M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Âyet Tefsirleri

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

el-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ ve üsvetine'l-haseneti Muhammedini'l-Mustafâ

Emmâ ba'd:

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Muhterem kardeşlerim!

Her ölüm yaşayanlar için birer vaazdır. Her ölüm yaşayanlar için bir ibret kaynağıdır. Hz. Ömer radıyallahu anh evrakı mühürlediği yüzüğünün üstüne;

Kefâ bi'l-mevti vâizen yâ Ömer. "Ey Ömer! Ölüm sana vaiz olarak yeter!" yazdırmış.

Yazdığı mektubu, resmî evrakı; "Başka ne vaaz istiyorsun, ne nasihat istiyorsun, ölüm sana yeter!" mânasına onunla mühürlüyor. Her mühürlediği zaman da o yazıyı görüyor.

Kur'ân-ı Kerîm'de Cenâb-ı Hak çok âyet-i kerîmelerde açıklıyor.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Küllü nefsin zâikatü'l-mevti ve neblûküm bi'ş-şerri ve'l-hayri fitneten ve ileynâ turceûn.

Sadakallahul azim.

Herkesin bildiği ama unuttuğu, çok açık bir hakikat olmasına rağmen aklına çok az getirdiği bir hakikat ki her nefis ölümü tadacaktır!

Hayat sahibi, can sahibi herkes ölecek! Ölümden müstesna insan yok ve Cenâb-ı Hak hayatı boyunca insanları hayırlarla, şerlerle karşılaştırıp imtihan ediyor.

Ve neblûküm bi'ş-şerri ve'l-hayri fitneten. "İmtihan için Cenâb-ı Hak bazen hayırla karşılaştırıyor. Bakalım hayırla karşılaştığı zaman, zengin olduğu, rahat olduğu, nimete erdiği zaman bu kulum ne yapacak, diye öyle imtihan ediyor. Bazen de üzüntü ile, şer, zarar, hasar ile karşılaştırıp öyle imtihan ediyor."

Üzücü ayrılık hadisesinin bir imtihan olduğunu bu âyet-i kerîme hatırlatıyor. Sabrederse sabrederlerse Allah mükâfat verir.

Fe sabrun cemîl.

Allah güzel bir sabır nasip etsin.

Allah'ın takdiridir, mutlaka olacak bir olay. Hepimizin başına birer birer gelecek olan bir hadise, Allah sabredip ecr-i kesîr kazanmayı, çok sevap kazanmayı nasip etsin. Onlara ömr-ü tavîl, uzun ömürler ihsan eylesin.

Çünkü çok yaşamanın mü'mine çok faydaları vardır. Âmâl-i sâliha, ibadât ü tâat eyledikçe sevap kazanmaya devam eder. O bakımdan hepinize hayırlı, verimli, ibadetli, sevaplı, uzun ömürler dilerim. Mutlu bahtiyar, uzun ömürlerle yaşamanızı, İslâm'a çok güzel hizmetler eylemenizi tavsiye ederim, temenni ederim. Bunun esbabına sarılmanızı rica ederim. Vücudunuzu, ciğerinizi, kalbinizi, emanetlerinizi iyi korumanızı tavsiye ederim.

Kendinize iyi bakmanızı tavsiye ederim, çünkü bir mü'minin vefatı ile boşalan gediği doldurmak çok zordur. İslâm'ın surunda çok büyük gedik açılır. Hele mü'min; alim, fâzıl bir kimse ise yerinin doldurulması çok zor olur. O bakımdan vücutlarınıza ihtimam edin. Sağlıklarınıza, sıhhatlerinize dikkat edin. Kendinizi koruyun, doktorlara danışın, onların nasihatlerini dinleyin. Allah sizlere uzun ömür versin, bu uzun ömrü de rızasına uygun geçirmeyi nasip etsin. Arkanızda çok eserler bırakmayı, sevap kaynakları bırakmanızı nasip eylesin.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bildirmiştir ki;

"Vefat edince insanın defteri kapanır!"

