M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

En Başta Gelen Kusurumuz

M. Es'ad Coşan

En başta gelen kusurumuz; hem dinimizi hem dünyamızı hem âhiretimizi öğrenmemizi ve kendimizi kurtarmamızı sağlayacak olan ilme sarılmayışımız. Ecdadımızdaki ilim hevesine bizim yakışmayışımız... 

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ümmî bir topluluğa -okuma yazma bilmeyen, kendilerine kitap indirilmemiş bir kavme- geldi. Kumlar arasında, mahrumiyetler içinde yaşayan; görgüleri bilgileri, hesapları kitapları olmayan bir topluluğa geldi. 

Ama iman ve Allah’ın emirleri, Kur’ân-ı Kerîm’in teşvikleri, âyetleri o insanlardan kısa bir zaman sonra cihanın en cevval, en ateşli, en ileri mertebeli insanları meydana çıkarttı. O ümmîlerin çocukları, torunları dünyanın cihan durdukça rahmetle anılacak büyük alimleri oldular. Dağda çoban gütmüş olan kimseler üç kıtaya hükmeden imparatorluğun halifesi oldu. Okuma yazma bilmeyen kavim cihana ilimlerin en güzellerini öğreten bir kavim oldu. İlim neşreden bir kavim haline geldi. Bu, İslâm’ın kendi ruhunun insanlar üzerindeki tesiridir. 

İslâm bir insanın kalbine girdi mi o insan başka bir insan oluyor. O insan artık duramıyor. O insan rahatına düşkün olamıyor. Rahat kendisini rahatsız ediyor. Huzur kendisini huzursuz ediyor. Nimet kendisini üzüyor. Bir şeyler yapması gerektiği şuuru içinde gece uyumaz, gündüz durmaz bir insan haline geliyor. İnsan mü’min-i kâmil olduğu zaman Allah’ın dinine hizmet etmek için, müslümanlara faydalı olmak için çalışkan bir kimse haline geliyor. İman bu noktaya geliyor. 

Biz bu imanı kaybetmişiz. Bu heyecanı kaybetmişiz. Bu şevki kaybetmişiz. 

Onun için yaygın bir cahiliyet var. Yeni bir cahiliyet devri var. Bütün İslâm âlemi üzerinde yaygın bir cahiliyet... 

Nereden başlıyor bu cahiliyet?

Her şeyden önce imanlarını bilmiyorlar. Hafızdır, Kur’ân-ı Kerîm’i bilmez. Müslümandır, Allah’ın haramlarını, yasaklarını bilmez. Kadınlar Allah’ın emirlerine uymaz. Çocuklar Allah’ın emirlerine uymaz. Tüccar, ticaretini Allah’ın emirlerine uygun yapmaz ve yapamaz, yapmak için ter dökmez. Yaygın bir cahillik...

Rutbeti’l-ilmi a’le’r-rüteb. “Rütbenin en üstünü -İslâm’da- ilim payesidir, ilim rütbesidir.” 

Alimin mertebesi mertebelerin en üstünüdür. Ondan daha üstün bir mertebe yoktur.

O bakımdan, müslümanın, sizlerin ve bizlerin ilk işimiz ilim öğrenmek! Çocuklarımıza vereceğimiz en kıymetli malzeme, her şeyden önce ilim! Çocuklarımızı alim yetiştirmek, ilk işiniz bu!

Sayfa Başı