M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sorular-Cevaplar (18)

Videoyu istediğiniz yerden başlatmak için metin üzerine tıklayınız.

Soru: Bir kimse maişetini temin etmek için ecnebi bir gemide çalışsa bu gemide çıkan iaşeden yemek yiyebilir mi?

Cevap: Yabancı bir şirkette çalışıyor helal olmak şartıyla malzeme yiyebilir. Domuz eti olursa, şarap olursa, haram olursa onları yiyemez ötekileri yiyebilir. Gemi ecnebi olmuş o anlının teriyle çalışıyor, iş yapıyor işinin karşılığını alıyor; mahzuru yoktur.

Soru: Oruç tutamıyorum hastayım, oruç kefaretini bunu anama verebilir miyim?

Cevap: Veremez başka bir fakire verecek.

Soru: Kan nakli yapılıyor mesela sarhoş bir kimsenin kanı da olabilir açıklama yapar mısınız; bu olabilir mi olmaz mı?

Cevap: Kan nakli tıbbî bir mecburiyetten yapılıyor. Muayene ediliyor kanın hastalıklı olmaması vesairesi… Onun bir mahzuru olmayacak inşallah

Soru: Mescidde musafaha yapmanın sakıncası var mıdır?

Cevap: Yoktur. Musafaha yapılabilir, yemek yenilebilir, yatılabilir. İçeri girerken diyecek ki: Neveytü'l-sünnete'l-i'tikâf fî haze'l-mescid. "Bu mescidde itikafa niyet ettim." Böyle derse mescidde yatar da, yemek de yer. Yalnız mescidde levhiyat olmaz, boş şeyler olmaz. Öteki ibadet edenlerin ibadetine mâni olmak doğru değil. Onun dışında bir kardeşiyle musafaha eder mahzuru yok.

"Ben devemi kaybettim gören var mı?"

Mescidde Peygamber Efendimiz zamanında mesela böyle seslendirmek isteyenler olmuş, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

"Kaybettiğini bulamasın."

Mescid oyuncak değil ciddi yerdir. Ciddiyetine uygun olmak şartıyla bazı şeyler olabilir bazı şeyler ciddiyetine aykırı olduğu için olmaz. Musafahanın mahzuru yoktur; musafaha kardeşliktir o kardeşlikten dolayı iki müslümanın elini tutup birbiriyle musafaha ettiği zaman günahları hazan yaprakları dökülür gibi ağaçtan dökülür. O muhabbetten dolayı hayır olur iyi olur inşallah.

Soru: Hocam "hazret" ne demektir? Tarikat ehline "filanca hazretleri" denilebilir mi?

Cevap: Denilir. Hazret hürmet ifadesidir. Asıl mânası "bir şeyin huzuru" demektir. Hürmet edilen şahsın kendisi söylenmiyor da edeben "huzuru" denmiş oluyor. Filancanın huzuru hani babamın ismi anılmayıp da lakabı söylendiği gibi bir şey oluyor. Hürmet ifadesidir, mahzuru yoktur. Muhterem her kimseye hazret denilir

Soru: Ahmed Ziyaüddin-i Gümüşhânevi hazretlerinin Levâmiu'l-ukûl, Câmiü'l-usûl, Garâibu'l-ehâdîs, Mecmûatü'l-ahzâb, Necâtü'l-gâfilîn, Hadîs-i Erbaîn, Devâü'l-müslimîn, Gazâu'l-cihad, Ehl-i Sünnet İtikadı adlı eserleri hakkında kısa özlü bilgi verir misiniz eserlerinin konuları nelerdir?

Cevap: Bu hususta, Gümüşhânevî hazretlerinin hayatı eserleriyle ilgili bir kitap yazıldı, neşredildi. Ona bakıversin, bu kitapların her birisi hakkında geniş bilgi sahibi olur

Soru: Amik ovası olayı nedir?

Cevap: Hadîs-i şerîfde geçiyor bu. Peygamber Efendimiz bildiriyor ki; Amik ovasında müslümanlarla kafirler bir savaş yapacak, müslümanlar galip gelecek. Bu hadise kıyamete yakın zamanda olacak. Odur

Soru: Gece zakir olmak ne demek?

Cevap: Gündüz kaim gece zakir olmak diyorlar. Geceleyin eline tesbih alıp insanın Allah, Lâ ilâhe illallah demesi, Allah'ı anması demek yani ibadet etmesi demek

Soru: Sürme ve ismit çekmek nedir?

Cevap: Sürme göze çekilen koyulaştırıcı malzemeye derler. İsmit de o sürme malzemesinden bir çeşidinin adıdır, bir madde adıdır. Gözü sürmelemek gözün etrafını koyulaştırdığı için sanki renkli gözlük camı gibi güneşli beldelerde işe yararmış. Onun için sürme çekmenin Arabistan'da çok ehemmiyeti vardır çünkü güneş fazladır. Peygamber Efendimiz sürme çekerdi, sahâbe-i kirâmına tavsiye etmişti. Sürme çekmek sünnettir. Erkekler de çeker. Yanlış duymadınız, erkekler de çeker kadınlar da çekebilir. Başkasına ziynetini göstermemek şartıyla göz ağrılarına iyi geliyor.

Soru: Cima nedir?

Cevap: Cima erkek kadın arasındaki evlilik münasebeti demektir.

Soru: Halvet görmek nedir?

Cevap: Halvet görmek dervişin 40 gün bir kenara çekilip hocasının nezaretinde koyu bir ibadet yapmaktır. Her türlü âdâbına riayet ederek kendine göre şiddetli bir usul erkanı olan, 40 gün süren, dışarıya çıkılmadan devam ettirilen ibadet demektir. Arapça'da erbaîn de derler. Farsça'da çile derler, çile çekmek deniliyor da oradan gelmiş.

Sayfa Başı