Sevapları-günahları yazılan defterler kapatılır, çünkü ömrü bitti. Bir hadîs-i şerîfinde "Üç kişi müstesna!" diyor, başka hadîs-i şerîfler de var.

1.Arkasında sadaka-yı câriye bırakanın defteri kapanmaz.

Sadaka-yı câriye ne demek?

"Sevabı, istifadesi devam eden bir hayır eseri" demek.

Mesela çeşme bir sadaka-yı câriyedir. Çünkü suyu aktıkça suyundan içilir, alınır, faydalanılır, çeşmeyi yapan sevap kazanmaya devam eder. Câri, cereyan ediyor; sevap! Vefat eden mübarek kişi mektep yapmıştır, cami yapmıştır; onun içinde namaz kılındıkça ona sevap yazılmaya devam eder. Kitap yazmıştır, kitabı okundukça o vefat etmiş olan müellife sevap yazılmaya devam olunur. Talebe yetiştirmiştir, talebesi faaliyet gösterdikçe hocasına sevap yazılmaya devam eder. Kur'an öğretmiştir, Kur'an öğrettiği kimse Kur'an okudukça Kur'an'ı öğreten müteveffa, vefat etmiş kimseye, merhuma sevap yazılır durur.

2.Ev ilmün bihî. "İstifade edilen bir ilim kaynağı kitabı eseri bırakmışsa onun da sevabı devam eder."

Kitap okundukça müellife sevap yazılır. Talebe yetiştirmişse talebesi hoca olmuşsa o öğrettikçe onun hocasına sevap yazılır.

3.Ev veledün sâlihün yed'û lehû. "Geride merhuma dua edip duran salih bir evlâdı varsa o salih evlat dua ettikçe merhum sevap kazanır, sevaplar defterine yazılır."

Peygamber Efendimiz bildiriyor: Öyle acayip şey olacak ki kabre gömüldüğü zaman çok günahları olan bazı müteveffalar, vefat etmiş kimseler kabrinden günahsız kalkacaklar!

Hâlbuki günahlarla, günahlı olarak kabre gömülmüştür. Günahsız kalkacak, çünkü arkasından kendisine sevap gönderen kimseler sevapları göndermişler göndermişler; sevaplar kazanılmış; günahlar silinmiş silinmiş, günahsız kalkıyor!

Ve'l-ba'sü bâde'l-mevtü hakkun.

Kıyamet koptuğu zaman kabrinden günahsız kalkar!

Bunlardan çıkan sonuçların bazıları şöyledir:

Salih evlat yetiştirmeye çok dikkat etmeliyiz. Evlatlarımızın namazlı niyazlı, dualı, hayırlı insanlar olması için çok düşünmeli, çok çareler aramalı, çok yatırımlar yapmalıyız.

Muhterem kardeşlerim!

Kesenin ağzını açmalıyız. Allah rızası için para harcamalıyız. Hayırlı evlat yetiştirmek insanın hem dünya sermayesidir hem de âhiret sermayesidir. Dünya sermayesidir, çünkü ihtiyarlığında bakar. Âhiret sermayesidir, çünkü vefatından sonra sevap gönderir. Hayırlı evlat yetiştirmeye çok gayret edin!

Kardeşlerim!

Bir de hâl-i hayatınızda kendi öz malınız mülkünüzle hayır yapın! Hayır yapmaya koşun, hayır yapın da sizin caminiz olsun, sizin köprünüz, çeşmeniz olsun, sizin tesisiniz olsun da o hizmet gördükçe size sevap gelsin!

Muhterem kardeşlerim!

Bu da âhiret yatırımıdır.

Dünyada insanlar kârlı yerlere yatırım yapıyor. Hatta mü'min olduğu hâlde, faiz yemek doğru olmadığı hâlde bankanın vereceği yüzde 3, yüzde 5 faize tenezzül edip de parayı oraya yatırıp kendisini tehlikeye atıyor. En büyük yatırım âhiret yatırımıdır, âhiretine yarayacak, âhirette kendisine fayda getirecek yatırımdır!

