M. Es'ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi

Peygamberimiz'i Tanımalıyız

M. Es'ad Coşan

Allah’ın en sevgili kulları peygamberleridir. Çünkü onları kendisine elçi olarak seçmiş, vahyine mazhar kılmış, insanlara onlar vasıtası ile emirlerini göndermiştir. 

İnsanların en şerefli tabakası peygamberlerdir. Peygamberlerin eşrefi, eşrefü’l-mürselîn, seyyidü’l-evvelîne vel’âhirîn, imâmü’l-müttakîn Peygamber Efendimiz’dir. Bir müslümanın önce Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’i iyice tanıması lazım!

Peygamber Efendimiz’i tanımanın yolları nedir? 

Bir, Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyye-i nebeviyyesini öğrenmektir. Çünkü dinimizin ana kaynaklarından birisi Kur’ân-ı Kerîm’dir. Birisi de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in sünnet-i seniyyesidir. Dinimizin ahkâmının çıktığı, iki büyük kaynak budur. Peygamber Efendimiz’i tanımak isteyen insan, Peygamber Efendimiz’in sünnetini öğrenir, hadîs-i şerîflerini dinler, bu hususta bilgi sahibi olur. Peygamber Efendimiz’i tanımanın bir yolu budur. 

Peygamber Efendimiz’i tanımanın yollarının bir tanesi de, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in sîret-i nebeviyyesini, siyer ve megâzîsini öğrenmektir. Yani, Peygamber Efendimiz nerede doğmuş, nasıl peygamber olmuş, peygamberliğini nasıl devam ettirmiş, başına nasıl hadiseler gelmiş?.. Mekke-i Mükerreme’den hicret etmiş, Medine-i Münevvere’ye varmış, peygamberliğini neşretmiş, insanlara İslâm’ı tebliğ etmek için çalışmalar yapmış, seferler düzenlemiş, muhtelif devletlere sefirler göndermiş… Bu da “sîret”, Peygamber Efendimiz’in tarihi hayatı, şahsiyeti… Peygamber Efendimiz’i tanımak için bu da önemli… Bu hususta da müslümanların gayretli olması, sîret-i nebeviyyeyi öğrenmesi lazım.

Bu hususta birçok kitap yazılmıştır. Kıymetli eserler vardır. Bu zamanda siz kardeşlerimin okuyacağı en güzel kitaplardan birisi Asım Köksal tarafından yazılmış olan İslâm Tarihi kitabıdır. Onun adı İslâm Tarihi’dir ama Peygamber Efendimiz’in peygamberlik yıllarını anlatan bir İslâm Tarihi’dir. Onun için, çok da büyük bir eserdir. Şu anda Türk dilinde yazılmış, Peygamber Efendimiz’in hayatını anlatan en büyük kaynak durumundadır. Ana kaynaklardan istifade edilmiştir. Türkiye dışında da takdir kazanmıştır. Ve sahibi, müellifi Asım Köksal, merhum Ziyâü’l-Hak’tan madalya, teşekkür ve mükâfat almıştır. Asım Köksal’ın Peygamber Efendimiz’i anlatan İslâm Tarihi kitabı böyle bir eserdir. Onun için bunu okumanızı tavsiye ederim. Peygamber Efendimiz’i tanımanın bir yolu da budur. Bu güzel kitabı da okursunuz. 

Tabii Peygamber Efendimiz’i tanımak için bir de; “Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in yüzü nasıldı, gözü nasıldı, kaşı nasıldı, saçı nasıldı, kıyafeti nasıldı?” onları bilmek lazım. Buna da Şemâil-i şerîfe derler, Peygamber Efendimiz’in evsâf-ı celîlesi, şemâil-i şerîfesi… İnsanın bunları da bilmesi lazım… Böylece Peygamber Efendimiz’i tanımış oluruz.(1)

***

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’i iyi tanımaya, onun sünnet-i seniyyesini öğrenmeye ve uygulamaya gayret etmeliyiz. Çünkü –biliyorsunuz-, cennete ancak mü’minler, müslümanlar girecek. Allah’ın varlığını birliğini anlayabilmiş, sezebilmiş, inanmış, küfre ve şirke düşmemiş, batıl yanlış inançlarda kalmamış, hayatını güzel geçirmiş olanlar girecek.

