M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Bu Ramazan Çok Büyük Bir Fırsat

M. Es'ad Coşan

  1418 yılı Ramazan’ı geldi, 31 Aralık 1997 Çarşamba günü oruca başlayacağız; tabii 30 Aralık Salı akşamı yatsıdan sonra teravih namazını kılıp gece sahura kalkıp öyle oruç tutmalıyız. Hepinizin Ramazan’ınızı candan tebrik ederim; Cenâb-ı Hak Teâlâ ve Tekaddes hazretleri cümle mü’min ve müslüman kardeşlerimi rahmetine mazhar eylesin, nice nice hayırlara, feyizlere, nimetlere, sevaplara, mükâfatlara erdirsin; sevindirsin; aziz ve bahtiyar kılsın, iki cihanın huzur, afiyet, saadet ve selametine nail ve sahip buyursun. Âmîn, bi-hürmeti seyyidil-mürselîn sallâllâhu aleyhi ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ecma’în.


Mânevî görevlerimiz icabı, Amerika’yı, İngiltere’yi, Avrupa’yı, Su­udi Arabistan’ı, Endonezya’yı gezdik, ziyaret ettik, şimdi Avustral­ya’da bulunuyoruz. İnşaallah Ramazân-ı şerîfi burada geçireceğiz. Sizlerle zaman zaman radyo, televizyon, dergiler ve internet aracılığı ile temas ve irtibat halinde olacağız. Elhamdülillah çağın imkân ve alet­leri çok gelişmiş bulunuyor, zorluklar aşılıyor, uzaklar yakınlaşıyor, hizmetler her yerden, her zaman yapılabilir hâle geliyor.

Ramazan, müslümanlar için çok büyük bir fırsat; çok muazzam ve muhteşem, çok mübarek ve mükerrem bir ay; cennetin kapıları açılıp cehennemin kapıları kapanıyor, yerler gökler süslenip bezeniyor, az­gın şeytanlar zincirlere vuruluyor, ibadetlere kat kat fazla mükâfat bahşediliyor, günahlılar bağışlanıyor, kalpler nurlanıyor, nefisler terbiyeleniyor, sevaplar kazanılıp mânevî derecelere yükseliniyor. Hata­dan, günahtan dönmek kolay, tevbe makbul, ortam güzel, şartlar olumlu, nimet bol, rahmet-i Rahmân geniş, hidayet yolu açık...

Gelin bu Ramazan’da çok büyük bir hamle yapalım, çok kuvvetli bir azimle çalışalım, hem kendimiz çok iyi, çok salih, çok takvalı, çok ihlaslı, çok olgun, çok mükemmel bir müslüman haline gelmeye, ya­ni evliyâ gibi olmaya gayret edelim; hem de İslâm’a, çok büyük, çok yararlı, çok değerli, çok olumlu, çok geniş, çok devamlı, çok köklü, çok temelli, çok esaslı hizmetler vermeye ceht edelim.

Geziyor ve görüyorum ki İslâm âlemi ve müslümanlar genelde çok mazlum, çok mağdur, çok mahrum, çok dertli, çok perişan, çok muh­taç, çok dağınık, çok derbeder, çok yaralı, çok parçalanmış, çok ezil­miş, çok sömürülmüş, çok çelmelenmiş, çok yağmalanmış durumda. Kâfirler, din düşmanları, zalimler, fâsıklar, facirler hücumda, harıl ha­rıl çalışmakta, müslümanların kuyusunu ve mezarını kazmakta, malla­rını yağmalamakta, canlarına kastetmekte, çocuklarını mahvetmeye koşmakta... Cahiller ve gafiller Noel kutladıkça onlar kıs kıs gülmekte; binalar, dükkânlar süslenip ışıklarla donandıkça, sinsi sinsi sevinmek­te, “müslümanları kandırıyoruz, İslâm’dan uzaklaştırıyoruz, dinden çı­karıyoruz...” diye zil takıp göbek atıp şıkır şıkır oynamakta...

Sen de Allah’ın rızasını kazanmaya koş kardeşim! Allah’ın hak dini­ne olanca gücünle yardımcı ol, İslâm için çalış, uğraş, terle! Can ve ma­lınla, bütün imkân ve müktesebatınla hizmete koş! Küfürden, şirkten, nifaktan, günahtan, haramdan, zarar ve ziyandan hem kendini iyi ko­ru, hem çoluk çocuğunu! Gaflete, rehavete düşme, uyanık ol, görevini bil, ödevini tam yap! Yangından bir şeyler kurtar, yangını söndürmeye çalış! Kur’ân-ı Kerîm’e sarıl, sünnet-i seniyyeye yapış! Dinin, imanın, ül­ken, vatanın, çoluk çocuğun, istikbalin, hürriyetin, istiklalin, dünya ve âhiret saadet ve selametin çok büyük tehlikelere mâruz durumda...

... Ve bu Ramazan çok büyük bir fırsat; çok çalış, çok fedakârca, çok cansiperâne uğraş ki salah ve felaha, huzur ve rahata, saadet ve selamete, izzet ve nimete, şevket ve devlete, hüsn-i akîbet ve cennete nail olasın!

-------------------------------------
İslâm Dergisi Başmakaleleri, İstanbul 2013, s. 491-492.

Sayfa Başı