Çıkan sonuçlardan bir tanesi:

Vefat edenin arkada kalan evlatlarının salih kimseler olmaları ve ibadet ve taatle ömür geçirmeleri merhuma fayda sağlar. Onun için anasını-babasını, âhirete göçen yakınını seven kimse, aklı varsa salih kimse olsun. Mesela namaz kılmıyorsa namaza başlasın. Kur'an'ı az okuyorsa çok okusun. Hayrât u hasenâtı çok yapsın ki o vefat eden kimseye en büyük hayır budur. Âhirete göçenler dünyada olanlara boynu bükük şekilde bakar dururlar, onlardan medet umarlar. "Bu bizi hatırlar da bizim için hayır yapar mı, bize sevap gönderir mi?.." diye bakar dururlar.

Osmanlı şairlerinden birisi diyor ki;

Bir düş gibidir hakkâ ki mânâda bu âlem

Kim göz yumup açınca zamânı güzer eyler

Muhterem kardeşlerim!

Bu hayat çok hızlı geçer. Bir de bakarsınız ki ihtiyarlayıvermişsiniz. Hâlbuki kendinizin çocukluk zamanı daha hemen dün gibi yakındır, bir de bakarsınız ki vefatınız gelivermiş. Azrail aleyhisselam karşınıza gelmiş de; "Ver bakalım emaneti!" diyor.

Bu dünya rüya gibidir! Çok yaşayanlara sorduğunuz zaman "Çok yaşadık." diyemiyorlar. "Hayatın nasıl geçtiğini anlayamadık!" diyorlar. "Birdenbire ihtiyarlayıverdik. Rüzgâr gibi geçti…" diyorlar. Hakikaten öyledir ama insan bu olayı kavrayamıyor, çözemiyor.

Onun için hayatın rüzgâr gibi geçtiğini, bir düş gibi olduğunu, göz yumup açınca biteceğini düşünerek hayırlı amellere koşturalım.

Bâdirû bil-a'mali's-sâliha kable en tüşkale.

"Salih amellere koşturun."

Aklınız varsa irfanınız varsa ki muhakkak var, imanınız varsa ki var, hayırlı işler yapmaya hırslı olun, yarışın!

Sâbikû bi'l-hayrât.

"Hayırları yapmakta yarışın."

Lütfen hayırlarınızı tehir etmeyin! Hayırların tehiri şeytanın oyunudur. Yapılacak hayrın bugün yapılmayıp da yarına bırakılması şeytanın kazancıdır. Şeytan hayrı yaptırmamak için bir çare olarak tehir ettirir. "Şimdi yapma, tamam, yarın sabah yaparsın." der, o arada da unutturur. Şeytanın bu oyununa tesvîf derler. "Sonra yapacağım, sonra yaparım, yarın yaparım, ilerde yaparım…" sözü, fikri, düşüncesi. Hayrı o anda yapmayı engelleyen o düşünce şeytandandır. Hayrı çabuk yapmak, hemen yapmak lazım.

Tevbe ki hakiki mânası Cenâb-ı Hakk'a dönüş demektir. Tevbenin hakiki mânası Cenâb-ı Hakk'a dönmek demektir. Yoksa ağzıyla; "Tevbe yâ Rabbi!" demek değildir. Çünkü Hz. Ali radıyallahu anh ve kerremallâhu vecheh Küfe Camii'ne girdiği zaman birisinin "Tevbe yâ Rabbi! Tevbe yâ Rabbi! Estağfirullah el-Azîm ve etûbü ileyk!" dediğini gördü. O kimseye dedi ki;

"Ey filanca, böyle dil ile 'Tevbe yâ Rabbi!..' demek yalancıların tevbesidir!"

O zaman tevbe nasıl olacak?

