M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

İstircâ

M. Es'ad Coşan

 stircâ, bir musibet anında Allah’ın takdirine rıza gösterip O’na sığınarak teselli bulmayı ifade eden söz ve davranışlar için kullanılan bir terim.

اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ 
Savaş gibi korku ve kaygı verici durumların, açlık ve yokluğun, mal, can ve ürün kaybının Allah tarafından birer imtihan olduğunu bildirerek böyle durumlarda sabırlı ve metanetli olmak gerektiği belirtilmektedir. Bu tür musibet ve acılarla karşılaştıklarında, İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn diyerek Al­lah'ın hükmünü rızâ ve teslimiyet şuuruy­la karşılayan mü’minler hakkında, "Rablerinin lütuf ve rahmeti işte bunlar için­dir ve doğru yolu bulmuş olanlar da bun­lardır." denilmektedir. Her ne kadar bu âyetler, hicretten sonra savaş tehdidi ve bunun doğuracağı korku ve acılar, insan, mal ve ürün kaybı gibi sıkıntılarla karşı karşıya gelen müslümanları teselli ama­cı taşımaktaysa da burada genel olarak insanların her zaman Allah tarafından im­tihana tâbi tutulabileceğine işaret edil­mekte, gerçek mü’minlerin böyle durum­larda ortaya koyacakları inançlı ve kararlı tavrın, moral gücünün önemi dile getiril­mektedir. Musibetler karşısında takınılması gereken, tasavvuf ve kelâm litera­türünde rızâ, tevekkül gibi terimlerle ifa­de edilen istircâ mü’minin bütün varlığıy­la Allah'a ait olduğu ve sonunda Allah'a döneceği bilinciyle kurtuluşu yalnız Al­lah'tan beklemesi şeklindeki bir teslimi­yet tavrıyla birlikte bu inancın bir sonucu olarak Allah'ın lütuf ve rahmeti konu­sunda her zaman ümitli ve iyimser olma­sı şeklinde dinamik bir tavra ve irade gü­cüne de işaret etmektedir.
Allah'tan gelen her türlü sıkıntıyı bir imtihan kabul ederek sabır ve metanet­le, rızâ ve teslimiyetle karşılamanın öne­mine dair birçok hadis bulunduğu gibi bazı hadislerde istircâ kavramı da geç­mektedir. İstircâ âyetinin yorumu mü­nasebetiyle tefsir kitaplarında da zikre­dilen bu hadislerde Hz. Peygamber'in, bir musibete mâruz kalan müslümanın isyana kalkışmadan istircâ cümlesini okuyarak Allah'tan ge­lene razı olması, musibetten dolayı Al­lah'tan ecir dileyip kendisinden bu musi­beti kaldırması ve yerine hayırlar verme­si için dua etmesi durumunda er geç di­leğine nail olacağı, Allah'ın onu uğradığı musibete nisbetle daha hayırlı imkânla­ra kavuşturacağı bildirilmektedir.
Bazı rivayetlerde insanın ayağına di­ken batması gibi en küçük sıkıntıların da­hi musibet sayıldığı, nitekim Resûl-i Ek­rem'in elindeki kandil sönünce istircâ âye­tini okuduktan sonra bu küçük olayın bile bir musibet olduğunu, büyük küçük her musibetin hata ve günahlar için kefaret olarak değerlendirileceğini ifade ettiği bildirilmektedir. Özellikle yakınla­rını kaybedenlerin Allah'ın takdirini sabır ve olgunlukla karşılamalarının faziletini anlatan ve böyle durumlarda istircâda bulunmayı teşvik eden hadisler de vardır (meselâ bk. Müsned, i, 20:111, 317; VI, 313; Müslim, "Cenâiz", 4; Tirmizî, "Cenâiz", 36; "Daavât", 83).

Sayfa Başı