M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Cemaat Hakla Cem Olmak, Beraber Olmaktır

M. Es'ad Coşan

Türkiye’deki olayların çoğunda ben müslümanları kusurlu görüyorum. 

Niye? 

Çünkü yanlış insanları destekliyorlar, yanlış insanlar destek buluyor. Kök olmasa, destek bulmasa, arka çıkanı olmasa sönüp gidecek. 

O halde yanlışı destekleyenler vebal altında! 

“Efendim o benim dostum, arkadaşım.” 

Arkadaşın da olsa doğruyu söyleyeceksin, düşmanın olsa da doğruyu söyleyeceksin. Arkadaşın hata yaptığı zaman hatasını söyleyeceksin, düşmanın doğru yaptığı zaman “doğru” diyebileceksin. 

Halkın Fenerbahçe Beşiktaş’ı tuttuğu gibi taraf tutarsan... Küçükken Beşiktaş’ı tutmuş, Beşiktaş yense de yenilse de, şampiyon olsa da ligden düşse de Beşiktaşlı. 

Neden? 

Vefa var. 

Nereden çıkmış? 

Onun gibi şimdi adam tutuyorlar. Onun gibi o adam ne derse peşinden gidiyor. 

Hacıbayram camiinden çıkınca birisi ötekisine; 

“Sus, İnönü’nün aleyhinde konuşma! Ben onun için cehenneme bile giderim!” demiş.

E sen o zaman bu Hacıbayram camiinde bu Cuma namazını niye kıldın, madem cehenneme gitmeye razısın? 

O kadar seviyor ki İnönü’yü... İnönü’nün yaptığı bir kusuru söyledi diye bir insana diyor ki; “Onun kusurunu söyleme. Ben onun için cehenneme bile gitmeye razıyım!” 

Öyle şey olmaz! İslâm’da böyle şey yok! 

Ne var İslâm’da? 

Ananın babanın, kendi şahsının ve akrabanın aleyhinde bile olsa adaletten ayrılmama emri var. Âyet bu: 

وَلَوْ عَلَى أَنفُسِكُمْ أَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالأَقْرَبِينَ

Velev alâ enfüsiküm evi’l-vâlideyni ve’l-akrabîn. “Senin kendinin aleyhinde bile olsa, anne babanın aleyhinde bile olsa, akrabalarının aleyhinde bile olsa adaletle muamele yap, adaletten ayrılma!”  diye Allah’ın emri var.

İslâm böyle. Ama bu devrin insanları böyle değil. 

Hakkı tutacaksın, haktan yana olacaksın. 

Yanlış bir işi yapanı desteklemek de vebaldir. Zalime “efendim” demek vebaldir. Zalime alkış tutmak vebaldir. Zalime “zalimsin” demek sevaptır. 

“Cihadın en üstünü, zalim insanın huzurunda hak sözü söylemektir.” 

İslâm bu. 

İslâm ahlâkı müslümanlarda olsa hem cümle cihan İslâm’ı sever, müslüman olur; hem de İslâm ülkelerinde böyle kepazelikler olmaz. 

Suriye bir kepaze. Libya bir başka kepaze. Ürdün bir kepaze. Yemen bir başka kepaze. 

Olmaz ki! 

Fas bir başka kepaze. Cezayir bir başka kepaze. Tunus bir başka kepaze. Hep İslâm ülkeleri... 

Niye böyle? 

Müslümanlarda bir kusur var, ondan dolayı. İçtimâî vazifelerini yapmıyorlar. Beşiktaş Fenerbahçe takımı tutar gibi adam tutuyorlar. Hakkı tutmuyorlar. Haktan yana olmuyorlar. O zaman Resûlullah’ın zamanında yaşasaydı Ebû Cehil’i tutsaydı öyle gidecekti. Öyle şey olur mu? 

Hakkı görünce hakkı tutmak ve hakkı desteklemek lazım. 

Peygamber Efendimiz diyor ki; 

Zül mea’l-hakkı haysü zâle. “Hak nereye giderse hakla beraber ol.” 

Nereye giderse hakkın yanında ol. 

Hatta cemaat nedir? 

“Cemaatten ayrılmayın, tefrikaya düşmeyin.” 

Bunu duymuşsunuzdur. 

Cemaat, “kalabalık” demek değil. Herkes yanlış biliyor. Abdullah b. Mes’ûd bunu açıkça beyan ediyor; 

“Cemaat hakla cem olmak, beraber olmaktır.” 

Hakla beraber oldun mu, bir kişi bile olsa sen hakla berabersin, cemaatsin. Hakla beraber olmayan yüz bin kişi tefrikada. Eğer hakla beraberse... 

İbrahim aleyhisselam mı doğru yoldaydı, kavmi mi? 

İbrahim aleyhisselam doğru yoldaydı. Çünkü hakla beraberdi. Ötekiler puta tapıyorlardı. Eğer İslâm’da demokrasi olsaydı, o kadar insanın sayısal üstünlüğü dolayısıyla İbrahim aleyhisselam onlara tâbi olması gerekiyordu. 

İslâm’da demokrasi filan yok. İslâm’da hakkı tutmak var. Demokrasiden daha güzel. 

Demokraside bâtılı tutuyorsun. Bâtılın sayısı çoksa oy çokluğuyla bâtıl hâkim oluyor. Öyle saçma şey olur mu? İslâm buna müsaade eder mi? 

Etmez. 

Milletin bilmediği, bilmek istemediği, anlatmadığı, anlamadığı hususlar bunlar. 

Sayfa Başı