Mü’min olanlar cennete girecek ama insan mü’min ve müslüman olduktan sonra da ne yapacağını Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e bakarak öğrenecek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, kendisine Kur’ân-ı Kerîm indirilen; ümmetin, insanların Kur’an’ı en iyi bileni; bir… Çünkü kendisine indirilmiş. En iyi uygulayanı, iki… Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Kur’ân-ı Kerîm iner inmez onun ahkâmına göre derhal uygulamayı kendisi bizzat yapardı.

Onun için Kur’ân-ı Kerîm’e uygun yaşayan, Allah’ın emirlerini tutacak bir müslüman olarak yaşamak isteyen bir kimse ne yapacak? 

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’i kendisine örnek alacak, sünnetini, hayatını, zihniyetini, hayatı hakkındaki görüşleri öğrenecek, kendisini ona göre ayarlayacak. Çünkü Kur’an’ı ondan daha iyi anlayabilmiş, Allah’a güzel kulluk yapabilmiş kimse yok. En güzel kulluğu yapan o, Kur’an’ı en iyi anlayan o. En iyi müslümanın nasıl olması gerektiğini düşündüğümüz zaman karşımızdaki en güzel numune, örnek insan, parmakla gösterilecek, ibret alınacak, uyulacak insan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. 

Cennetin yolu sünnete uymaktan geçer. Bid’atlere düşen, bid’atleri uygulayan kimseler cennete gidemeyecekler. Onun için bid’atlerden kaçınmak çok önemlidir. Alimlerimiz müslümanları bid’atlerden korumaya çalışmışlardır. Sünnet-i seniyyeye sarılmak dinimizin aslı, esasıdır. Sahih bir kitaptan, kısa bir kitaptan Peygamber Efendimiz’in hayatını, sîretini, hadîs-i şerîflerini okuyalım.

Mesela Riyâzü’s-sâlihîn kitabını hatmedelim yani bitirelim, olsun bitsin. Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesi ve sözleriyle ilgili bir kanaatimiz oluşsun. Bakalım bizim dünyaya bakışımız nasılmış; Peygamber Efendimiz’in bakışı nasılmış?.. Bakalım bizim felsefemiz, aklımız, fikrimiz neymiş, gönlümüz nelere kayıyormuş, neleri doğru görüyormuş; Peygamber Efendimiz neleri doğru görüyormuş?.. Anlamamıza imkân çıkacak. Tabii kendimizi tashih edeceğiz, düzenleyeceğiz. 

Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e ittibâ etmeyi esas alın.(2) 

Her şeyin ölçüsünü anlamak istiyorsanız, yaptığınız zaman da yapmadığınız zaman da sevap kazanmak istiyorsanız, yalnız Efendimiz’in sünnetini öğreneceksiniz. 

Neden?

İslâm’ı Efendimiz getirdi, bize öğretti. Kur'ân-ı Kerîm’i Efendimiz, Peygamberimiz, serverimiz, önderimiz Muhammed-i Mustafa anladı, anlattı ve uyguladı. Bize Kur'an’ın nasıl yaşanacağını gösterdi. Her şeyimizi Kur'ân-ı Kerîm’e uygun yapmamız gerektiğine göre Peygamber Efendimiz’in sünnetini öğrenmemiz lazım. Çünkü dinimizi yaşamının formülü, şekli, numunesi, misali, timsali Peygamber Efendimiz’dir.(3)

__________________

(1) 1 Haziran 1996, İstanbul Söğütlüçeşme Camii’nde yapılan Tabakâtü’s-sûfiyye dersinden.
(2) 13 Aralık 1996, Cuma Sohbeti.
(3) 27 Ocak 1996, Cuma Sohbeti.

 

Sayfa Başı