı kapanacak." Fe-lem yedhul minhu ehadün. "O kapıdan artık başka kimse cennete girmeyecek." [O kapı] oruçlular kapısıydı, kapandı.

İlginç!..

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi her kapıdan çağırılanlardan eylesin.

Ve an ebî sa'îdin radıyallahu anhu kâle kâle Resûlullahi sallallahu aleyhi ve sellem mâ min abdin yesûmü yevmen fî-sebîlillâhi illâ bâ'adellâhu bi-zâlike'l-yevmi vechehû ani'n-nâri seb'îne harîfen. Müttefekun aleyh.

Bu hadîs-i şerîfi de Buhârî ve Müslim [rahmetullahi aleyhimâ] beraberce rivayet etmişler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

Mâ min abdin yesûmü yevmen fî-sebîlillâhi. "Allah rızası için, Allah yolunda birgün bile oruç tutan bir kul…" İllâ bâ'adellâhu bi-zâlike'l-yevmi vechehû ani'n-nâri seb'îne harîfen. "O bir gün orucundan dolayı zâtını, yüzünü Allah cehennemden 70 bahar mevsimi kadar cehennemden uzaklaştırır." Yani harîf bahar demek ama bir bahardan bir bahara bir yıl geçtiği için yıl demek oluyor. Cenâb-ı Hak o kimsenin zâtını [cehennemden] 70 yıl uzaklaştırır.

Vecih aslında "yüz" demek. "Yüzünü 70 yıl uzaklaştırır." diyor ama yüzden murat, zikrü'l-cüz irâdetü'l-kül. "Sadece yüzünü zikrediyor, bütün zâtını kastediyor." O kişiyi Allah cehennemden 70 sene[lik] mesafe uzaklaştırır. Cehennemden uzaklaşmak çok çok güzel bir şey. Bir gün böyle oruç tutarsa bile...

Ve kısa bir hadîs-i şerîfle bitiriyoruz.

An ebî hureyrete radıyallahu anhu ani'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem kâle: men sâme râmazâne îmânen ve'htisâben ğufire lehû mâ tekaddeme min zenbihî.

Buhârî ve Müslim rahmetullahi aleyhimâ bu iki büyük hadis âlimi Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten beraber rivayet etmişler ki;

"Ramazan ayında Allah'a iman ile inanarak hesabını, sevabını Allah'tan umup bekleyerek, sırf Allah rızası için Ramazan ayını oruçlu geçiren, oruç tutan bir kimsenin Allahu Teâlâ hazretleri geçmiş günahlarının hepsini siler."

Sahih hadis, kuvvetli hadîs-i şerîf.

Bunu ilk günde de okumuştuk ama burada sırası geldiği için bir daha karşımıza geldi [tekrar] okuduk. Elhamdülillah bu müjdeyi bir daha görmüş oluyoruz. Allah geçmiş günahları affedecek.

Yanlız tekrar hatırlatıyorum Bazı kötülükler, çirkinlikler orucun sevabını siler, bereketini, hayrını yok eder.

Neydi onlar?

Yalan söylemek, laf taşımak, gıybet etmek, şehvetle haram olan kimseye bakmak gibi şey[ler]... Bunlar misaldir, buna benzer vesair kötülükler biliyorsunuz orucun sevabını kaçırıyor idi. Onun için oruç tutup da sevabı kaçanlardan olmayalım. Akşama çıkıp da, akşama kadar oruç tutup da akşama hava alanlardan, eli boş kalanlardan, bir sevap kazanamayanlardan olmayalım diye var gücümüzle bu noktaya dikkat etmemiz lazım. Çok önemli bu nokta yani gözümüzü, kulağımızı, dilimizi, elimizi, her âzâmızı her günahtan korumamız gerekiyor.

Çok yanlış bir kanaat ki oruç tutmak sadece yememek, içmemek sanılıyor. Değil. Oruç tutmak, "her türlü kötülükten uzak durmak" demek. Bunu böylece kafamıza yerleştirmeliyiz. Oruçlu insan her türlü kötülükten uzaklaşacak. Yemeyi içmeyi bırakıp da öteki kötülükleri bırakmazsa, devam ederse olmuyor. Olmadığını pek çok hadîs-i şerîflerden biliyoruz.

Allah hepinizden razı olsun. Hepinizi razı olduğu amelleri, ibadetleri yapmaya muvaffak eylesin. İbadetleri Cenâb-ı Hakk'ın rızasına uygun vech ile ifâ etmeyi Cenâb-ı hak cümlemize nasip eylesin. Tevfikini refik eylesin. Sonuç itibari ile sevdiği kul eylesin, günahlarımızı affeylesin, Cennetiyle cemaliyle cümlemizi müşerref eylesin.

Bi-hürmeti habîbihî Muhammedini'l-Mustafâ ve bi-hürmeti şehr-i ramazân el--mübarek ve bi-hürmeti esrâr-ı sûreti'l-Fâtiha…

Sayfa Başı