M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Kâtip Çelebi

M. Es'ad Coşan

 Eğitilmemiş bir insan tefekkürü muntazam yapamaz. Onun için en iyi yol mütefekkirlerin, yüksek tefekkür ehli insanların kitaplarını okumak…

Kimdir mesela kendi kültürümüzden en büyük tanınmış insanlar?
İlk önce kendi ilim irfan hayatımızdan, medeniyetimizden olanları tanımalıyız. Bir insan Allah’ın varlığını tanıyamadıktan sonra, müşrik yahut kâfir olduktan sonra, o ne kadar düşünse eksik düşünür. İlk önce sen imanlıların alimlerini, fazıllarını düşün.
Müslüman olmuş bir Amerikalı diyor ki:
“Siz İslâm âleminin yetiştirdiği büyük dâhilerin eserlerini okuyun. Onların eserleri çok önemli.”
İslâm âlemi, yetiştirdiği en büyük dâhileri, en büyük zekâları din adamı yapmış. Onlar da din konusunda çok mükemmel eserler yazmışlar. “Ben onları okuyorum, siz de okuyun.” diye müslümanlara, müslüman olmuş olan bir batılı, Amerikalı tavsiye ediyor. “Ben de şu günlerde İmam Şafevî hazretlerinin eserlerini okuyorum.” diyor.
Ben güldüm kendi kendime. Türkiye’de İmam Şafevî’yi kaç kişi tanır? Onun ne kadar büyük bir zât olduğunu, ne kadar büyük bir dâhi olduğunu kaç kişi bilir, diye düşündüm. Bizim kendi büyük alimlerimizin eserleri Türkçe’ye çevrilmemiş. Yunan mitolojisi, masalları, uyduruk kaydırık, akla mantığa sığmaz şeyler çevrilmiş. Eski çağların abuk sabuk, çürümüş, eskimiş fikirleri çevrilmiş de, benim kendi dinimin, imanımın en büyük eserleri, benim ilmimin, irfanımın mahsullerini anlatan mükemmel eserler çevrilmemiş.
Hatırlıyorum, De Gaulle isimli Fransız reis-i cumhuru Türkiye’ye geldi. Tabi Fransız reis-i cumhuru geliyor bir heyecan… Adam ilk önce Fransızların bizim ülkemizde açtıkları bir okul olduğu ve Fransızca tedrisat yapmış olduğu için Galatasaray Lisesi’ne gitti. Orada söylediği bir sözü var:
“Siz Osmanlılar, Kâtip Çelebi gibi bir alimi yetiştirmiş bir milletsiniz.”
Kâtip Çelebi kim? Kâtip Çelebi’nin güzelliği, kıymeti ne? Çağdaş bir başka ülkenin reis-i cumhurunun hayranlığını çeken tarafı ne?
Millet bunu bilmiyor. Artistlerin, futbolcuların isimlerini biliyor, lüzumsuz birçok şeyi biliyor ama kendi ilminin, irfanının en büyük şahsiyetlerini bilmiyor.
Evet, Mevlana’yı bilenler var, çok şükür, Yunus’u bilenler var ama bizim kültür, medeniyet, ilim, irfan tarihimizde sadece onlar yok ki! Daha Türkçe’ye kazandırılmamış nice muazzam eserler var. Bizim şahıslarımız daha onları okuyup anlamamış, tanımamış. Onları tanımadan 20. yüzyılı anlayamaz, 20. yüzyılın kusurlarını anlayamaz.

Sayfa Başı