M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Şam ahâlisi helâk olduğu zaman artık benim ümmetimde bir hayır kalmaz, kalmayacak!

M. Es'ad Coşan

İzâ heleke ehlü’ş-şâmü fe lâ hayra fî ümmetî. Ve lâ tezâlü tâifetün min ümmeti zâhirîne ale’l-hakkı hattâ yukâtilü’d-deccâl.  

Efendimiz hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki;

İzâ heleke ehlü’ş-şâmü fe lâ hayra fî ümmetî. “Şam ahâlisi helâk olduğu zaman artık benim ümmetimde bir hayır kalmaz, kalmayacak!” Ve lâ tezâlü tâifetün min ümmeti zâhirîne ale’l-hakkı. “Benim ümmetimden bir grup insan hakkı destekleyici olarak daima mevcut olacak!” Hattâ yukâtilü’d-deccâl. “Deccal’le çarpışacakları zamana kadar!” 

Mücahit, mübarek kullar, Allah’ın dinine hizmet eden insanlar hiçbir zaman eksik olmayacak. Ama Şam bozuldu mu, Şam ahâlisi helâk oldu mu artık ümmetin hayrı kalmayacak. Ondan sonra Peş peşine çeşitli kıyamet alametleri zuhur edecek. 

Şam deyince biz Türkler Suriye’nin baş şehrini anlarız. Arapça’da, hadîs-i şerîfte geçen Şam, Suriye’nin baş şehri demek değildir. Suriye’nin baş şehrinin adı Dımaşk’tır. Avrupalılar Damaskus diyorlar; Dımaşk-Damaskus aynı kelimedir. Şam dediği “Ortadoğu” demek. 

Şam, aslında “sol” demektir. Bir insan yönünü güneşe döndüğü zaman, Hicaz’da, Efendimiz’in yaşadığı beldede, bu sözlerin konuşulduğu Arap diyarında yönünü doğuya döndüğü zaman önü maşrıktır, güneşin doğduğu yerdir. Arkası mağriptir, güneşin battığı yerdir. Sağı yemîn, sağ taraf el-yedü’l-yümnâ sağ el, sağı Yemen’dir. Yemîn kelimesinden, sağ kelimesinden geliyor, “sağ taraftaki ülke” demek. Şimâl, Şam da “sol taraf” demek. 

Böylece ne demek oluyor? 

Arap diyarının, Hicaz’ın kuzeyi demek oluyor. Orası mübarek bir belde… İbrahim aleyhisselam oralarda yaşamış, Musa aleyhisselam oralarda cevelan eylemiş, nice peygamberler gelmiş geçmiş, Zekeriya aleyhisselam’ın makamı şurada, Eyüp aleyhisselam’ın makamı burada vs. işte o mıntıka. Hicaz’ın kuzeyine rastlayan bugünkü Sina, Filistin, Suriye, Irak, hatta Anadolu’nun bir kısmı, buralar; helâk oldu mu [ümmette bir hayır kalmamış olacak.] 

Buranın ahâlisi İslâm’ın kalbi, alimlerin yetiştirildiği, yetiştiği, medreselerin olduğu, İslâmî ilimlerin öğretildiği, öğrenildiği, Emeviler’in başşehri, Dımaşk, Abbasilerin başşehri Bağdat vs. İslâm’ın başşehirlerinin olduğu yerler. İslâm’ın hudutları çok uzaklarda, orası merkez idi. Artık orası helâk olduğu zaman ümmette bir hayır kalmamış olacak!

 

Sayfa Başı