M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (31)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Diş kanaması kendisinden değil. Diş etleri farkında olmadan kanıyor ve bazen farkında olmadan yutuyor.

Kasten yutmamaya dikkat etsin, bir mahzuru yoktur, orucunu Allah kabul etsin. Sâir zaman bu kardeşimize misvak kullanmayı tavsiye ederim. Taze misvak alsın, taze misvakla dişlerini misvaklasın. İlk önce kanayacak. Misvak ağzında sigara gibi dursun devamlı. Devamlı ikide bir de [misvaklansın]. Misvak bu hastalığa iyi geliyor. Geçmesine vesile olur inşaallah.

İmtihanlarda kopya çekmenin fıkhî hükmü nedir?

Aldatmadır. Aldatma müslümana yakışmaz. Gadir, aldatma müslümana yakışmaz. Alnının teriyle çalışıp kazanmasını tavsiye ederim. Çünkü ilim müslümana lazımdır, iyi yetiştiği zaman başkalarına faydalı olacak.

Ben pistola boyacısıyım. Tabanca ile boya atıyorum, çok toz oluyor ve bu tozu nefes alıp verirken yutuyorum. Oruca zararı olur mu?

Olmaz. Bir mahzuru yok.

Ramazan 36 senede bir tekrar aynı güne, zamana geliyor. Kur'an ise Kadir gecesi indi. Kamerî takvim dolayısıyla bu gece de yine 36 yılda bir gerçek indiği güne rastlıyor. Bu şekilde Kadir gecesinin faziletinden her yıl faydalanmamız oluyor mu olmuyor mu? Böyle mübarek günler için sabit günler kutlanılmıyor.

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki;

"Hacılar hilalin hesabını yanlış yapsalar da Arafat'a çıksalar..."

Yanlış, arefe gününde değil de bir gün önceden çıksalar, haccı yapsalar gitseler.

"Sonradan yanlışlığı anlaşılsa hacları hacdır." diyor Peygamber Efendimiz. "Müsterih olsunlar, hiç korkmasınlar, tereddüt etmesinler; hacları hacdır." diyor.

Demek ki zamanın bizzat kendisinde değil de itibar Allah'ın ona verdiği şerefte. Allah onu öyle kabul ettiği zaman oluyor.

36 senede bir Ramazan ay ay dolaşıyor, yazdan kışa geliyor, her mevsimi dolaşıyor. Kadir gecesi de onunla beraber dolaşır. Peygamber Efendimiz; "Ramazan'ın son on gününde tek gecelerde arayın." buyurmuş. Hakkında hadîs-i şerîfler var. Bir de yıldan yıla onun zamanını, Allahu Teâlâ hazretleri zaman zaman şerefi o geceye, o geceye verdiği de anlaşılıyor. Saklı; bazen oraya, bazen oraya veriyor. Ramazan'ın son günü itikâfa girersiniz, o sevaptan faydalanmaya çalışırsınız.

Şu anda ne kadar dikkat etsek şu milletin içinde dolaşırken göze çarpıyor ve ister istemez insanın kalbinde o görüntü canlanıyor. Bundan nasıl korunacağız? Allah razı olsun.

Cevap:

Müslüman gözüne sahip olacak.

Büyüklerimiz demişler ki;

"Nazar ber kadem gerek."

Bakışı pabucunun ucunda olacak, başı önünde yürüyüp gidecek. Ama tesadüfen başını kaldırdığı zaman bir defa gördü mü bir bakışta günah yoktur. Dönüp ikinci baktığı şeytandandır. İkinci defa kasten bakmayacak. İlk takılanı [düşünmeyecek], Allah'a sığınacak. Gözü etrafta çok dolaşırsa haram şeye çok takılır. Etrafa pek bakmak yok. Usulüyle edebiyle gitmeye çalışacak.

Tevbe sûresini okurken yarıda kesip bir zaman sonra devam ederken besmele çekilir mi çekilmez mi?

Çekilir. Kaldığı yerden tekrar besmele çekilerek başlanır.

Annem buraya gelmeme razı değil, ne dersiniz?

Peygamber Efendimiz'in zamanında da Mus'ab radıyallahu anh'ın anası müslüman olmasına bile razı değildi. Hatta;

"Sen evladım, dön bu yoldan. Dönmezsen açlıktan grev yapacağım. Bak açlıktan öleceğim, ananın ölümüne sebep olursun!" deyince;

"Ana, sen bu sevdadan vazgeç. Senin bin tane canın olsa da [ölsen] yine ben Müslümanlıktan dönmem!" dedi.

Hayırlı yere gidilir, hayırlı şeyler yapılır. Anasının babasının, hayırlı olan bir şeyi engellemeye kimsenin hakkı yoktur.

Lâ tâate li-mahlûkin fî mâsiyeti'l-hâlık. "Allah'a isyanda bir kulun sözü dinlenmez."

İsyanı emreden bir kimsenin sözü dinlenmez, Allah'ın emri dinlenir, demek istiyorum.

Zekâtla vergi arasında farklılık var mı? Zekât vergi olarak verilir mi?

Verilemez. Zekâtta bizim mezhebimize göre temlik şartı vardır. Fukarâya vereceksin, "Al" diyeceksin. Vergide temlik muayyen bir fakire verilmiş olmadığından... Zekâtın bir de sarf yerleri varsayılmıştır. O sarf yerlerinin dışında kullanıldığından o ona denk düşmez.

Soru:

Bir yolcu gemisinde çalışan kimseler, geminin her sefere çıkışında seferî sayılırlar mı?

