M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Sahabe Müslümanlığı 3

M. Es'ad Coşan

 Türkiye’de bu kadar sahabe olsaydı, Türkiye ne olurdu? Tepeden tırnağa müslüman olurdu.

İslâm için niye sahabe gibi çalışmıyoruz?
Çünkü Müslümanlığımız sahabe Müslümanlığı değil, zamâne Müslümanlığı… Taviz Müslümanlığı; oradan taviz, buradan taviz, kıyafetten taviz, tıraştan taviz, yemekten taviz, selamlaşmadan taviz, evde taviz, çarşıda taviz, ticarette taviz, taviz, taviz… Yani dininden harcama, dininden vazgeçme küçük küçük, küçük küçük… E birikince büyük bir taviz oluyor. Ortaya bir acayip Müslümanlık çıkıyor!
Nasıl Müslüman?
Fötr şapkalı müslüman, kravatlı müslüman, bankadan faiz alıp yiyenmüslüman, Cuma’yı kılmayan müslüman! Birayı höpürdetip de yine kendini müslüman sanan müslüman! Öyle saçma şey mi olur! İçki haram, bitti…
 يَاأَيُّهَاالَّذِينَ ءَامَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ
Yâeyyühellezîne âmenû izâ nûdiye li’s-salâti min yevmi’l-cumu’ati fes’av ilâzikrillah.[1]
Bu kadarcık, karıncanın kafası kadar bir kafan yok mu? Şu kadarcık, bir toplu iğne başı kadar aklın yok mu? Allah emrediyor; “Cuma namazına nida olunduğu zaman gel namaza!”
“Niye kılmıyorsun?”
Hık da mık da, bilmem ne… Bırak tavizleri ya…
Çok hoşuma gidiyor… “Ya” deyince aklıma geldi… Eskiden bir adam vardı; on parmağında on tane yüzük, saçları bukleli, yanağı dolgun… Ama İslâm’a bağlılığı zayıf. İslâmî inançlarında kusur olan bir kimse. Cuma günü konuşma yapıyormuş, öğlen vaktinden ikindi vaktine… İkindi geçiyormuş.
“E namaz ne oldu?”
“Geçerse geçsin.”
Öyle şey olur mu? “Namaz geçerse geçsin” olur mu? Hem vaaz için namaz geçirmek olur mu? Öyle saçma şey mi var?
Birisi vaaza oturmuş… Çok hoşuma gidiyor, yani gözümün önüne geliyor adamcağız. İşte çok güzel vaaz veriyor ama vaazın güzel olması da mühim değil, doğruyu söylemek mühim… Bazen bir hacı nine sana bir vaizden, bir bilmem kimden çok daha güzel, doğru sözü söyler. Bazen bir arkadaşın acı acı, çok daha güzel konuşur. Sen doğru sözü anla, uy; mühim olan o. Sözün tatlılığı,edebiyatı mühim değil.
Bakmış namaz vakti geçiyor, konuşma devam ediyor. Kalabalığın içinde, “Yahu namaz vakti geçiyor.” demiş. Hemen eteğinden tutmuşlar, “Sus,otur!..” bilmem ne… “Namazın kazası var ama sohbetin kazası yok…”
“Çekilin ya” demiş, “bırak ya” demiş, “açıl önümden biraz!” Allahu ekber, durmuş namaza. Öyle hoşuma gidiyor ki… Olur mu öyle?.. Köylü dayı ama kandıramazsın işte. Öyle lafla edebiyatla kanmaz. Namaz farz, namazın vakti geçmeyecek. “Bırak ya!” demiş,“çekil önümden!”, Allahu ekber,namaza durmuş.
Efendimiz edebiyatı sevmemiş. Laf edebiyatı yapanları, edebiyat yapacağım diye lafı uzatanları sevmemiş. Efendimiz’in ana tavrı lafı dobra dobra, açıkça söylemek…
Nice laflar söylüyorlar: “Bizim abdestimiz alındı.” “Bizim namazımız kılındı.” “Her koyun kendi bacağından asılacak!”
Hazreti Ali’nin, onun bunun namazını kılması mümkün olur mu? Hazreti Ali Efendimiz namazlarını kılmış, onun için bunlar namaz kılmıyorlarmış!
