M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Ey Müslümanlar! Onlar Birbirleriyle Yardımlaşırlar da Siz Niye Birbirinizle Çekişirsiniz?!

M. Es'ad Coşan

Niye razı olmuyorlar hâlâ bizden? 

Ne yapsan razı olmazlar aziz kardeşim. Kur’ân-ı Kerîm bize bildirmiş: 

وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ

Ve len terdâ anke’l-yahûdu ve le’n-nesârâ hattâ tettebia milletehum.  

Onlara tâbi olmadıkça ağzınla kuş tutsan razı olmazlar.

Senin kıtır kıtır kesildiğini görse bir şey demez, ötekisine yan baksan, “niye yan bakıyorsun” der. Adalet madalet yok! İtalya Libya’ya saldırmış, yüzde ellisini kesmiş; Fransa Cezayir’e saldırmış, yüzde otuz üçünü kesmiş. 

Medenî... 

Amerika, İngiltere, Hollanda Afrika’ya saldırmış, ahâlisini almış, esir etmiş. İşin edebiyatına gelince medeniyet, insaniyet, insan hakları vs. ama işe bak. 

Onlardan ibret almıyor musun? 

Bizim dostumuz kim? 

Yarın Yunanlıyla bir harp patlarsa ne olacak? 

Fransa’ya gideceğiz, “Harp ediyoruz, biraz para lazım, biraz da silah ver.” diyeceğiz. 

Verecek mi? 

Vermez! 

Yap silahını o zaman. Şimdiden silahını yap. 

“Efendim, işte teknoloji bilmem ne...” 

Kur teknolojini! Kuru ekmek yemeye razıyız. 

Yarın, öbür gün düşman istila etse daha mı iyi olur? 

Fransızlar’ın uçakları çok ileri; miraj uçakları bir saldırdı mı şöyle yapıyor, böyle yapıyor. 

Daha güzelini yap. 

وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ 

Ve eiddû lehüm mesteta’tüm min kuvvetin.  

Biz şimdi bir otomobil yapmak istesek yapamaz mıyız? Ne diye ithaldi, şuydu buydu diye uğraşıyoruz. Yapalım. Adam yarın-öbür gün vermeyiverir. Tedbirimizi alalım, çalışalım, birbirimizi sevelim, sımsıkı birbirimize sarılalım, bağlanalım. Her şey lazım! 

Müslümanın derdi çoktur. Hocaya bak, kürsüden neler söylüyor diyeceksiniz. Müslümanın derdi çoktur. 

أَعْظَمُ النَّاسِ هَمًّا المُؤْمِنُ يَهْتَمُّ بأَمْرِ دُنْيَاهُ وَأَمْرِ آخِرَتِهِ

A’zamu’n-nâsi hemmen el-mü’minu. “İnsanların dert bakımından en çok dertlisi müslümandır.” 

Neden? 

Hem dünya hem âhiret lazım! Öteki kâfir sadece dünyayı düşünüyor. Ben hem dünyayı hem âhireti düşüneceğim; iki kat, katmerli benim işim. Ben onun için dertliyim. 

Sonra öteki müslümancıklara acıyorum, her insana acıyorum. Dünyanın neresinde olursa bir müslüman bir gadre uğradı ve boynu büküldü mü yüreğim sızlıyor. Afrika’da, Amerika’da, dünyanın neresinde olursa olsun. Zalimlerin insanları birbirlerine kırdırmasına içim razı gelmiyor. 

Ey müslümanlar! Onlar birbirleriyle yardımlaşırlar da siz niye birbirinizle çekişirsiniz?! 

Para ver, yok; çalış, yok; oku, yok; öğren, yok; dinimiz emretmiş, malınla canınla cihat et, yok… 

Bileziğini satıyor, televizyon alıyor; sabahtan akşama televizyonun başında ömür çürütüyor. Senin yapacak çok işin var, sen eğlenceyle vakit geçirecek durumda değilsin. Yarın yumurta kapıya geldiği zaman ne yapacaksın? 

Müslüman müslümanın derdiyle dertlenecek. Böyle olmamız lazım! Allah’a samimi bağlanacağız. Dinine içimiz sımsıkı, sıcak duygular duyacak. Kitabına candan bağlanacağız, öpeceğiz, başımıza koyacağız ve ona göre hayatımızı tanzim edeceğiz. Resûlullah deyince yüreğimiz ağzımıza gelecek, “Resûlullah dendi” diye bir hoş olacağız. Müslümanların cemaatine karşı, hepsine karşı böyle olacağız. 

 -----------------

[1] 2/Bakara, 120.

[2]  8/Enfal, 60.

[3] İbn Mâce, "Ticârât", 2, r. 2143; İbn Ebi'd-Dünyâ, el-Hem ve'l-hüzn, I, 75, r. 109; Deylemî, el-Firdevs, I, 359, r. 1449; Münâvî, Feyzu'l-Kadîr, II, 5, r. 1185; Ali el-Muttakî, Kenzu'l-ummâl, I, 144, r. 702; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-evliyâ, III, 52.

Sayfa Başı