Hâl ile olacak, fiilen olacak! Kavl ile değil, söz ile değil fiilen olacak! Hemen olacak! Kötü hâlini hayra döndürecek. Şeytanî hâlini Rahmânî tarafa döndürecek. Günahlı gidişini, cehenneme doğru günahlı, hızlı gidişini cennete doğru çevirecek. Dönüş bu! Yoksa laf değil!

Tevbe laf değil iştir! Onun için tevbeyi çabuk yapalım. Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girişinizi, ihlâslı girişinizi, hataları, günahları bırakıp da iyi bir kul olma işinizi çok çabuk yapın! Tevbeyi tehir etmeyin!

Accilû bi't-tevbeti kable'l-mevt. "Ölüm gelivermezden önce Cenâb-ı Hakk'a dönüşünüzü fiilen, lafta bırakmadan çabuk yapın!"

Çabuk yapın! İyi bir kul olun, günahları kapatın! Hatalı yerlerden, yönlerden uzaklaşın! Cenâb-ı Hakk'ın yoluna dönün!

Muhterem kardeşlerim!

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kul hüvallâhü ehad. Allahü's-samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yeküllehû küfüven ehad.

Allahu ekber.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kul hüvallâhü ehad. Allahü's-samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yeküllehû küfüven ehad.

Allahu ekber.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kul hüvallâhü ehad. Allahü's-samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yeküllehû küfüven ehad.

Allahu ekber.

Lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allahu ekber ve lillâhi'l-hamd.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kul ezûzü bi-rabbi'l-felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikîn izâ vekab. Ve min şerri'n-neffâsâti fi'l-'ukad. Ve min şerri hâsidîn izâ hased.

Allahu ekber lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allahu ekber ve lillâhi'l-hamd.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kul eûzü bi-rabbi'n-nâs. Meliki'n-nâs. İlâhi'n-nâs. Min şerri'l-vesvâsi'l-hannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûri'n-nâs. Mine'l-cinneti ve'n-nâs.

Allahu ekber lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber Allahu ekber ve lillâhi'l-hamd.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdülillâhi rabbi'l-âlemîn. er-Rahmâni'r-rahîm. Mâliki yevmi'd-dîn. İyyâkena'büdu ve iyyâ kenestaîn. İhdina's-sırâte'l-mustakîm. Sırâtellezîne en amte aleyhim ğayri'l-ma'dûbi aleyhim vele'd-dâllîn.

Âmin.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Elif lâm mîm. Zâlike'l-kitâbü lâ raybe fîhi hüden li'l-muttakîn. Ellezîne yu'minûne bi'l-gaybi ve yukîmune's-salâte ve mimmâ razaknâhüm yunfikûn. Vellezîne yu'minûne bimâ unzile ileyke vemâ unzile min kablike ve bi'l-âhiretihüm yûkinûn. Ülâike alâ hüden mi'r-rabbihim ve ülâike hümü'l-müflihûn.

Sadakallâhü'l-azîm.

Âmin.

Subhâne rabbiye'l-aliyyi'l-a'le-l-vehhâb.

Elhamdülillâhi hakka hamdihî nahmedühû bi-cemîi ma hâmidih. Lehü'l-hamdü kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ hayrı halkıhî eşrefü'l-mürselîne ve şefîi'l-müznibîn. Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'dü:

Yâ Rabbena, yâ Rabbenâ, yâ Rabbenâ! yâ Mücîbe'd-daavât, yâ Kâdiye'l-hâcât, yâ Ekreme'l-ekremîn, yâ Erhame'r-râhimîn.

Yâ Rabbi!

Âcizane, naçizane, kâsırane, muznibâne yapmış olduğumuz cümle ibadetlerimizi lütfunla, kereminle, hatalarına kusurlarına bakmayıp ahsen ve etemm olarak kabul eyle! Kardeşimizin okuduğu hatm-i Kur'ân-ı Kerîm'i, bir kardeşimizin okumuş olduğu 1001 adet İhlâs-ı Şerîf'i ve hepimizin ayrı ayrı yapmış olduğu zikr ü tesbihât ve ibadet ve taatlerimizi de bu meyanda lütfunla kereminle makbul eyle!

