M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Şeriate Uymuyorsa Kıymeti Yok

M. Es'ad Coşan

Tasavvufî çalışma yapan kimseler, akıllarına gelen fikirleri Kur’an ve sünnet ölçüsünden geçirecekler. 

“İçime doğdu, tamam, Allah içime getirdi, tam tesbih çekiyordum, gözüme bir şey göründü, bir şey oldu; şunun hakkında şöyle düşündüm. Acaba o öyle mi, böyle mi?” 

Öyle olmaz! 

Bunun ölçüsü şeriattir, Kur’ân-ı Kerîm’dir, hadîs-i şerîflerdir. Bunlara uyuyorsa öyledir, aksi takdirde değildir. 

“Çok defa zehir içmek geliyor, o kadar sıkıyorlar ki mânevî bakımdan işte şu derecem yükselsin.” diye. 

Zehir içmek geliyorsa, bil ki şeytandan! Yüzde yüz şeytandan! Çünkü intihar, insanı ebedî cehennemde yanmaya götürür. Sen zehri içer de intihar edip ölürsen cehennemlik olacaksın. Şeytan seni arkandan cehennemlik olacak şeye itmek üzere, uçurumun kenarındasın! Hop, itti mi aşağı, cehenneme 70 yıllık yola uçarsın!

Demek ki tasavvufun büyükleri, tasavvufu böyle yaşamışlar. 

“Aklıma bir vâridât geliyor, gönlüme bir duygu, fikir geliyor ama Kur’an’dan, hadisten iki şahit olmadıkça söylemiyorum.” diyor. 

Çok güzel. 

Ben de şeriate bağlılığı çok seviyorum. Şeriate uygun olmayan bir şey oldu mu, İmâm-ı Rabbânî Efendimiz’in “Yine benim şeriatçiliğim tuttu!” dediği gibi, benim de tepem atıyor. Adam uçuyor, koşuyor bile olsa, olmaz. 

Şeriate uymuyorsa kıymeti yok!

Sayfa Başı