M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Hadislerden Kaytarmak İsteyenler Var

M. Es'ad Coşan

 Şimdi birçok kimse var, hadislerden kaytarmak istiyorlar. 

Neden?

Hadisler detayı öğretiyor. Detayı öğrenince tam İslâm’ı öğreniyor; tam tarif edilmiş İslâm’ı yapmak zor geliyor. Tarif edilmemiş olsa, boşluk kalsa o boşluğa göre koca göbeği ile gezecek. Ama İslâm’ın tarifi tam olunca ona tam uyması lazım; uymayınca iyot gibi açığa çıkıyor. Bunu kimya bilenler bilir. O zaman açığa çıkıyor. Hadîs-i şerîfte tarif edilen tam Müslümanlığa uyamayınca bu sefer hadis zor geliyor. 

Neden? 

Peygamber Efendimiz ne buyurmuş? 

“Bu dinar ve dirhem sizden önceki ümmetleri helâk etti, sizi de helâk edecek.” buyurmuş. 

Hadi bakalım, gel bu paralardan vazgeç. Bu hadis olmasaydı şimdi ben paraları toplayacaktım, yığacaktım, dolara çevirecektim, bankaya koyacaktım, repo yapacaktım, bir senede şu kadar arttıracaktım, paraları şuraya koyacaktım, ondan sonra Bodrum’da, Marmaris’te, yazlıkta, Göcek koyunda, kotralarda gezecektim ya... Tam çıktı hadîs-i şerîf, şimdi bana “bu paraları harca” diyor. Gördün mü, sıkıştırıyor.

“Benim hadîs-i şerîflerim hoşlanmayana zor gelir, zordur.” 

Müyesserün li-men tebi’ahû. “‘Ben Resûlullah’ın sünnetine uyacağım, okuyayım bakayım şu hadislerini...’ diyenlere de, tâbi olanlara da kolaylaştırılır, yol açılır, rahatlıkla yapar.”

“Elhamdülillah, Resûlullah Efendimiz’in şu sünnetini de yaptım, bunu da yaptım, şu da nasip oldu... Elhamdülillah, çok şükür yâ Rabbi! Ramazan’da umre de nasip oldu. Ramazan’ın son on gününde itikâf da nasip oldu, elhamdülillah!” 

Neden? 

Aşkı var, şevki var; Allah, Peygamber Efendimiz’in sünnetine tâbi olmasını, gitmesini kolaylaştırıyor. 

Ve men tehâvene bi-hadîsî. “Kim benim hadisimi hafife alırsa, aldırmazsa, umursamazsa...” Fe-kad tehâvene bi’l-Kur’âni. “Kur’an’ı hafife almış olur.” 

Allah Allah... Peygamber Efendimiz’in hadisini hafife alan Kur’an’ı hafife almış olur, Kur’an’a aldırmamış olur.

Neden? 

Çünkü Peygamber Efendimiz aslında bize Kur’ân-ı Kerîm’i anlatıyor. Kur’ân-ı Kerîm’in mânasını öğretiyor. Kur’an’ı en iyi bilen, Peygamber Efendimiz. Kur’an’ı en iyi anlatan, Peygamber Efendimiz. Kur’an’ı en iyi yaşayan, hayatına en iyi tatbik eden, Peygamber Efendimiz. 

Binâenaleyh, biz hadis öğrenince ne öğrenmiş oluyoruz? 

Resûlullah’ta Kur’an yaşayışını öğrenmiş oluyoruz. Resûlullah’ın Kur’ân-ı Kerîm’i nasıl yaşadığını öğrenmiş oluyoruz. 

Onun için hadîs-i şerîfi küçümseyen Kur’an’ı küçümsemiş olur, onu hafife almış olur. 

Ve men tehâvene bi’l-Kur’âni hasire’d-dünyâ ve’l-âhirete. “Kim Kur’an’ı hafife alırsa dünyası âhireti hüsrana uğrar.” 

İki cihanda mahvolur, perişan olur. 

Onun için biz hadîs-i şerîf müslümanıyız. Hadîs-i şerîfe bağlı müslümanız. Ehl-i sünnet ve’l-cemaatiz. 

Ne demek bu? 

Peygamber Efendimiz’in sünnetine sarılmışız, Kur’ân-ı Kerîm’in yolunda yürüyoruz. Öyle müslümanız. Her işimizi Kur’ân-ı Kerîm’e uydurmaya çalışıyoruz. Kur’ân-ı Kerîm ne diyorsa, Peygamber Efendimiz’in hadîs-i şerîfleri ne buyuruyorsa öyle yapacağız, öyle yapacaksınız. Öyle yaparsak kıyamet gününde Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna Kur’ân-ı Kerîm’le gideceğiz, Kur’ân-ı Kerîm yoldaşımız olarak gideceğiz. Kim böyle yapmazsa dünyası âhireti mahv u perişan olacak. 

Allah bizi Kur’ân-ı Kerîm’den ayırmasın. Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesinden, yanından, komşuluğundan ayırmasın. Cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.

Sayfa Başı