Yâ Rabbi! Âciz naçiz ibadetlerimizi senin rahmetine ermemize, rızanı kazanmamıza vesile eyle! Bize rahmeyle yâ Rabbi! Bize rahmetinle muamele eyle yâ Rabbi! Okuduklarımızdan, yaptıklarımızdan, hayrâtımızdan hasenâtımızdan hâsıl olan senin fazl u kereminle bizlere ihsan eylediğin ücûr u me'sûbâtı evvela Efendimiz, Peygamberimiz, rehberimiz, serverimiz, önderimiz, başımızın tacı, gözümüzün nuru Muhammed-i Mustafâ aleyhi efdalü's-salavât ve ekmelü't-tahiyyât ve't-teslimât hazretlerine hediye eyledik; bizden ruh-i pâkine ve Ravza-i Mutahhara'sına vâsıl eyle!

Yâ Rabbi! Peygamber Efendimiz'i; kendimizi ve hâsseten hatmi okuyan, İhlâsları çeken, ibadet ve zikirleri yapan kardeşlerimizden hoşnut ve razı eyle! Yâ Rabbi! Senin fazl u keremin sonsuzdur. Âciz nâçiz ibadetlerimizden bize lütfedip sevabı ve me'sûbâtı kat kat arttırıp fazlalaştırıp Peygamber Efendimiz'in mübarek âl'ine ashâbına, ezvâcına, evlâdına, etbâına; hâsseten sadat ve meşâyıh-ı turuk-u aliyyemizin cümlesinin ruhlarına; senin evliyâullah, sevgili mübarek kullarının ruhlarına; hepimizin âhirete göçmüş olan müslüman geçmişlerinin ruhlarına; hasseten hatmi okuyan, İhlasları çeken kardeşlerimiz kimleri düşünerek kimler için okumuşlarsa onlara ve bu arada da aramızdan ayrılan Fikriye teyzemizin ruhuna hediye eyledik; vâsıl eyle!

Yâ Rabbe'l-âlemîn!

Hepsini hediyelerimizden hissedâr ve haberdâr ve memnun eyle! Kabirlerini pürnûr eyle, ruhlarını şâd eyle, makamlarını âlâ eyle! Seyyiâtları olanların seyyiâtlarını affedip hasenâta tebdil ü tahvil eyle! Derecelerini yüksek eyle yâ Rabbi! Onları bizlerden hoşnut ve razı eyle yâ Rabbi! Biz yaşayan mü'min kullarına da ölümden ibret alıp Kur'an'ı okuduğumuz Kur'ân-ı Kerîm'den faydalanıp dinî bilgilerimize göre ömrümüzü rızana uygun geçirmeyi nasip eyle! Gafletten kurtar yâ Rabbi! Cehaletten kurtar yâ Rabbi! Arif ü âgâh, mü'min-i kâmil, âşık-ı sâdık kullar olmayı bizlere nasip eyle yâ Rabbi! İhlâs ile ibadet etmeyi, kulluk etmeyi bizlere nasip eyle yâ Rabbi!

Senin verdiğin nimetlere şükürde her an, her yerde, her zaman seni en güzel vechile zikirde; sana en güzel tarzda ibadet etmekte bize tevfîkini refik eyle yâ Rabbi! Ailelerimizin fertlerini ve istikbalimizin teminatı, dünya ve âhiret sermayemiz olan evlatlarımızı da rızana uygun, güzel yetiştirmeyi bizlere nasip eyle yâ Rabbi! Evlatlarımızı ve onların evlatlarını, kıyamete kadar torunlarımızı hep sevdiğin mü'min kullar eyle yâ Rabbi! Bizim nesillerimizden gelen evlatlarımızı koru yâ Rabbi! Ümmet-i Muhammed'in evlatlarının anasından fâsık, fâcir, zalim, kâfir, müşrik, münafık çıkartma yâ Rabbi! Bizleri imandan sonra küfre düşenlerden eyleme yâ Rabbi! İzzetten sonra zillete uğratma yâ Rabbi! İtibardan sonra horluğa düşürme yâ Rabbi!

