M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Tevhid Asrı

M. Es'ad Coşan

 Dünya fâni; kalan kalıyor, ölen ölüyor. Allah ölenlere rahmet eylesin. Kalanlara hayırlı ömür ihsan eylesin. Ölümün ne zaman geleceği belli olmuyor. 

Kur’ân-ı Kerîm’e sımsıkı sarılalım. Hadîs-i şerîflerden almamız gereken dersleri alalım. İyi müslüman olalım, iyi ömür geçirelim, hayırlı işler yapalım, Ümmet-i Muhammed’e faydalı olalım. Dinimizi koruyalım, genişletelim, yükseltelim. Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanalım. 

Yabancı diyarlarda çok gezen, yabancıları çok iyi tanıyan bir kardeşiniz olarak hayretler içinde kalıyorum: Bu Avrupalılar; İngilizler, Amerikalılar, Fransızlar, Almanlar vs. -hepsini gezdim gördüm- dinlerine, kiliselerine son derece bağlılar. Laiklik vs. bazı görüşleri, aralarından birtakım filozofların çıkması, tenkit etmesi, bazılarının kiliseden ilgisini kesmesi, dinsiz olması; bu olaylar var ama biz bunların sayısal değerini iyi ölçmeliyiz. 

Bu milletler son derece dindar. Kesin! Ve kilise son derece duruma hâkim, topluma hâkim. Toplumun hem siyasî hayatına hâkim; partileri var, televizyon kanalları, üniversiteleri, profesörleri, ilim adamları var. Muazzam bütçesi, imkânları var, içtimaî müesseseleri var. Halktan para ve maddî kaynaklar toplamak hususunda çok çok güzel organize olmuşlar. Fazla şişeler, fazla gazeteler hepsi toplanıyor, değerlendiriliyor. Onların hepsi kiliseye gelir olarak gidiyor. Okulları var, çocukları yetiştirmek için kreşleri, yuvaları var. Hastaneler var… Her şeyleri var. Hepsi kilisenin. Son derece kuvvetli, topluma hâkim ve toplumun siyasetine hâkim. 

Kim ne derse desin dinî duygulara göre davranıyorlar: Müslümanı sevmiyorlar; müslümana karşı, müslüman ülkelere karşı insanî olmayan tavırlar, planlar, tasarımlar ve uygulamalar içindeler. 

Bunlar böyleyken bizim elimizi kolumuzu bağlamamız, bizim dinimizle ilişkimizi kesmemiz, dinî müesseselerimizi çalıştırmamamız bana, ayırıyormuşuz gibi yapıp da birisinin elini ayağını sımsıkı tutup öbür tarafta yumruk atan, tekme atan adamı serbest bırakıp bunu bir güzel dövdürmek gibi geliyor. 

Bizim de müesseselerimizin çok kuvvetli olması lazım ki haksızlıklara karşı koyalım, sömürüleri engelleyebilelim, halkımızı aydınlatabilelim; hizmetler ileriye gitsin. 

Yoksa Allah’tan korkma duygusu olmayan insanlar bu işleri güzel yapmıyorlar; sömürüyorlar, aldatıyorlar, suistimalde bulunuyorlar. Bunların çok büyük kıymeti olması lazım. Bunları engellememenin vebali çok büyüktür.  

Toplumu çökertiyorlar, tarihî, büyük bir suç işlenmiş oluyor. 

Allahu Teâlâ hazretleri gaflet uykusunda olanları uyandırsın. İyi insanları da en az kötü insanlar kadar gayretli olma basiretine erdirsin. 

Çalışma olursa her türlü müşkül hallolur. Her türlü hayır yapılır, her türlü tehlike aşılır. Millet korunur, ümmet korunur, tarihimiz, şerefimiz, haysiyetimiz korunur. Nesillerimiz korunur; erimez, bozulmaz, dejenere olmaz, entegre olmaz. Dünyaya da dinimizin ne kadar güzel olduğunu, ahkâmının ne kadar haklı olduğunu, kıymetini anlatırız. İnsanlar batıl dinlerle uğraşmaz, hak din ile uğraşır ve hakka hizmet eder. 

2000 yılı “Tevhid Yılı” olarak, yirmibirinci asır “Tevhid Asrı” olarak, onunla başlayan üçüncü bin tarihteki tevhid, üçüncü bin olarak inşaallah güzel işler olacak. Herkes hakkı anlayacak, hakka gelecek ve inşaallah dünyanın sonu güzel olacak. İyiler hâkim olacak!


Sayfa Başı