M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

İki Günlük Saadete Saadet mi denir?

M. Es'ad Coşan

Şimdi düşünüver; çocuğunu elinden alsalar. Gözünün önünde o da sana melül melül baksa, “Baba! Baba!” diye bağırsa dursa; zalimler yakalasa, tutsalar ateşin içine atsalar, ateşlerin içinde çırpınsa, “Aman baba!” dese, sen onu göre göre gözünün önünde yansa… 

“Hocam, sen çok acıklı şey söyledin, şimdi yüreğimden vurdun beni.” 

Böyle olmayacak mı? Evlatlar imansız yetişirse, Allah’a âsi olurlarsa, imansızın cennete girmesi var mı? Müşrikin cennete girmesi mümkün mü? Niye evladını ateşten korumuyorsun? 

قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ 

Kû enfüseküm ve ehlîküm nârâ vekûduhâ’n-nâsü ve’l-hicâratü. “Kendinizi ve ailelerinizi öyle bir ateşten koruyun ki o ateşin yakıtları, yakacakları insanlar ve taşlardır.”  

Orada insanlar yanacak; taş kömürü, kok kömürü değil. 

Oraya atmasına bir şey demiyor; 

“Hoca ses çıkartma. Oğlum iyi okuyor. Siyasalı bitirdi, Avrupa’ya gitti, Amerika’ya gitti. Oradan da bir kız aldı, geldi. Maaşı iyi, parası yerinde; daha ne istiyorsun?” 

Ben ebedî saadet istiyorum. İki günlük saadete saadet mi denir?

Şu dünyaya aldanırsa insan, bu dünyanın çok süsü vardır; süslenir. İhtiyar bir kocakarı gibidir bu dünya. İhtiyar, nereden belli? Asırlar geçmiş, hiç kimseye yâr olmamıştır, hepsinden boşanmıştır bu kocakarı. Nice hükümdarlar geçti, nice sultanlar geçti, İskenderler geçti, firavunlar geçti, Karunlar geçti, şahlar geçti; hepsi gittiler. Bu dünya hepsine süslendi, hepsini aldattı, hepsini kendisine bağladı ama hiçbirine vefa etmedi; sana mı vefa edecek, bana mı vefa edecek? 

Hiç kimsenin aldırdığı yok, kılı kıpırdamıyor. Dünyalığından bir şeyi gitti mi... Eğer köy merasında hudutta bir metre kayma olsun; iki köy halkı silahlanıyor, birbirine giriyor. Bir öküzden dolayı iki köy halkı harp ediyor. Bir öküzden, bir otlaktan harp ediyor. “Vay sen bana yan baktın!” diye kıyamet kopuyor. Din elden gidiyor, âhiret, ebedî hayat, cennet, köşkler, hûriler, nimetler elden gidiyor; hiç aldırmıyor. Cahil, çok cahil... 

---

[1] 66/Tahrîm, 6.

Sayfa Başı