M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Emanet

M. Es'ad Coşan

Emaneti yerli yerine vermek, çok şeylere şamildir, çok anlamlara doğru gider;

Bir kere can, vücut bize bir emanettir; onu kullanmak gerekir. Çoluk çocuk bize bir emanettir; eşimiz, ailemiz, onun annesi babası tarafından bize verilmiş emanettir. Bir arkadaşın getirip de, “Şunu muhafaza ediver!” diye verdiği para pul emanettir. Bir iş adamının, “Şu kasanın başına geç, aman burada çalma çırpma olmasın, burayı sen idare et!” diye söylemesi bir emanettir.

Emanet; “bir kimseye güvenip onun sorumluluğuna, onun hıfz u himâyesine, korumasına bir şeyi vermek” [demek.]

Allah’ın ahkâmı, emirleri, yasakları da bir emanettir. Şeriatin kanunları, hükümleri, emirleri, yasakları; onlar da bir emanettir. Allah onları uygulayalım diye bize vermiş. Zayi olunmasın, emanet yerine getirilsin, ihmal olunmasın, çiğnenmesin diye; o da emanettir. 

İyi bir mü’min dürüst olur. Dürüst bir insan, bütün bu emanet konularına riayet eder. Kendisine teslim edilen emanetin sahibine verilmesini, zayiata uğratılmamasını, gasbedilmemesini sağlar. Bu büyük bir ahlâk kuralı, çok önemli…

Can da emanettir. Can emanet olduğu için, kişi canına kıyamaz. Çünkü Allah ona o emaneti vermiş. Beden de bir emanet, onu kötü kullanamaz; çünkü hayatı boyunca bu bedeni kullanacak, ondan sonra âhirete göçecek. 

Emin olmak, emanete hıyanet etmemek, bize tüm vazifeleri hatırlatan, çok özlü bir öğüt olarak görülüyor. Peygamber-i Zîşânımız sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuş ki;

 أُعْطِيتُ جَوَامِعُ الْكَلِمِ 

Û’tîtü cevâmiu’l-kelim. “Cenâb-ı Hak tarafından, çok özlü, çok derin anlamlı sözler söylemek bana ihsan olundu.” 

Bu öyle bir özlü söz.

Bu sözler, tüm vazifelerimizi bize hatırlatıyor, aklımıza getirtiyor. Yazılsa, duvara asılsa, her zaman gözümüzün önünde, aklımızda dursa keşke her hareketimizi bu nasihate uygun yapsak...

Mesela orduda, ben askerlik yaptığım zamandan hatırlarım. Nöbetçi olduğum gece benim ödüm patlardı, son derece korkardım. Çünkü bir yerdeki bir topun, bir vidası kaybolsa, nöbetçi sorumlu olur, o mahkemeye çıkar. 

“Niye sen buna iyi bakmadın?” 

Allah saklasın, hiç yapmadığın bir şeyden dolayı başın ağrır. Askerin ihmali olur, başkasının ihmali olur, yaptığı bir suçu başkasına atmak için hazırlanmış tezgâh olabilir. Çok önemli...

O zavallı erler, vatanın evlatları subaylara emanettir. Onları korumak kollamak komutanın vazifesidir. Vatan orduya emanettir; vazife, korunacak, böldürtülmeyecek veya millî menfaatler satılmayacak, çiğnetilmeyecek.

Her bakanın sorumluluğu altındaki işler, o bakana emanettir; Allah ondan mutlaka sorar. Eğer bir haksızlık yapılmışsa, hazine zarara uğratılmışsa; birileri, torpilli kimseler, ucuz ucuz milletin mallarını kapatmışsa bunlar hep işte emanet edilen kimselerin vazifelerini yapmamasından... Âhirette sorgu sual olunacak ve hüküm giyilecek, ceza yenilecek şeylerdir. O kadar geniş; herkese görevini hatırlatıyor. 

“Görevini iyi yap, dürüst ol!” demek.

Sayfa Başı