Niye kılsın senin namazını? Herkesin ibadeti kendisine... Sonra bu kadar milyon, milyar insan; onların namazını nasıl kılacak Hazreti Ali Efendimiz? Sonra seni seviyor, senin namazını kıldı da kendi çocuklarını sevmiyordu da onun için mi onların namazını kılmadı, onun için mi İmam Cafer-i Sâdık Efendimiz namaz kılıyordu? Peygamber Efendimiz’in evlatları namaz kılıyordu? Demek ki yolun yanlış... Yolun yanlışlığını şıp diye anlayacaksın.
Nereden anlayacaksın?
Kur’an’a uymuyor... “Çekil yahu!” diyeceksin. Öyle şey olur mu? Açık.
İşte bilmem; “İslâm’da örtü yok.” “Çekil ya, önümde durma.” Örtü yokmuş, “çekil…” Yok, “Şu helalmiş, helal...” “Çekil ya, yolumda durma…” “Yolumu ne engelliyorsun? Niçin benim cennet yolumu kesiyorsun? Cennete giden yoluma niye engel oluyorsun? Tekerime niçin taş koyuyorsun? Çekil kenara, nereye gidersen devril git…”
Allah’ın dini âşikârdır, gizli kapaklı bir şey yok. Hepiniz biliyorsunuz, Allah’ın dininin bilinmeyen tarafı yok; farzlar belli. Peygamber Efendimiz buyuruyor:
el-Halâlü beyyinün ve’l-harâmu beyyinün. “Haram da belli, helal de belli.”Ne var yani; şüpheliden kaçacaksın... Güncel bir mesele oldu da, aklın biraz karıştı da, haram mı helal mi anlayamadın mı; kaç, şüpheliye girme... Ama haram belli, helal belli…
Millet haramları yaptırtmaya çalışıyor… Namazı bırakmak haram değilmi? Namazı bıraktırıyor. Örtünmek farz değil mi? Farzı bıraktırıyor. İçki haram değil mi? İçki içiyor, içeriz diyor. İçki içermiş, aşkullah açılsın diye gönlünde. Bir tek atacak, aşkullah muhabbetullah… Öyle şey olur mu! “Çekil, yolumdan çekilin be! Ne biçim adamlarsınız, ne kadar sakat kafanız var!”
Efendim medeniyet, kültür, hoşgörü… Doldur çuvala, at aşağıya, çöplüğe… Siyah poşete doldur, at. Öyle hoşgörü mü olur? Allah’a isyanla hoşgörümü olur?
Allah’ın emrini bileceğiz. Biz yeniden din koymaya salahiyetlimiyiz? Allah ne emrettiyse onu tatbik edeceğiz; helalleri işleyeceğiz, haramları terk edeceğiz; farzları tutacağız, Allah’ın yolunca yürüyeceğiz… Bu kadar basit!
Oku Kur’ân-ı Kerîm’i, Allah’ın Resûlü’nü dinle, hadîs-i şerîfini dinle!.. Bu kadar basit. Allah’ın Resûlü’nü kabul etmiyorsan zaten müslüman değilsin. Resûlullah’ı kabul etmiyorsan zaten müslüman değilsin. Kur’an’ı kabul etmiyorsan, be adam, zaten müslüman değilsin. Evet, sana da verilecek cevabımız var; Kur’an’ın gerçek Allah kelâmı olduğunu sana ispat ederiz biz, Resûlullah’ın Allah’ın hak resûlü olduğunu sana ispat ederiz. Ama şu anda sen kâfirsin. Bu hakikati şu anda anlayabilmiş bir idrakin olmadığı için, ister Amerikalı ol, ister Avrupalı ol, ister papaz ol, ister aydın ol, ister devrimbaz ol, ister düzenbaz ol, ne olursan ol… Yani anlayamamışsın.
-----------------------------------
23 Ekim 1994,Hadis Dersi.
1] Cuma62/9. “Ey iman edenler! Cuma günü (ezanla) namaz için çağrıldığınızzaman, derhal Allah’ın zikrine gidin.”

Sayfa Başı