Yolunda dâim eyle, ibadetine müdavim eyle, din-i mübîn-i İslâm'a ve müslüman kardeşlerimize en güzel himmetlere en güzel hizmetler yapmakla bizleri hâdim eyle yâ Rabbi! Meşgul eyle yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! Ümmet-i Muhammed'e -hepsi bizim din kardeşlerimizdir- umumi olarak rahmeyle! Dertlilerimizin dertlerine deva ver yâ Rabbi! Hastalarımıza şifa ver yâ Rabbi! Geçmişlerimize rahmeyle yâ Rabbi! Borçlu olanlarımıza borçlarımızı ödemeyi nasip et yâ Rabbi!

Cümlemize sevdiğin, helal, temiz kazançlar ihsan eyle yâ Rabbi! Helal kazançlarımızla kimseye muhtaç olmadan alnımız ak, sevdiğin kul olarak yaşamayı bizlere nasip eyle yâ Rabbi! Helal paralarımızla sadaka-yı câriyeler, hayrât u hasenâtlar yapmayı bizlere nasip eyle yâ Rabbi!

Cümlemizi hayırlı ilimlerle mücehhez eyle! Din-i mübîn-i İslâm'ı okuduğumuz Kur'ân-ı Kerîm'i iyi öğrenmeyi nasip eyle! Kur'ân-ı Kerîm'in ahkâmına, dinimizin ahkâmına uygun yaşamayı bizlere nasip eyle yâ Rabbi! Böylece Peygamber Efendimiz'in sünnetine uyarak sünnet-i seniyyeyi bu asırda tanıtarak ihyâ ederek yaşamayı nasip eyle yâ Rabbi! Her yerde her işimizi sünnet-i seniyye-i nebeviyyeye uygun yapmaya bizleri muvaffak eyle yâ Rabbi! Her türlü yanlışlıklardan, bid'atlardan, haramlardan, günahlardan bizi koru yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! Kötü huylarımızı al, bize iyi huylar ver yâ Rabbi! Nefislerimizi ıslah et yâ Rabbi! Nefislerimizi mutmainne, râziyye, marziyye, sâfiye nefisler eyle yâ Rabbi! Haramlara günahlara bulaştırma yâ Rabbi! Şeytana kananlardan eyleme yâ Rabbi! Görüyoruz ki bu dünya fâni, bu fâni dünyada bir müddet durup biz de gideceğiz; fâni dünyanın geçici ve aldatıcı lezzetlerine kapılıp âhireti unutanlardan eyleme bizleri yâ Rabbi! Daima âhireti düşünüp âhiret için çalışmayı nasip eyle yâ Rabbi! Her anımızı sana zikirle sana şükürle senin sevdiğin vechile geçirmeyi bizlere nasip eyle yâ Rabbi!

Ümmet-i Muhammed kardeşlerimize her yerde yardım eyle yâ Rabbi! Çarpışan mücahit kardeşlerimizi kâfirlere, müşriklere karşı mansur, müeyyed, muzaffer ve galip eyle yâ Rabbi! İslâm beldelerinden müslümanların başına musallat olmuş zalimleri, fâsıkları, fâcirleri onların başından def eyle yâ Rabbi! Uzaklaştır yâ Rabbi! Mü'minlere mü'minleri seven, mü'minlerden salih idareciler ihsan eyle yâ Rabbi! Müslümanları kurtar yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! Mü'minlerin gönüllerini birbirlerine ısındır, mü'minleri birbirlerine sevdir yâ Rabbi! Yâ Rabbe'l-âlemîn! Dualarımızı lütfunla kereminle kabul eyle! Dünyanın ve âhiretin bildiğimiz bilmediğimiz her türlü hayırlarına bizi erdir yâ Rabbi! Dünya ve âhiretin bildiğimiz bilmediğimiz her türlü şerlerinden bizi koru yâ Rabbi! Esir kardeşlerimizi esaretten kurtar yâ Rabbi! Düşman istilasına uğramış İslâm beldelerini, Kudüs-ü Şerîf'imizi, diyar-ı İslâm yerlerimizi kâfirlerden kurtar yâ Rabbi! Senin dinini dünyanın her yerine götürmeyi, her yere yaymayı, her yerde ezanlar okuyup İslâm'ı öğretmeyi, İslâm'ı bütün dünyaya tanıtmayı bizlere nasip eyle yâ Rabbi!

