M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Dünya Sevgisi; Ölüm Korkusu

M. Es'ad Coşan

 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuş ki; 

“İleride sizin başınıza ümmetler üşüşecekler.” 

Öteki milletlere mensup insanlar Ümmet-i Muhammed’in üstüne çullanacak. 

Nasıl? 

“Yemek tabağına yemek yiyicilerinin üşüştüğü gibi...” 

Nasıl üşüşürler, bilirsiniz. Anadolu’da sofra kurulur, ortaya kâse konulur. Herkes kaşıkları alır, kâseye hücum eder. Hele bir de iftar vaktindeyse hızlı hızlı yemek yerler, kâseye saldırırlar. İşte tabağa herkesin hücum ettiği gibi bütün ümmetler size saldıracak. 

Ne demek? 

Sizi yiyip içecekler, sömürecekler, maddî ve mânevî zenginliklerinizi soyup soğana çevirecekler, yiyecekler...

“Ama bu zillet neden?” Ashâb-ı kîram alışmamış... Öyle hor, zelil olur mu müslüman? 

Ve lillâhi’l-izzetü ve li-Resûlihî ve li’l-mü’minîne ve lâkinne’l-münâfikîne lâ yefkahûn. 

“İzzet kimindir? İzzet, celal, azamet, şan, şevket Allah’ındır, Resûlü’nündür, müslümanlarındır. Münafıklar onu anlamaz.” 

Kimdir aziz olan? 

Mü’mindir aziz olan. Tabi o zât-ı muhteremler alışmamışlar, diyorlar ki; 

“Yâ Resûlallah! O zaman adedimiz az olacak da, ondan mı bize düşmanlar böyle saldıracaklar?” 

“Hayır” diyor Resûlullah Efendimiz. “Az olmayacaksınız, bilakis çok olacaksınız. Ama size eski ümmetlerin iki kusuru, iki hastalığı bulaşmış olacak. O hastalıktan dolayı onlar size hücum edebilecekler.” 

Ne? 

“Bir, hubbu’d-dünyâ, dünyalık sevgisi, dünya sevgisi...” 

Parayı sever misin? 

Bayılırım...

Köşkü? 

Oo, sorulur mu?.. 

Yemek içmek, zevk u sefa, mevki makam, rütbe, şan şeref, rahat, otomobiller, Mercedes’ler?.. 

Hepsi güzel. 

Hubbu’d-dünyâ! Onu esas alıp onu seversen o zaman küçülüyorsun. Onları elinin tersiyle itip de, “Ben Allah’ı severim, Allah’ın yolunu severim.” dediğin zaman azametli oluyorsun, karşındakiler küçülüyor, sen büyüyorsun. Sen devleşiyorsun, onlar cüceleşiyor. Dünya sevgisi, hastalıklardan birincisi. 

“İkincisi, kerâhiyetü’l-mevt, ölümden korkmak.” 

Sen ölümden korkarsan düşman senden korkmaz. Sen ölümden korkmazsan ödü patlar. Peygamber Efendimiz’in özelliklerinden, kendisine mahsus hususiyetlerden biriydi ki bir aylık mesafedeki düşmanına Resûlullah’ın korkusu tesir ederdi. Bir aylık mesafeden düşmanının kalbine Resûlullah’ın dehşeti, heybeti düşerdi de Resûlullah’tan korkardı. 

Nusirtu bi’r-rub’i mesîrete şehrin. 

“Bir aylık mesafeden düşmanıma korku salmak suretiyle Allah bana yardım eyledi.” diyor. 

Mü’minlerin de öyleydi. Bir müslümandan kâfirlerin ödü patlar. Hâlâ da patlar. Mü’min-i kâmil olsun, alimallah ödü patlar. Mümkün değil... Hakikaten de müslümandan korkulur, müslümanın yapmayacağı şey yok. 

İnsan neden küçülüyor? 

Dünya sevgisinden, ölüm korkusundan... 

Peki, dünyayı sevmezse? 

Dû cihânı ehline verdim hemân. 

“İki cihan da ehlinin olsun, ben Allah’ı istiyorum.” diyorsa ne yapacak o kimseye? Düşmanlar ne yapacak? Rusya ne yapacak, Kızıl Çin ne yapacak? Amerika, İngiltere, Fransa ne yapacak? 

Bir şey yapamaz, çaresiz kalır. Tekniği ve teknolojisi mü’minin karşısında durur. 

İstiklal harbinde öyle olmadı mı? Kıbrıs’ta öyle olmadı mı? Biz Kıbrıs’ı teknikle mi aldık? 

İmanla aldık, “Allah” diyerek aldık. 

İman silahların en üstünüdür. Bunu bugün modern askerler de bilir; “moral, moral eğitim” derler. Moral eğitimi dansöz oynatmak değil... Moral eğitimi, insanın içindeki asalet duygusu... O duygu oldu mu, insanın önünde kimse duramaz. 

Bu duyguyu geliştirmeliyiz. Halkımızı cüce insanlar yapmamalı, asil insanlar yapmalıyız. Halkımızın başı dik, göğsü kabarık durmalı. 

Sayfa Başı