M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Müslümanlar Uyanın! Fırsat Sizin!

M. Es'ad Coşan

Amerika, Rusya ile korkunç bir feza ve yıldız savaşma girişme ihtimal ve tehlikesini bertaraf etti. Avrupa kendi topraklarını yeni bir harp ile harabe haline getirmekten kurtardı. Doğu bloğu uzun çalışmalar, müzâkereler ve büyük çaplı rüşvetlerle yumuşatıldı, dağıtıldı. Almanya istila altındaki topraklarını yeniden ele geçirdi. Afganistan koskoca Rus emperyalizmi karşısındaki ümitsiz direniş ve mücadelesinden, hayret edilecek bir sonuçla galip çıktı, ülkesini komünizmin zulmünden ve düşman istilasından kurtardı.

Allahu Teâlâ çalışana, ister müslim olsun ister gayrimüslim çalıştığının karşılığını veriyor, dualar boşa gitmiyor, sabır ve sebat ile nice zor işler başarılıyor, hayaller hakikat oluyor, murat edenler muradına eriyor, elhamdülillah!

Aklımızın ucundan bile geçmezken yüce Mevlamız bize Kafkasya’yı, Orta Asya’yı açtı; önümüze göz kamaştırıcı fırsatlar yığıyor. Nazar değmesin, maşallah, neredeyse dünyanın en büyük devleti oluvereceğiz. Televizyon yayınlarımız Amerika’dan sonra dünyada ikinci, devlet adamlarımız yeni Türk devletlerinde heyecan, sevinç ve gözyaşı dolu konuşmalar yapıyor, güzel anlaşmalar imzalanıyor. Milletçe eziklikten, komplekslerden, çekingenlikten, tereddütlerden sıyrılıyoruz. Görüş ufkumuz süratle genişlemekte, yaş ortalaması çok genç, çok canlı, çok potansiyelli bir milletiz; kör dünyayı aydınlatır, cihanın tüm halklarına hayrı, hakkı, mutluluğu, kardeşliği sağlayabiliriz, insanlığa iki cihan saadetinin yollarını gösterir, rehberlik edebiliriz...

Ama var gücümüzle ve tüm imkânlarımızla; ilimle, ihlasla, imanla, irfanla; akıllı, uslu, basiretli, dikkatli, ihtiyatlı, tedbirli, karşılıklı, metotlu, planlı, çağdaş zihniyetle çalışmamız şart!

En büyük varlığımız, en büyük gücümüz “Islâm”. Bu temiz itikat ve asil imanla, bu şahâne şeriat ve ilahî ahkâmla, değil sadece ırkdaş ve dindaşlarımızı; dürüst ve samimi olan, hakkı ve hakikati arayan tüm dünya ırkları ve milletlerini kazanabiliriz.

Münevver, dindar, mücahid, fedakâr, vefakâr, sebatkâr, azimkâr, bilgili, sevgili, saygılı, görgülü, tecrübeli kadrolara çok ihtiyacımız var. Mevcut Imam-Hatip liseleri, İlahiyat fakülteleri, Kur’an kursları, İslâmî okullar, kolejler, yayınlar yeterli değil; hem kaliteyi, hem sayıyı çok daha fazla artırmalıyız. Çünkü bunlar bizim irfan ordumuz, cihanı bunlarla fethedeceğiz; çok kuvvetli olmalılar, yurt dışına, tüm dünya ülkelerine yayılmalılar! Allah’ın yüce dinini, imanın şanlı bayrağını her diyara taşımalı, oralara yerleşmeli, her yerde mânevî burçlara İslâm’ın zafer sancaklarını çekmeliler!

Müjdeler olsun ki Hıristiyanlığın merkezi Roma bile hadîs-i şeriflerle müjdelendiği üzere fetholunacak! Mü’minler onun karşısına dikilecek, ihlasla “Lâ ilâhe illâllâh” diyerek fethedecekler, savaşla değil, iman ve irfanla!1 Hiçbir ciddi papazın, mevcut ve muharref hıristiyan akaidine candan inandığını sanmıyorum; bazıları vicdanının sesini dinliyor, imana geliyor, müslüman oluyor. Başka yol ve çare yok. Madde, mevki, makam insanı tatmin edemiyor, rûhu doyuramıyor, hakkı ezemiyor; Allah’ın nurunu söndürmeye hiçbir fâninin gücü yetmiyor.

Komünizm yıkıldı, diğer zulüm ve fesat, aldatma ve istismar sis-temleri de er geç yıkılacaklar. Şimdi onların şurada, burada masum halklara saldırıp onları katletmeleri sizi ümitsizliğe ve ye’se düşürmesin aziz müslümanlar! Vaadi vardır, sözü haktır, Allah er geç mazluma yardım eder, zalimden intikam alır.

----------------------------------------------------------------
*   M. Es'ad Coşan, İslâm Dergisi Başmakaleleri, 287-289.
[1] Abdullâh b. Amr’dan nakledilen hadis için bk. İbn Ebî Şeybe, IV, 219, hadis no: 19463; Ahmed b. Hanbel, II, 176, hadis no: 6645; Dârimî, “Mukaddime”, 43, hadis no: 486; Hâkim, IV, 468, 553, 598, hadis no: 8301, 8550, 8662.

Sayfa Başı