Sefer mesafesine giderken, limandan ayrılır ayrılmaz seferî sayılır. Sefer mesafesi kadar uzağa gidiyorsa...

Boğaziçi'nde geziyorsa olmaz. Sefer mesafesindeki uzaklığa giderken limandan ayrılır ayrılmaz seferî olarak namazı kılar.

Bir insan nasıl seferî sayılır? Bazı alimler; "18 saatlik mesafeye gidecek kişi yola çıktığında seferî sayılır." demişler. Bazı alimler; "Gideceği yol 90 kilometre ise seferî sayılır." demişler. Bu görüşlerin hangisine uyulmalı? Şâyet 18 saatlik mesafede seferî olursa Ankara'ya gidenin seferî sayılmaması gerekmez mi? Açıklar mısınız?

18 saatlik [yol] üç gündür. Bir insanın kervan yürüyüşüyle 6 saat yürüdüğü kabul edilir. Bir günde 6 saat yolculuk [süresidir.] Üç günlük yol, üç kere altı, 18 saatlik yol eder.

Neye göre?

Kervana bindin, katıldın, löngüdük löngüdük develer gidiyor... 18 saat mesafesi, o mesafe sefer mesafesidir demişler, üç günlük mesafe.

Şimdi tabii deve yok, vapur var, tayyare var, tren var, otobüs var, vesaire var. Eğer sen yine yaya gideceksen 18 saatlik mesafede seferî olursun. Vasıtayla gideceksen bu 18 saatlik mesafeye tekabül eden işte şu kadar kilometreyi geçti mi gideceğin yer, çıktığın yerin son evlerinden sonra derhal seferî olursun. Bulunduğun şehrin kenar mahallelerinden ayrılır ayrılmaz seferîlik başlar. Hepsi aynı noktaya çıkıyor. Birisi saat hesabıyla söylemiş ama trenin saatine göre değil, vapurun saatine göre değil, yaya kervanın yürüyüş saatine göredir. O işte 80-90 kilometre eder. Bu fersah meselelerini filan [hesaba katarak] onu öyle hesaplamışlar. O bakımdan hepsi aynı kapıya çıkar.

Ankara'ya giden seferî olur, Ankara'dan gelen seferî olur. Mukim olan, oradan buraya geldi mi seferî olur. Sefer mesafesidir. İzmit bile sefer mesafesi oluyor.

Bizim mahalle camisinde her vakit bahçede çıkıp musafaha yapıyorlar. Hoca buna karşı çıkıyor, "Her vakitte olmaz!" diyor ama yine yapılıyor. Bir de hoca "Fâtiha!" dediği zaman ne yapmak lazım? Hem Fâtiha mı okunur, salât u selâm getirilir mi?

Her zaman musafaha etmek uygun değil. Arada bir uzaktan gelen olduğu zaman olur. Ama bunu böyle kapıdan çıkıyorlar, bekliyorlar, merasime bağlıyorlar, bir mecburiyet filan gibi yapmamak lazım. Muhabbetten dolayı arada yapılabilir, âdet, bir mecburî şey gibi düşünmemek şartıyla.

"Fâtiha!" denildiği zaman da Peygamber Efendimiz'e salât u selâm getirilir, ondan sonra Fâtiha okunur.

Hocam yüzde yüz olmasa, bir kefaret gerektirecek durum hatırlar gibiysek, kefaret gerekir mi? Ayrıca kefaret borcu olan hepsini ayrı ayrı mı kefaret tutacak?

Tabii birkaç kefaret borcu olan her birine o cezayı ayrı ayrı çekecek. Yüzde yüz değil de galip ihtimal ile kefaretlik bir durum hissediyorsa onu da, kendisini sıkıntıda bırakmasın, ödesin.

Namaz kılmayana selâm verilir mi?

Herkesin müslüman olduğuna bakarsınız, "Bu müslümandır." dersiniz, Efendimiz "Bildiğinize bilmediğinize selâm verin." diye emretti diye selâm verirsiniz. Fırsatınızı kollarsınız, doğru yola çekmek için selâm sabah kesilmese de, bir "merhaba" olsa da zamanı gelince emr-i mâruf, nehy-i münker yapma imkânı olsa diye ben kesilmemeyi uygun gibi görüyorum.

Sarık için "İkilik, tefrik yapıyor." diyenler var. Nasıl cevap vermeli?

Öyle şey yok. Nasıl tefrik yapılıyor? Demek istiyor ki sarık saranlar-sarmayanlar diye tefrik oluyor. Sen de sar. Sarık sarmak sevap, yetmiş kat sevabı var. İkilik yapmak istemiyorsan sen de sar. Cebine bir sarık koy, camiye geldiğin zaman sen de sar, Peygamber Efendimiz'in sünnet sevabını al.

"Efendim bunlar namaz kılıyor, biz kılmıyoruz, bunlar ikilik oluyor."

Sen de namaz kıl, ikilik olmasın.

Böyle ikilik olmaz. Bu mantık yanlış.

"Sarık doğru mu, eğri mi?" diye sormak lazım. Sarık Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği bir şeydir. Sarıkla kılınan namazın sarıksız kılınan namazdan yetmiş kat daha sevabı var diye hadîs-i şerîfler vardır. Onun için güvümüzün yettiği yerde sarık sararsınız. Ama Peygamber Efendimiz sarıklı da kılmış namaz, sarıksız takkeyle de kılmış. Bazı zaman olmuş başı açık da kılmış. Sarığın sevabı çok ama takkeyle hiç namaz kılınmaz diye bir şey yok.

Sayfa Başı