Hizmet edelim diye düşünerek kurmuş olduğumuz vakıflarımızı, şirketlerimizi, derneklerimizi, müesseselerimizi, dergilerimizi, gazetelerimizi, radyolarımızı, televizyonlarımızı susturtma yâ Rabbi! Kapattırma yâ Rabbi! Hizmetlerimizi makbul eyle yâ Rabbi! Daimi eyle yâ Rabbi! Bizleri hiç kimsenin önünde mağlup ve mahcup düşürme yâ Rabbi! Hor ve zelil etme yâ Rabbi! Düşman çizmesi altında ezdirme yâ Rabbi! Evlatlarımızı, hanımlarımızı, çocuklarımızı, ırzlarımızı, namuslarımızı, mallarımızı koru yâ Rabbi!

Yâ Rabbi! yâ Rabbi! yâ Rabbi!

Yâ Ekreme'l-ekremin, yâ Ekreme'l-ekremin, yâ Ekreme'l-ekremin!

Yâ Erhame'r-râhimîn, yâ Erhame'r-râhimîn, ya Erhame'r-râhimîn!

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri bir hadîs-i şerîfinde;

İnde külli hatmetin da'vetün müstecâbeh. "Hatim indirilince dualar makbul olur." diye bize bildirmiş. Dualarımızı makbul dualar eyle yâ Rabbi! Lütfun ve kereminle dualarımızı kabul eyleyip isteklerimizi bizlere ihsan eyle yâ Rabbi!

Yüzümüzün karasına, suçumuza, kabahatlerimize bakıp reddetme yâ Rabbi! Açtığımız ellerimizi boş çevirme yâ Rabbi! Kur'ân-ı Kerîm'i sevmeyi, öğrenmeyi nasip eyle yâ Rabbi! Çoluk çocuğumuza öğretmeyi, sevdirmeyi nasip eyle yâ Rabbi! Evlatlarımızı ehl-i Kur'ân olarak hafızlar olarak yetiştirmeyi nasip eyle yâ Rabbi! Böylece Kur'ân-ı Kerîm'in şefaatine bizleri erdir yâ Rabbi! Kur'ân-ı Kerîm'i bizlere şefaatçi eyle yâ Rabbi! Habîb-i Edîb'ini bizlere şefaatçi eyle yâ Rabbi! Mahşer gününde bizleri mahşer halkına rezil rüsva etme yâ Rabbi! Günahlarımızı, ayıplarımızı açıp okuyup bizi mahşer halkına mahcup etme yâ Rabbi!

Ya Settârü'l-uyûb, üstur uyûbenâ! yâ Gaffâre'z-zünûb, iğfir zünübenâ! yâ Erhame'r-râhimîn, irhamnâ! Yâ Mücâbe'd-daavât, istecib daavâtinâ! Yâ Kâdiye'l-hâcât ıkdı hâcâtinâ! Yâ Mu'tiye'l-mes'ûlât, âtina sü'lenâ fi'd-dünyâ ve'l-âhireh.!

Bi-hürmeti ismike'l-a'zâm ve bi-hürmeti Esmâike'l-hüsnâ ve bi-hürmeti Nebiyyike'l-ekrem ve bi-hürmeti hatmi'l-Kur'ânin azîm ve bi-hürmeti süveri'l-Kur'âniyye ve bi-hürmeti esrâr-ı sûreti'l-Fâtiha!

Sayfa Başı